D O S Y A
44
19
65
Nitekim TTYO’nun Türkiye’ye olası etkilerini inceleyen
sınırlı sayıda çalışma, Türkiye’nin bu sürecin dışında kal-
masının, yani Türkiye’nin katılımının olmadığı bir TTYO’nun
ülkemizin ekonomisini olumsuz yönde etkileyeceği sonu-
cunu ortaya koyuyor. Örneğin Almanya Münih merkezli IFO
Enstitüsü’nün Alman Ekonomi Bakanlığı’nın talebi üzeri-
ne yaptığı bir araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’nin
TTYO’nun dışında kalması durumunda, ülkemizin genel
refah düzeyinin yüzde 2,5 oranında düşmesi ve hızla ge-
lişmekte olan diğer ülkelere kıyasla daha fazla zarar gör-
mesi bekleniyor
2
. Türkiye’ye kıyasla, örneğin, Çin’de refah
kaybının yüzde 0,39; Arjantin’de 1,79; Brezilya’da 2,11 ve
Rusya’da 2,13 oranlarında gerçekleşmesi öngörülüyor. Öte
yandan Brookings Enstitüsü ve TÜSİAD ortaklığında yapı-
lan bir analiz
3
de Türkiye için TTYO’nun dışında kalmanın
maliyetini yaklaşık yüzde 2,5 oranında GSYİH kaybı olarak
gösteriyor. Bir başka örnek daha vermek gerekirse, Dünya
Bankası’nın Nisan ayında yayımladığı “AB-Türkiye Güm-
rük Birliği Değerlendirmesi” başlıklı raporda, Amerikan
ürünlerinin gümrüksüz olarak Türkiye pazarına girmeleri
durumunda, Türkiye’nin 160 milyon dolar değerinde refah
kaybına uğrayacağı tahmininde bulunuldu.
TÜRKİYE, TTYO’YA NASIL DAHİL OLABİLİR?
Bilindiği gibi 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın
16’ncı Maddesi uyarınca,Türkiye ve AB arasında 1996 yılında
yürürlüğe giren Gümrük Birliği’nden doğan yükümlülükleri
çerçevesinde, Türkiye’nin, kendi ticaret politikasını AB’nin
tercihli ticaret rejimiyle uyumlu hale getirmesi gerekiyor. Bu
nedenle, AB ve ABD arasında öngörülenTTYO’ya ilişkin süreç
Türkiye’yi yakından ilgilendirmektedir. Ancak Türkiye henüz
AB üyesi olmadığı gerekçesiyle, ABD ile yürütülen müzakere
sürecinin dışında tutuluyor. Oysa AB, söz konusu müzakere-
leri yalnızca 28 üye devleti değil aynı zamanda Türkiye’yi de
içine alan gümrük birliği alanı adına yürütmektedir.
AB ve ABD arasında yürütülen müzakerelerin yedinci
turunun tamamlanmış olduğu göz önünde tutulursa, Av-
rupa ve Amerika taraflarının TTYO müzakere sürecinin ileri
aşamasında Türkiye’nin dahil olabilmesi imkânını değer-
lendirmeleri Türkiye açısından giderek önem kazanmıştır.
Brüksel nezdinde Gümrük Birliği’nden kaynaklanan bu
TTYO’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, Amerikan
malları Türkiye’nin AB ile olan Gümrük Birliği sayesinde
Türkiye pazarına gümrük vergisi olmaksızın girebilecektir.
Hâlihazırda Türkiye ile ABD arasındaki ticaret dengesinin
ABD lehine fazla verdiği düşünüldüğünde, TTYO sonrasında
ticaret açığının artması şaşırtıcı olmayacaktır. Ayrıca TTYO
kapsamında gümrük vergilerinin ve tarife dışı engellerin
kaldırılmasıyla AB pazarına daha avantajlı giriş imkânı elde
eden ABD malları ile Türk ürünleri daha sıkı bir rekabet için-
de kalacaktır.
Grafik 2:
Türkiye’nin AB ve ABD ileTicaret Dengesi (milyar dolar)
0
-10,000
-5,000
AB
ABD
-15,000
-20,000
2008
-10,794
-9,388
-19,457
-28,850
-28,259
-29,418
-7,676
-5,335
-8,556
-11,450
-8,526
-6,956
2008
2008
2011
2012
2013
-25,000
-30,000
-35,000
-40,000
-45,000
Kaynak
: Ekonomi Bakanlığı
Kaynak
: Ekonomi Bakanlığı
AB-28
ABD
Grafik 1:
Türkiye’nin AB ve ABD ileTicaret Hacmi (milyar dolar)
0
50,000
100,000
150,000
200,000
2008
138,233
16,276
11,816
16,082 20,618 19,735
18,236
2009
2010
2011
2012
2013
103,844
125,326
154,029
147,056
155,498
2
Prof. Gabriel Felbermayr, Prof.
Dr. Mario Larch,Dr. Lisandra Flach,
Dr. ErdalYalcin, Sebastian Benz,
“Dimensionen und Auswirkungen eines
Freihandelsabkommens zwischen der EU
und den USA”,
Ifo Institute
, Ocak 2013.
3
Kemal Kirişçi,“Turkey and the
TransatlanticTrade and Investment
Partnership: Boosting the Model
Partnership with the United States,The
Center on the United States and Europe at
Brookings,
Turkey Project Policy Paper
, Sayı
2, Eylül 2013.




