A B v e Ü Ç Ü N C Ü Ü L K E L E R
78
19
65
TARİHTE ARJANTİN
Amerika kıtasının keşfedilmesiyle başlayan deni-
zaşırı kolonilerle şekillenen sömürgecilik döneminde,
Arjantin’de Avrupa etkisinin ilk kez hissedilmesi, İspanyol
denizci Juan de Solis’in 1516 yılında Arjantin topraklarına
ayak basması ile başlamıştır. İspanyol kolonisinin kurul-
masıyla uzun yıllar İspanyol sömürgesinin etkisi altında
kalan Arjantin, bağımsızlık mücadelesindeki başarısını 9
Temmuz 1816 yılında ilan etmiştir.
Modern Arjantin’in oluşumu öncesinde ve sonra-
sında ülkedeki büyük iktidar mücadeleleri ve ekonomik
bunalımlar, tarih sayfalarında önemli dönüm noktalarını
gösterir niteliktedir. Bağımsızlık ilanı, ülkeyi iktidar mü-
cadelesine sürüklemiş; 1853 yılında Arjantin’de federal
sistemi benimseyen yeni Anayasa kabul edilmiş ve 1994
yılında revize edilene kadar bağlayıcılığını sürdürmüştür.
1864-1873 döneminde, Arjantin’de toplumsal birliği
ayakta tutmak önemli bir sorun olmuştur. Avrupalı göç-
menlerin yerleşmesine izin veren bir politika benimsen-
miş ve söz konusu dönemde ülkedeki iç isyanlar, siyasi
iradenin güç kullanımıyla bastırılmıştır. Ancak ülkede
ekonomik canlılık göze çarpmış ve 20’nci yüzyılın baş-
larında orta sınıf güçlenerek sesini siyaset sahnesinde
duyurmaya başlamıştır. Bu dönemde ticaret burjuvazisi
zayıflatılarak, 1930 askeri darbesiyle iktidardan uzaklaş-
tırılmıştır.
1943 yılında yine askeri bir darbeyle iktidar olan
ve Arjantin tarihinin en önemli isimlerinden biri sayılan
Juan Domingo Perón
dönemi başlamıştır. Askeri rejim
döneminde Albay Perón, Devlet Başkanlığı görevini 1946
ve 1955 yıllarında sürdürmüştür. Toplumsal adalet ve
ekonomik özgürlük temelinde, 1970’lere kadar Perón dö-
neminde sendikal örgütlenme ve ücretlerin belirlenmesi
gibi reformlar getirilmiştir. Ancak Perón karşıtı düşünce
hareketleri, ülkedeki en büyük kitle hareketi olmuştur.
1946 yılında Anayasa’da değişikliğe gidilmiş ve Perón,
Devlet Başkanı olmuştur. İşçi sınıfı yeniden canlanmıştır.
Yoksulların annesi olarak anılan eşi Eva Perón ile beraber
ülkede kültürel ikon haline gelmiştir.
Perón döneminde, Arjantin’de olduğu gibi diğer Latin
Amerika ülkelerinde, tarihten kalan İspanyol sömürgesi
sıfatına karşı direniş gösterilmiştir. Bu noktada, Perón’un
“popülist”yaklaşımla halk üzerinden dikta rejimini temsil
ettiği de söylenmektedir. Sanayileşme ve şehirleşmeye
de önem veren Perón’un tarım politikalarını ikinci plana
atması, ülkede ekonomik ve sosyal tabanlı sorunlara yol
açmıştır. Perón, 1973 yılında tekrar Devlet Başkanı olmuş;
başkanlığından bir yıl sonra da hayatını kaybetmiştir.
1976 yılında askeri darbe ile başa gelen askeri rejim,
1830’lardan beri İngilizler’de olan Falkland Adaları’nı iş-
gal etmiş; ancak savaşı kaybetmiştir. Adalar, şu an Büyük
Britanya’ya bağlıdır. 1983 yılında Radikaller (orta sınıf)
tekrar başa gelmiştir. Ardından 1989 yılında özelleştirme
yanlısı Carlos Menem seçimleri kazanmıştır. 1994 yılında-
ki Anayasa değişikliği ile Menem tekrar seçilmiştir. 1990’lı
yıllarda daha çok serbest ekonomi modeli uygulanmıştır.
BİTMEYEN KRİZ DÖNEMLERİ
Yaklaşık 42 milyon nüfuslu Arjantin, federal bir cum-
huriyettir. Latin Amerika’nın nüfus ve GSYİH büyüme
oranı bakımından dördüncü büyük ekonomisidir. Ülkede
okuma oranı yüzde 98 gibi yüksek bir seviyededir. Ayrıca
işgücü, yeraltı zenginlikleri, teknolojik gelişim ve şehir-
leşme düzeyi bakımından bölgedeki, ekonomik potan-




