Ü L K E L E R D O S Y A S I
50
19
65
ben, 2000 yılında müzakere süreci açıldı ve üç seneden az bir
sürede süreç tamamlanarak, Litvanya, 1 Mayıs 2004 yılında
AB’nin tam üye statüsünü elde etti.
Litvanya ile AB arasındaki önemli konu başlıkların-
dan biri, ülkenin AB’ye üyelik sürecinde zorluk yaşanması-
na da yol açmıştı: Kaliningrad… Burası AB içindeki bir Rus
toprağı olarak görülmekle birlikte, 2004 yılı Mayıs ayında,
AB’ye üye olan on ülke içinde yer alan Litvanya’nın üyeliğe
kabul edilmesi, Kaliningrad sorununu ortaya çıkarmış, di-
ğer bir ifadeyle Rusya topraklarına ait olan Kaliningrad’ın
Rusya’nın geri kalanından ayrılmasına neden olmuştu. Böl-
ge, o dönemde AB üyesi ülkelerle çevrilmiş ve AB iç denizi
haline gelmiş, Baltık Denizi ile çevrelenmişti. Bu sınır soru-
nunun, AB’nin Kıbrıs Adası dışında yaşadığı en önemli sınır
sorunlarından biri olduğu da söylenebilir. AB ve Rusya ara-
sındaki bu sorun, Rusların Kaliningrad ve Rusya arasındaki
geçişini sağlayan “Özel bir Kaliningrad Geçişi” ile düzenlen-
miş durumdadır
4
.
TÜRKİYE-LİTVANYA İLİŞKİLERİ
İki ülke arasındaki ilişkilerin, tıpkı Litvanya-AB ilişki-
lerinde olduğu gibi, SSCB’nin çökmesiyle birlikte hızlandığı
söylenebilir. Ancak bu dönemin öncesine bakılırsa, Litvan-
ya ve Türkiye’nin tarih boyunca ortak paydada buluşma fır-
satı yarattığı görülüyor. Özellikle 14’üncü ve 15’inci yüzyıl-
larda, sınırları Karadeniz’e kadar uzanan ve Avrupa’daki kral-
lıklardan biri olan Litvanya’nın Türkiye ile yakın diplomatik
ilişkiler kurduğunu tarihi kayıtlardan izleyebiliyoruz
5
. Bu-
nunla birlikte, günümüz ilişkilerinde önemli bir boyut ola-
rak, Litvanya’nın 2004 yılında NATO üyesi olmasının da gü-
venlik konularında görüş alışverişi platformuna vesile oldu-
ğunu söyleyebiliriz.
20’nci yüzyılda, her iki ülkenin geçirdiği siyasi ve sos-
yal yaşamdaki değişikliklerle, ikili ilişkilerin daha iyiye gitti-
ğini söyleyebiliriz. Bu noktada ilk adım, Litvanya’nın 1918
yılında bağımsızlığına kavuşması ve Türkiye’nin 1923 yılın-
da Cumhuriyeti ilan etmesiyle, 17 Eylül 1931 yılında iki ülke
arasında “Dostluk ve İş Birliği Anlaşması” imzalanmasıdır ve
bu anlaşma hâlâ geçerliliğini korumaktadır.
SSCB’nin yıkılmasından sonra, 1992 yılındaTürkiye’nin
Vilnius Büyükelçiliği açıldığını. 1997 yılında ise Litvanya’nın
Ankara Büyükelçiliği’nin faaliyete geçtiğini görüyoruz. Türki-
ye, halen, Litvanyalılar için en çok tercih edilen turizm ülke-
si konumundadır ve 2006 yılındaki Litvanyalı turist sayısı 48
bin 500 iken, 2011 yılında bu rakam 76 bin 036’ya yüksel-
miştir. 2010 yılında 327 milyon dolar (208 milyon ihracat,
119 milyon ithalat) olan ikili ticaret hacmi de 2011 yılında
422 milyon dolara (274 milyon ihracat, 148 milyon ithalat)
yükselmiş durumda
6
. Diğer yandan Litvanya’nın, Türkiye’nin
AB üyeliğini destekleyen ülkeler arasında olduğunu da be-
lirtmeliyiz.
Türkiye-Litvanya Ekonomik İş Birliği
İhracat
İthalat
Hacim Denge
2006
167,398
145,220
312,618
22,178
2007
236,479
121,780
358,259
114,699
2008
231,397
198,737
430,134
32,660
2009
151,505
81,458
232,963
70,047
2010
208,277
119,165
327,442
89,112
2011
274,217
148,101
422,318
126,116
2011/01 15,806
14,329
30,135
1477
2012/01 16,305
25,664
41,969
-9359
Kaynak:
TÜİK (Ticaret değerleri, 1,000 Dolar)
4
Türkiye AvrupaVakfı İnternet
sitesinden derlenmiştir. ErişimTarihi:
16.11.2012.
5
Litvanya Ülke Raporu, BursaTicaret ve
Sanayi Odası, 2012.
6
T.C. Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet
Sitesi Litvanya-Türkiye İlişkileri
Bölümü’nden derlenmiştir.