Table of Contents Table of Contents
Previous Page  15 / 92 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 15 / 92 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

13

üretici ve yaratıcı dinamizmleriyle

toplumu değiştirmeye devam ediyor.

Bundan 14 yıl önce biz siyasete

atıldığımızda kendi partili arkadaş-

larımız dahi bize biraz mesafeli du-

rurlardı. “Elinin hamuruyla erkek işi-

ne karışma” der gibi bakarlardı. Bir

mitinge gidersiniz miting alanı hep

erkek dolu; köye gidersiniz köylü çe-

kingen durur; parti binasında hakeza

aynı durum söz konusu.

Erkeklerin Çoğunluğu

Oluşturduğu Bir Alanda,

Erkek İşi Olarak Görülen Bir

Mecrada “Ben De Varım, Biz

De Varız” Deme Mücadelesi

O kadar azdı ki siyasetle uğraşan

bayan arkadaşımız. İlk başta dört

kadındık ama benim dışımdaki arka-

daşlarımız devam etmedi. Tek başıma

ve ısrarla tüm toplantılara katılmaya

devam ettim. İnsanın yanında elinden

tutan, onu yüreklendiren biri olma-

yınca toplumsal tepkilere dayanama-

yıp vazgeçebiliyor. Benimle beraber

yola çıkan arkadaşlarımızın çoğu bu

durumu yaşamıştır. Benim şansım

beni motive eden ve anlayışla yanım-

da duran bir eşe sahip olmam oldu.

Diğer bir şansımda yıllarca erkeklerin

yoğun olduğu iş dünyasında bulun-

mam oldu; erkeklerle çalışmaya alış-

kın olmak benim işimi kolaylaştırdı.

Benim hep söylediğim bir şey

vardır: Doğru zamanda doğru yerde

olmak. Şimdi buna doğru insanlarla

da çalışmayı ekliyorum. Hiçbir başarı

tesadüfi değildir. Kendiliğinden gel-

miyor. Zaman istiyor; ciddi bir emek

istiyor; kararlılıkla mücadele etmeyi

gerektiriyor. Fizibilite çalışması isti-

yor; işi ehline bırakmayı istiyor. Ko-

nunun uzmanlarına müracaat etme-

niz, onlarla birlikte hareket etmeniz

gerekiyor.

Benim kurucu Aile Sosyal Politi-

kalar Bakanlığım dönemimde kadının

korunması, daha da güçlendirilmesi

konusunda ciddi adımlar attık. Bu-

rada esas olan kadın meselesini er-

kekten, mağduru failden bağımsız ele

alamayız. Eşzamanlı çalışma olmazsa

ve birimler arası koordinasyon sağ-

lanmazsa, her zaman bir zayıf nokta

vardır. Çalışma modelimizi yatay, ko-

ordinasyona uygun ve bu dediğimiz

kodlamalar üzerinde netleştirmemiz,

başlattığımız o güçlü yasanın ruhunu

içselleştirmemiz lazım. Bunun için de

iz makamların faniliğini hiçbir

zaman aklımızdan çıkarmadık.

Esas olan insanımıza hizmet

edebilmektir. Meselelere bu anlayış-

la baktığınız zaman hangi mevkide,

hangi görevde olduğunuzun pek de

bir önemi kalmıyor. Asıl olan bu ai-

lenin içerisinde yer alabilmek. Ge-

rek partili olarak, milletvekili olarak,

gerek bakan olarak gerekse de bele-

diye başkanı olarak. Çok şükür ben

tüm bu makamların hepsini görerek,

bana emanet edilen tüm bu görevler-

de, emanete sahip çıkarak bir kadın

olarak yerine getirdim.

2002 seçimlerinde TBMM Gazi-

antep ve Güneydoğu Anadolu Bölge-

si’nden seçilen ilk kadın vekil olarak

hemşerilerimi ve Türk kadınını temsil

ettim. Seçimlerden aldığımız neticeyle

de Türkiye’nin ilk kadın büyükşehir

belediye başkanı oldum.

Kabineden ayrılarak partimizin

Genel Başkanı tarafından Gaziantep

gibi önemli bir kente Belediye Başkan

adayı olarak tercih edilmek, Bakan

kimliğinden ayrılıp aday olmak ve

Gaziantep gibi bir şehrin ilk kadın

Belediye Başkanı olmak, doğduğum,

büyüdüğüm, gönül birliği, kader bir-

liği yaptığım kendi memleketime hiz-

met edebilmek benim için büyük bir

onur oldu.

Bugün kadının istihdama katılımı,

kadına yönelik roller; hem kamusal

hem özel alanda hem de siyasal alanda

artırmıştır. Fakat bizim sahaya çıktığı-

mız o yıllarda durum hiç de öyle değil-

di. İş dünyasında ve siyasetteki kadın

sayısı parmakla gösterilecek kadar azdı.

Bugün bu bakış açısı büyük ölçüde

kırılmaya başladı. Çünkü kadınları-

mız da alıştı, vatandaşımız da alıştı.

Her şey çok hızlı değişiyor. Bazen “bu

değişim iyi ki de oluyor” dediğim de

oluyor. Zamanın ruhu değişiyor.

Bilimden siyasete, eğitimden sanat

ve ticarete kadar yaşamın her alanın-

da etkin olan ve başarılı çalışmala-

rıyla geleceği biçimlendiren kadınlar,