Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  100 / 104 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 100 / 104 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

98

BRÜKSEL’DEN BAKINCA

yurdu. Böylelikle de hükümet içeride

kendini bağlamış oldu. O günün iç siyasi

koşullarında bu karardan dönüş (hele de

Brüksel’e) yoktu.

Yani Kral geldi, Brüksel AB’nin baş-

kenti olmak için ayağına gelen ilk fırsatı,

tek aday olmasına rağmen kaçırdı. Peki,

sonra ne oldu da, sonuçta Brüksel AB

kurumlarının başkenti olmayı başardıǫ

İşte hikâyemizin ikinci bölümü.

Yoksa Brüksel’in AB’nin

Başkenti Olmasının Gerçek

Sebebi, Belçika’nın Adının “B”

Harfi ile Başlıyor Olması mı?

AB yolundaki gelişmeler devam edi-

yordu. Mart 1957’de, Avrupa Ekono-

mik Topluluğu (AET) ile Avrupa Atom

Enerjisi Topluluğu’nu (

Euroatom

) kuran

antlaşma Roma’da imzalandı. Bu defa

durum farklıydı. Herkes merkezi kendi

ülkesinde istiyordu, herkes hevesliydi.

Giderek gelişmekte olan ve daha da ileri

gideceği anlaşılan topluluğun kurumla-

rına ev sahipliği yapmak üzere birçok

şehir aday oldu. Aralarında, merkezin

yerleşme yeri olarak şehrin simgesi

meşhur Atomium anıtının içinde yer

aldığı Heysel bölgesini öneren Brüksel

de vardı. Ancak anlaşma bir türlü sağ-

lanamadı, Kurumların çalışmaya başla-

ması gereken 1 Ocak 1958 geldiğinde

ev sahibi şehir hâlâ belli olmamıştı. İlk

Komisyonmemurları (hâlâ kullanılan ta-

biriyle fonksiyonerler ȏ

fonctionnaires

Ȑ)

işe alınmışlardı, çalışmaya hazırdılar.

Ama neredeǫ Ofislerinin nerede, hangi

şehirde olduğu belli değildi. Birlik ku-

rulmuştu ama başkenti yoktu.

Durum giderek absürd bir hal alı-

yordu. 6 Ocak 1958’de Paris’te bir acil

durum toplantısı yapıldı. Yine uzlaşma

sağlanamadı. Başkent yine seçilemedi.

Son çare olarak, her ülkenin sırayla yeni

kurumlara ev sahipliği yapmasına karar

verildi. Kim birinci olacaktıǫ İmdada

alfabetik sıra kuralı yetişti: Belçika.

O dönemde Belçika Dışişleri Baka-

nı Victor Larock idi. Görevi, Roma Ant-

laşması’nın mimarlarından Paul-Henri

lerle meydanlara çıkan göstericilere 30

Temmuz’da polis ateş açtı ve dört gös-

terici hayatını kaybetti. İki gün sonra

Üçüncü Leopold tahttan feragat ettiğini

açıkladı ve oğlu Baudouin, Belçika’nın

beşinci kralı olark tahta çıktı. Taç giy-

me merasiminde, bir Liege milletvekili

“yaşasın Cumhuriyet” diye bağırdı ve o

milletvekili iki gün sonra bir suikastta

hayatını kaybetti. Olaylar durulmuyor,

ülkede, özellikle de Valon Bölgesi’nde

gerginlik bir türlü bitmiyordu; hükü-

met en iyi ihtimalle seçimi kaybetmek-

ten, gerçekte ise çok daha kötüsünden

korkuyor, bölgede sükðneti sağlayacak

bir vesile arıyordu. Aranan vesile ça-

buk bulundu. Hükümet, Liege’i AKÇT

kurumlarına ev sahibi yapmaya karar

verdi ve bunu bölgede alttan alta du-