İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
99
Spaak’tan (Spaak’ın ikinci NATO Genel
Sekreteri olması nedeniyle) birkaç ay
önce devralan Larock, Brüksel’i AB’nin
başkenti haline getiren operasyonun
sürücü koltuğunda oturuyordu. İlk işi,
şehrin tammerkezindeki Park du Cinu-
antenaire’in hemen dibindeki bir binayı
Belçika Hükümeti adına, bir sigorta şir-
ketinden (A A) satın alıp AET’ye tahsis
etmek oldu. ȏNot 1: O bina daha sonra
Komsiyon’un kütüphanesi oldu; geçtiği-
miz yıllarda da yıkılıp yerine yenisi inşa
edildi. Bugün, Avrupa Dış Eylem Servi-
siȂEEAS, bir başka deyişle AB Dışişleri
Bakanlığı’na tahsisi edilmiş durumda.
Bir başka not: TOBB’un yeni Brüksel
temsilciliği de aynı parkın hemen diğer
ucunda, Komisyon’un ilk yerleşkesinin
birkaç yüz metre uzağında resmen açı-
lacağı günü bekliyorȐ.
Belçika’nın DönemBaşkanlığı bitince
sıra Almanya’ya geldi ama o arada Char-
les de Gaulle de Fransa Cumhuriyeti’ne
Cumhurbaşkanı olmuştu. Onun görü-
şüne göre, AB’nin kurumlarının Paris
dışında bir şehre yerleşmesi düşünüle-
mezdi bile. Hele ki Almanya’ya.
Belçika Hükümeti çok kısa sürede
şu iki gerçeğin farkına vardı. Birincisi,
şehir seçimi konusundaki kargaşa ve
belirsizlik kolay kolay sona ermeyecekti.
Bundan yararlanmak gerekirdi. İkincisi
de, kurumlar için giderek daha fazla ofis
ihtiyacı doğacaktı. Buna da hazırlanmak
gerekirdi. Hemen yer arayışına giril-
di ve ilk binanın hemen yanı başındaki
geniş bahçeli tarihi manastırı ve rahibe
okulunu satın almak üzere girişimler
başlatıldı. Manastırın bahçesi çok geniş
olduğu için yıkılması gereken fazla bina
yoktu, kolaylıkla yeni bir bina inşa edi-
lebilirdi. Eğer AB kurumlarının başka
bir şehre yerleşmesi kararı alınırsa da
yeni bina kolaylıkla bir bakanlığa tahsis
edilebilirdi.
Rahibelere, okulu taşımaları için
Brüksel’in hemen dışındaki aterloo
kasabası yakınlarındaki bir bölge teklif
edildi (
Domaine d’Argenteuil
). Yer iyidi,
okulu ve manastırı taşımaya da uygundu
ama tam takas anlaşması yapılacakken
hiç akla gelmeyen bir durumortaya çıktı.
Hikâyemizin ilk bölümünde tanıştığımız,
eski dostumuz, eski Kral Üçüncü Leo-
pold yine sahneye girdi; hikâyemize bir
kez daha dahil oldu; Brüksel’in başkent
olma yolu ile kralın yolu bir kez daha ke-
sişti. Ama bu defa Brüksel kazanacaktı.
Kralın olaya tekrar müdahil olması-
nın sebebi, yeni Kral Baudouin’in evlen-
meye karar vermesiydi. Eşiyle birlikte,
Belçika krallarının resmi ikametgâhı
olan Laaken Sarayı’nda yaşayacaklardı.
Ancak bu durumda, eski krala da yeni
bir yer bulmak gerekiyordu. Ona da ra-
hibelerle aynı yer teklif edildi:
Domaine
d’Argenteuil
. O noktada takas anlaşması
tehlikeye girdi. Tam iş bozuldu derken,
komşu arsanın sahibi arazisini satmaya
razı oldu ve iş tatlıya bağlandı. Rahibe
okulu, eski kralın komşusu olarak yeni
yerine taşındı.
Hükümetin eli rahatlamıştı. Bugün
hâlâ AB’nin merkez binası olan Berlay-
mont’un inşaatına hemen başlandı. Bina
3 bin memur için çalışma alanı ve bin
600 araçlık park yeri ihtiva ediyordu. O
bina adeta Brüksel’in AB’nin başkenti
olmasını sağlayan bir mıknatıs oldu;
çığı başlatan ilk kartopu işlevi gördü.
Daha Berlaymont binası tamamlanma-
dan (1969’da tamamlandı), hemen yanı
başında Charlemagne binasının inşaatı
başlamıştı bile.
Bir süre sonra, AKÇT Yüksek Oto-
ritesi de AET Komisyonu ile birleşti ve
Lüksemburg’dan Brüksel’e taşındı. Ko-
misyon’un büyümesi durdurulamıyordu.
Yetkileri arttıkça ve yeni üyeler katıldık-
ça; yeni memurlar ve yeni binalar gere-




