İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Kasım 2021
76 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ gelişmelere bakınca sonuç olarak şunu söylemek mümkün. Tarafların ne ilişki - leri üyelik yoluna oturtmaya niyeti ve heyecanı var ne de kopartmaya cesa - reti. Çok uzun yıllardır AB (önceleri AT) yetkilileri ile yaptığımız muhte - lif seviyelerdeki görüşmelerde çoğu zaman, karşımızda, Türkiye ile ilişki - lerinin -mümkün olursa- tam üyelik dışında farklı bir yörüngeye oturtul - ması konusunda yazılı olmayan bir uzlaşı olduğu hissine kapılmışımdır hep. Müzakerelere başladıktan son - ra dahi bu görüşün sessizce pusuda beklediği hissedilebiliyordu. Biz ikna çabalarımızı hiç bırakmadık (hâlâ da devam ediyoruz) ama bu görüşü sa - hiplenenlerin gözleri, kulakları ve be - yinleri bizim bakış açımıza tamamen kapalı olurdu. Yıllar sonra bu görüş, AB hukukunda yeri olmayan “imtiyazlı ortaklık” adı altında önümüze getiril - di. Şimdi artık neredeyse o noktanın dahi gerisine düşmüş durumdayız. Bir yıldır Gümrük Birliği’nin Mo - dernizasyonu müzakerelerinin baş - latılması için yapılması gereken ön müzakerelere dahi ön koşul koyulma - sını başka nasıl açıklayabiliriz ki? Evet, ilişkiler kopmuyor ama sürdürülemi - yor da sadece sürükleniyor. Oysa, dün - yadaki gidişata bakılınca iki tarafın da birbirine ne kadar ihtiyacı olduğu çok açık biçimde görünüyor.. Uzun vadeli, stratejik ve gerçekçi bir bakış açısının iki tarafta da hakim olması umuduyla beklemekten başka çare yok gibi. Dünyadaki gidişata bakılınca iki tarafın da birbirine ne kadar ihtiyacı olduğu çok açık biçimde görünüyor. BRÜKSEL’DEN BAKINCA
RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=