İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Kasım 2020
66 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ Bu tanımın içinde Türkiye de var ta - bii ki ama daha önceki dönemlerden farklı bir şekilde. Bu yeni tanımda ge - nişleme politikası Batı Balkan ülkele - ri ile sınırlanırken Türkiye metinde şu ifadelerle yer aldı 1 : Türkiye ile, kilit bir part er olarak, ortak sorun- larda birlikte çalışmak ve bunu da Dış İlişkilerden Sorumlu Yüksek Temsilci ile birlikte yapmak (aslında hiyerar - şide dört numarada yer alan bu kişi için AB’nin Dış İşleri Bakanı diyebi - liriz; ya da eğer AB ulusal bir devlet olsaydı öyle anılırdı). Bu değişikliğin etkisini de daha ilk günden kurum olarak yaşamaya başladık. Artık muhatabımız olan iki Türkiye Masası var; biri Komşuluk ve Genişleme Genel Müdürlüğü’nde (Türkiye Raporu’nu kaleme alan ekip) diğeri de Avrupa Dış Eylem Servisi’nde (EEAS). Yine takip eden - lerin dikkatini çekmiştir; son bir yılda Türkiye ile ilgili açıklamalar çoğunluk - la Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi’nden geliyor, Genişlemeden Sorumlu Ko - misyon Üyesi’nden değil. AB tarafının hikâyesi bu: 2005- 2008 yılları arasında tamamen geniş - leme kapsamında ve tam üyelik he - defi çerçevesinde yürütülen Türkiye ile tam üyelik müzakere süreci önce yavaşlatıldı, sonra adından tam üyelik çıkarıldı ve sadece müzakere süreci olarak anılır oldu; derken müzakere süreci de yavaşlatıldı, sonra durdu - ruldu, ardından buzdolabına, oradan da buzluğa alındı. Eğer bu gidişe bir son verilmezse buzluktan da çıkarılıp çürümeye bırakılması yakındır (ya da ne bileyim belki bir süre de tel dolaba alınır). Bu politika değişikliğinin bü - BRÜKSEL’DEN BAKINCA Son bir yılda Türkiye ile ilgili açıklamalar çoğunlukla Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi’nden geliyor, Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi’nden değil.
RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=