İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
104
BRÜKSEL’DEN BAKINCA
büyüyor. Özellikle borcu yüksek olan
ülkeler ile birikmiş borç oranı makul
düzeyde olsa da ekonomisini çevirmek
için dış kaynağa bağımlı ülkeleri daha
önce ve daha şiddetle sarsacak bir yeni
küresel ekonomik kriz ihtimali giderek
artıyor. Eşitsizliklerin yarattığı siyasal
ve sosyal sorunlar ile bunların zengin
kesimlere yansıyan yan etkileri de bi-
tecek gibi değil.
Mesleki deformasyon diye başladım
lafa ve daha geniş, daha küresel bir
değerlendirme yapayımdedimama dö-
nüp dolaşıp geldiğim yer yine AB oldu.
Bu uluslararası koşulları düşününce
kafamda iki kelime dönüp duruyor.
REFORMve AB ÇIPASI. Umuyorumyeni
hükümetimiz bu alanlarda gerekenleri
hızla yerine getirir ve dünyayı bekleyen
zor günlere hazırlıklı yakalanırız.
■
terör sorununun da temelinde yatan
sebep bu eşitsizlikler. Üstelik de eşit-
sizlikler giderek büyüyor. Gelir dağılı-
mı mekanizmaları hep fakir ülkelerin
aleyhine çalışıyor.
Gelişmekte olan ülkelere yönelik
finansal akımlar dahi son tahlilde on-
ların aleyhine çalışıyor. Borç ve Kal-
kınma üzerine Avrupa Ağı (
European
Network on Debt and Development
)
adlı kuruluşun bir çalışmasına göre
2014 yılında gelişmekte olan ülkele-
re yönelik her 1 dolarlık para girişi
onlardan 2 dolarlık bir para çıkışı ile
sonuçlanıyor. Nedenlerini ve bunu
yaratan mekanizmayı merak edenler
dipnottaki linkten rapora ulaşabilir
1
.
Ben detaylara girmeyeceğim ama so-
nuç şu: Bu böyle gidemez. Dünyayı zor
günler bekliyor. Küresel borç sorunu
Acaba AB çok acil bir sorununa,
panik içinde geçici ve hızlı
bir çözüm mü arıyor; tek
derdi bu mu; sadece bu özel
sorunu çözmeye yönelik
kısa vadeli taktik bir yaklaşım
içinde mi, yoksa Türkiye ile
ve Türkiye sayesinde bölgeye
iyilik ve düzenin daha kolay
götürülebileceğini öngören,
uzun vadeli stratejik bir bakış
açısına –nihayet- sahip mi?
1
The State of Finance for Developing Countries,
2014. Raporun
tamamı ve metodoloji için:
www.eurodad.org/finance_for_developing_countries.




