İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
23
ekonomik hayata katılımının önündeki
ilk engel. Bir kadın çalışmak istedi-
ğinde, önce evdeki sorumluluklarını
yerine getirmesi ve ardından evdeki
erkeğin onayının da olmasıyla ancak
istihdama katılabiliyor. Pek çok kadın
yeterli çocuk ve yaşlı bakım desteği
olmadığı için üst pozisyonlara gele-
meden iş hayatından uzaklaşmak ve
kopmak durumunda kalıyor.
Tabi kadınların dezavantajlı hale
getiren yaklaşım biçimi işletmelerin,
kurumların kültürlerinde de var. Ku-
rum bu olumsuzluğu gidermek yö-
nünde ciddi ve sistemli bir çalışma
yürütmediği takdirde, iş hayatına ka-
tılmayı başarmış kadınların karşısına
profesyonel kariyerleri açısından bir
engel olarak çıkabiliyor.
Öte yandan, cinsiyet eşitsizliğinin
sadece Türkiye’nin değil dünyanın da
sorunu olduğunu söylemek gerekiyor.
Dünya Ekonomik Forumu’nun raporu-
na göre, mevcut koşullarda dünyada
cinsiyet eşitliği ancak 118 yıl sonra
sağlanabilecek gibi görünüyor.
Kadınlar toplumun ve iş hayatının
her kesiminde ayrımcılığa maruz ka-
labiliyor ancak bununla başa çıkmayı
da biliyorlar. Günümüzün akıllı şirket-
leri de artık iş yerlerinde kadınlarla
erkeklere eşit fırsatlar tanımaları ge-
rektiğini biliyorlar. Verimliliğin yolu
buradan geçiyor. Özel sektör ve kamu
kurumlarını cinsiyet eşitliğine duyar-
lı kurumlar yapmak için hepimize iş
düşüyor.
KAGİDER’in projelerinden Fırsat
Eşitliği Modeli (FEM) Sertifikası bu
konuda başarılı örneklerden. Şirketler
insan kaynakları politikalarında belirli
kriterleri sağlayarak sertifika almaya
hak kazanıyor ve kadınlarla erkeklere
eşit fırsatlar tanıdıklarını kamuoyu
nezdinde tescil ettirmiş oluyorlar. Özel
sektör de, kamu da daha fazla sayıda
başarılı kadını terfi ettirmekten, işe
almaktan, kadınlara yatırımı artırmak-
tan geri durmazlarsa daha fazla kadını
iş hayatında ve yönetim seviyelerinde
görebiliriz.
Tabii iş hayatının öncesinde, eği-
timde eşit fırsatlar yaratmak önem
taşıyor. Ancak, eğitim alanına baktığı-
mızda kadınların erkeklerle eşit fırsat-
lara sahip olamadıklarını görüyoruz.
İyi olan nokta şu; kadınlar eğitime eriş-
me imkânı yakaladıklarında sonuna
kadar gidiyorlar. Üniversite mezunları-
nın yüzde 47’sini kadınlar oluşturuyor.
Kısaca, meselenin özü eşit fırsatlar
tanımak ve yaratmakta yatıyor.
■
şekilde yer alıyor olmaları önümüzde
çözülmeyi bekleyen büyük bir sorun
olarak duruyor. “Kadının yeri evidir,
kadının asli ve tek sorumluluğu ev iş-
leri ve çocuk bakımıdır” gibi yerleşmiş
düşünce biçimleri aslında istihdamda,
girişimcilikte, toplumsal ve siyasi ya-
şamın her alanında kadının önündeki
temel engelleri oluşturuyor.
Türkiye’nin AB perspektifini ve he-
defini koruması, bu yöndeki reform-
larını sürdürmesi ülkemizin geleceği
açısından büyük önem taşıyor. Çünkü
bu perspektif Türkiye’nin kalkınma-
sına ve toplumsal gelişimine ciddi bir
destek sağlıyor. Bu yolda yürürsek,
kadınların toplumdaki konumunu
güçlendirmek ve cinsiyetler arasında,
başta fırsat eşitliği olmak üzere tüm
alanlarda dengeyi ve eşitliği sağlamak
açısından önemli ilerlemeler kaydede-
ceğimiz kuşkusuzdur.
Standartlarımızı AB düzeyine yak-
laştırmak için attığımız adımlar, toplu-
mumuzda kadının güçlendirilmesi ve
eşitliğin sağlanması çabalarını olumlu
etkiliyor.
Kadının aile içinde birincil gelir ge-
tirici olarak değil de, çocuk ve yaşlı ba-
kımından, ev işlerinin yapılmasından
sorumlu kişi olarak görülmesi kadının




