İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Kasım 2020

68 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ Yunanistan’ın AB’yi (ya da AB ülke - lerinden deniz aşırı operasyon gücü olan az sayıdaki ülkelerdenFransa’yı) arkasına alma; Gümrük Birliği’ni as - kıya aldırmaya çalışarak ülkemize ekonomik zarar verme; beş, on yıl önce hayal dahi edilemeyecek koalis - yonlar oluşturma (örneğin Mısır’la) ve uluslararası meşruiyet algılama - sının yıpranmasına yol açacak bir yanlış hamle yapmamızı sağlamaya yönelik tahrik çabalarının tamamı bu kapsamda mütalaa edilebilir. Uzun lafın kısası, Türkiye açı - sından da AB ile ilişkilerin giderek artan biçimde bir dış politika dos - yası haline geldiğine şahit oluyoruz. Yine AB’de olanlara benzer şekilde bu değişiklik idari yapıya da yansıdı. Başlarda, tüm bürokrasiyi koordine edebilecek ve yönlendirecek yetki - lere haiz olarak Başbakanlığa bağlı bir birim olarak oluşturulan AB Genel Sekreterliği, yeni modelde Dışişleri bünyesinde bir Başkanlık olarak göre - vini sürdürüyor. Yıllarca “AB projesinin bir “bü - rokratik ve diplomatik egzersiz” ol - maktan çıkarılıp, “geniş kabullü bir toplumsal dönüşüm projesi” haline getirilmesini savunanlar için bu du - rum haliyle hayal kırıklığı yaratıyor. Umarım, Türkiye AB ilişkilerinin ma - kul bir sürede yine üyelik hedefli bir çerçeveye oturtulması mümkün olur. Ancak bu dileğin kısa vadede hayata geçirilmesinin imkân dâhilinde olma - dığını işaret eden bir realite ile karşı karşıya olduğumuz da muhakkak. BRÜKSEL’DEN BAKINCA Türkiye ve AB’nin bölgesel çıkarları uzunca bir süredir örtüşmüyor; aksine birçok konuda çatışıyor. Working closely with Turkey as a key EU partner and addressing common challenges, together with the High Representative/Vice-President. “Coercive Diplomacy”. 1 2

RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=