İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
17
ise 10 milyon. Kore’de çalışan bir ka-
dının ortalama işgücü verimi 41 bin
dolarken Türkiye’de kadınımızın işgücü
verimi 30 bin dolar. Eğer kadınımızın
işgücüne katılımında ve verimlilikte
Kore’yi yakalayabilmiş olsak, kişi başı
milli gelirimiz bir anda 18 bin dola-
ra çıkarken; gayri safi milli hasılamız
1,3 trilyon doları aşacak. Böylece bir
anda İspanya’nın ardından dünyanın
13’üncü büyük ekonomisi haline gelmiş
olacağız. Hal böyleyken 2010 yılında
hazırlanan Ulusal İstihdamRaporu’nda
Türkiye’de kadının istihdama katılım
oranının 2023 yılında ancak yüzde 38
olması öngörülüyor. Oysa yukarıda altı-
nı çizdiğim gibi, bugün dünyada kadının
işgücüne katılım ortalaması yüzde 52
ve AB’nin 2020 için kadın istihdam ora-
nı hedefi yüzde 75. Yani Türkiye, kadın
istihdamında 10 yıl sonra bile bugünkü
dünyanın ancak yüzde 73’üne ulaşmayı
hedefliyor. Ben, Türkiye’nin bütüncül
kalkınma yaklaşımında, kadının eko-
nomiye katılımının önceliklendirilmesi
gereken temel alanlardan biri olduğuna
inanıyorum.
Aksi takdirde, tek kanatla uçma-
ya çalışarak Cumhuriyet’in 100’üncü
Kuruluş Yıldönümünü kutlayacağımız
2023 yılında dünyanın 10 büyük eko-
nomisinden biri olmamız sadece hoş
bir hayal olarak kalır.
Bizim görevimiz de tam bu nokta-
da başlıyor. Bunu bir hayal olmaktan
çıkarmak için sorumluluk almamız çok
önemli. Biliyoruz ki demografik istatis-
tikler, değişmesi çok zor, uzun vadeli
düşünülmesi ve iyi planlanması gere-
ken veriler. Nüfusunuzun yapısı varmak
istediğiniz hedeflere uyumlu değilse,
bu dönüşümü bir seferberlikle yapmak
durumundasınız. Bizim de, kadınımızın
hayatın ve üretimin içine daha yüksek
oranda dahil olması için temel kısıtla-
rını kalıcı olarak ortadan kaldırmamız
gerekiyor. Bu konuda atılması gereken
şu adımlar konusunda toplumsal muta-
bakat olduğunu düşünüyorum:
1- Eğitim temel sorun... 2,6 milyon ka-
dınımızın okuma yazması yok. Bu
sayı sıfırlanmalı.
2- 18,5 milyon kadınımız, eğitimsizlik
ya da yetersiz eğitim nedeniyle ya
ucuz işgücü ya da neredeyse top-
lumsal hayatın dışında... Bu duru-
mun değişmesi için kızlarımızın
ortalama eğitim süresinin 12 yıla
çıkartılmasını sağlamamız şart.
3- Türkiye’de her 100 girişimcinin sa-
dece yüzde 7,5’i kadın. Bu oranın
OECD ortalaması olan yüzde 25’e
yükseltilmesi şart.
4- Kadınımızın yüzde 30 olan işgücüne
katılım oranı için ilk etapta dünya
ortalaması olan yüzde 52 hedef alın-
malı.
5- Kadın temsili her yerde çok düşük.
Siyasette kadın temsilinin artması
ile demokrasi kalitesinin yüksel-
mesi arasında çok net bir orantı var.
TBMM ve yerel yönetimlerde kadın
temsilinin yükseltilmesi için 7 Hazi-
ran seçimleri önemli bir fırsat.
6- Kadın-erkek eşitliği politikalarının
uluslararası direktif ve uygulama-
lara uygun hale getirilmesi acil bir
konudur.
Türk Sanayisinde Kadının Yeri
Gördüğünüz gibi kadınların istih-
damda, girişimcilikte, sosyal hayatta
ve siyasetteki yeri arzu ettiğimiz sevi-
yede değil. Ben bir sanayici ve bir anne
olarak tüm bu sorunları aşabileceği-
mize yürekten inanıyorum. Biliyorum
ki insan her şeyi öğrenebiliyor... Hele
kadınsa, kadın duyarlılığı varsa daha




