İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
21
en, 1891 yılında kurulan Tür-
kiye’nin en eski borsası İzmir
Ticaret Borsası’nın ilk kadın baş-
kanıyım. Aynı zamanda da Türkiye’nin
ilk kadın borsa başkanıyım...
Bu benim başarım mı, Türkiye’nin
başarısızlığı mı diye sorguluyorum sık
sık... Cevabım çoğunlukla “B” şıkkı olu-
yor doğrusu. Çünkü bizlerin oturduğu
bu koltuklar, oda ve borsa yapısını oluş-
turan dev bir piramidin en üst noktası...
Alttan daha çok kadın dahil olabilmeli ki
bu sisteme, tepedeki kadın sayısı arta-
bilsin. Bir değil, tek değil, pek çok kadın
başkan olabilsin. Hatta mümkünse, her
erkek adayın karşısına bir kadın çıkabil-
sin. Ama ne yazık ki değil... İş hayatın-
daki mevcut tabloyla da mümkün değil.
AB’de Kadının
İş Dünyasındaki Konumu
ve Üye Ülkelerde Alınan
Önlemler
Avrupa ülkelerinde, kadınların iş
dünyasına kitleler halinde katılımları
1940’lı yıllarda başladı. O tarihlerde
kadınları ucuza çalıştırmak, böylece
maliyetleri düşürmek işletmelerin yeni
keşfettiği bir yöntemdi. Ta ki 1960 yı-
lında İngiltere’de düzenlenen Ticaret
Sendikaları Kongresi’nde kadınların
artık eğitimli ama ucuz teknoloji teknis-
yenleri olarak kullanılmalarının dürüst
bir davranış olmadığı tartışılana kadar.
İşverenler her ne kadar kadınların
evlenip işten ayrılmalarını ya da çocuk
doğurmak istediklerini öne sürerek tar-
tışmaları gerçek dışı gördüklerini söy-
leseler de çok şey değişti son 50 yılda.
Günümüzde AB ülkelerinde kadın-
ların istihdama katılımı yüzde 60’lar
seviyesinde... Bizde ancak bunun yarısı
kadar... AB, 2020 yılında bu oranı yüzde
75’lere çekmeyi hedefliyor. Bizim 2023
hedefimiz ise ancak yüzde 35’leri biraz
aşıyor... Bu, işin sadece bir boyutu... Bizim
henüz pek de yüksek sesle tartışmadı-
ğımız bir konuda da AB ülkeleri uzun
yıllardır somut adımlar atıyor. Şirket-
lerin yönetim kurullarındaki kadınların
oranını arttırmak için çeşitli kotalar
uygulanıyor.
Avrupa Komisyonu tarafından ha-
zırlanan
Women’s Charter
(Kadın Şartı)
dokümanının beş önceliğinden biri de
karar alma mekanizmalarında kadınla-
rın temsili konusu.
Mesela; Almanya’da, yıllardır büyük
tartışmalara yol açan, “borsada işlem
gören şirketlerin yönetim kadroları-
nın yüzde 30 oranında kadın olması”
Federal Hükümet tarafından kısa süre
önce kabul edildi. Buna göre, Frankfurt
Borsası’na kayıtlı 108 büyük şirketin
üst düzey denetleme kurullarının hiçbir
istisnaya yer vermeden yüzde 30’unu
kadınlardan oluşturması gerekiyor.
Yasa, 2016 yılında uygulamaya girecek.
Bu oran bile, muhalefetteki Sol Parti ve
Yeşiller tarafından yeterli bulunmuyor.
Bu partiler kotanın toplumdaki kadın
oranına eşit, yani yüzde 50 civarında
olması gerektiğini savunuyor.
Fransa’da kota uygulaması halka
arza açık şirketler, en az 500 çalışanı
olan şirketler ve cirosu 50 milyon avro-
nun üzerinde olan şirketler için geçerli.
2015 yılına kadar yönetim kurulu üye-
lerinin yüzde 20’si; 2018’e kadar yüzde
40’ı kadın olmak zorunda. Uyulmadı-
ğı takdirde kişinin yönetim kuruluna
atanma işlemi geçersiz sayılabiliyor ya
da atanan kişi pozisyonun getirdiği fi-
nansal getirilerden faydalanamıyor.
Hollanda’da, 250 üstü çalışana sahip
tüm şirketler için her iki cinsten birinin
hem yönetimhemdenetim kurullarında,
2016’dan geçerli olmak kaydıyla yüzde
30 temsil edilmesi zorunluğu var. He-
deflere uyumluluk düzeyi ve ilgili eylem
planları yıllık faaliyet raporlarında yer
almak zorunda.
İtalya’da ise, bu yıl sonuna kadar her
bir cinsiyetin halka arza açık şirketlerin
ve kamu şirketlerinin yönetim kurulla-
rında ve denetim kurullarında en az üçte
bir oranında temsil zorunluluğu var...
Aksi takdirde önce uyarı, ardından ceza,
son aşamada da yönetim kurulunun fes-
hi söz konusu.
AB ülkelerinde, çalışma hayatında ve
üst yönetimde kadın temsilinin artırılma-
sı için uygulanan politika ve stratejileri
beş ana başlık altında toplamakmümkün.
Bunları şu şekilde sıralayabiliriz: Şirket
politikaları; kurumlar üstü girişimler;
sektörel enstrümanlar; hükümetler tara-
fından gerçekleştirilen yasal düzenleme-
ler ve gönüllülük esaslı girişimler.
Görüldüğü gibi, sadece tepeden inme
bir yaklaşım söz konusu değil. Bir iş bir-
liği, bir ortak mücadele var kadınların ça-
lışma hayatında daha etkin olması için...




