Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  102 / 104 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 102 / 104 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

100

BRÜKSEL’DEN BAKINCA

kiyordu. Sadece Komisyon değil, diğer

kurumlar da Brüksel’e yöneldiler. Bir

hayli tartıştıktan sonra Konsey de 1995

yılında Berlaymont binasının hemen

karşısına, kahverengi mermerle kaplı o

yatay, devasa binasına taşındı.

Resmen Strazburg’da çalışan Parla-

mento da bu akımın dışında kalamadı.

1979 yılında ilk kez doğrudan seçim-

lerle iş başına gelen AP, komite toplan-

tılarını Brüksel’de yapma kararı aldı ve

bu amaçla Ȃbugünküne kıyasla- hayli

küçük bir bina edindi ȏO bina bugün

Ekonomik ve Sosyal Konsey ile Bölgeler

Komitesi’ne ev sahipliği yapıyorȐ. Ancak

binanın yetersizliği çok kısa sürede or-

taya çıktı ve 1993 yılında AP, bugünkü

devasa binasına taşındı. Bugün artık

giderek daha fazla parlamento toplantısı

Brüksel’de yapılıyor. Eğer Strazburg’u

tatmin edecek telafi biçimi bulunursa,

muhtemelen çok da uzun olmayan bir

gelecekte AP’nin Strazburg turneleri

son bulacaktır.

Brüksel’in AB’nin başkenti oluşu-

nu perçinleyen son adım, 2000 yılında

atıldı. Nice Zirvesi’nde, her altı ayda

bir değişen dönem başkanlarının ülke-

sinde yapılmakta olan zirvelerin, 2004

yılından itibaren sürekli olarak Brük-

sel’de yapılması kararlaştırıldı. Böy-

lesi çok daha pratik olacaktı (Brüksel

halkını çıldırtan trafik sorunu hariç).

Böylece, “dönüşümlü başkent” miti de

resmen sona ermiş, Brüksel her anlam-

da AB’nin başkenti haline gelmiş oldu.

Görüldüğü üzere, Brüksel asla

AB’nin başkenti olarak seçilmedi. Önü-

ne çıkan fırsatları iyi değerlendirerek;

akıllıca; bazan gizlice, sinsice ama hep

kararlılıkla yürütülen bir çabayla adım

adım elde etti başkentliği. İllâ bunun

ötesinde bir şeylere bağlamak gereki-

yorsa; önce altı, sonra dokuz, on iki, on

beş ve şimdi yirmi sekiz ülkenin AB’ye

bir başkent seçmekteki kabiliyetsiz-

liklerinden söz edilebilir (Aslında o

grubun başka konulardaki yetersizlik-

lerinin hayli uzun bir listesi yapılabilir

ama (Ǩ), belki başka bir yazıya). Brüksel

bu yetersizliği kendi lehine kullanmayı

bilmiştir.

Gördüğünüz gibi hikâyemiz mutlu

sonla bitti. Hikâyemiz Brüksel adına

mutlu sonla bitti ama çocukluğumun

hikâyelerinde bir de “kıssadan hisse”

bölümü olurdu. Madem anlattıklarımı-

za hikâye dedik, varalım hisseden de

mahrum bırakmayalım okuyucumuzu:

Hayat tesadüfleri sever.

Gerçekten de hikayemizin içinden

bütün o gel gitleri, sahneye girip çıkan

kralları, ayaklanmaları, suikastları ayık-

larsanız, Brüksel’in başkent olmasını

sağlayan o büyük oldu bittiyi yaratan

süreci başlatan, o olmasaydı bunların

hiçbiri olmazdı diyebileceğimiz şeyin

bir tesadüf olduğunu görürüz: Belçi-

ka’nın “B” ile başlaması

Burada kısa bir parantez açıp hikâyemize kısa bir ara ver-

mek ve o çığın günümüzde ne kadar büyüdüğünü anlatacak

birkaç rakam vermek istiyorum. Bugün itibarıyla Komisyon’un

Brüksel’de 79 binada 33 bin sürekli çalışanı olduğu söyleniyor.

Bu rakama AP’nin 6 bin ve Konsey’in 3 bin 500 daimi çalışanını

da eklersek 42 bin 500 rakamına ulaşıyoruz. Geçici çalışanlar

ile sözleşmeyle dışarıdan çalıştırılanları eklersek rakamın 60

bine ulaştığını görürüz. Her AB çalışanına bir Brüksel lobicisi

düştüğü hesabı doğruysa, bir milyonun biraz üzerinde olan

Brüksel nüfusunun yüzde 10’unun AB için çalıştığını söyle-

yebiliriz.