19
İkinci kez ABD Başkanı olarak seçilen Obama, artık bir kez daha
seçilebilme kaygısı taşımıyor. Bu durumda ya daha özgürce hareket etme
şansına kavuşup Filistin-İsrail gibi sorunlu meseleleri çözme yolunda
ideallerine uygun adımlar atacak ya da iç politikada yeterince zorlukla
muhatap olacağından aktif bir dış politikadan kaçınacak. Bu durumda
da, belki de dünya tarihinde iz bırakan bir başkan olma şansını büyük
oranda heba edecek.
ABD’nin önündeki temel dış politika krizlerinden biri
de İran’ın olası nükleer silah arayışlarıyla ilgili. Bu konuda
özellikle İsrail’in yoğun baskısı altında olan Obama yönetimi,
önümüzdeki dönemde kendisini, İsrail’in İran’a saldırdığı, ol-
dukça tehlikeli bir durumla karşı karşıya bulabilir. İran’a kar-
şı sert politikalarını hayata geçirmek için yoğun destek ara-
yışında olan İsrail’in başı şu sıralar, Hamas’ın etkisini sınır-
lamak için Gazze’ye karşı başlattığı saldırılar nedeniyle za-
ten oldukça sıkışmış durumda. Obama’nın, Gazze saldırıları-
nı ilk etapta İsrail’in“meşru müdafaa hakkı”içinde değerlen-
direrek Netanyahu hükümetinden yana bir tutum sergilemiş
olması, İslam dünyasının Obama’yla ilgili son umutlarının
da hızla yok olmasına neden olabilir. Önümüzdeki dönem-
de yeni kabinesini senato onayına sunacak olan Obama’nın
eli, Filistin-İsrail konusunda henüz yeterince rahatlamış değil.
Buna bir de Yahudi lobisi ve Washington’un neredeyse gele-
neksel olarak İsrail yanlısı bir tutum izlediği gerçeği eklenir-
se, Obama’nın Netanyahu ile yıldızının bir türlü barışmaması-
na çok fazla prim verilmemeli.
OBAMA’YI ZORLU BİR DÖNEM BEKLİYOR
Görüldüğü gibi, Obama’yı hem içeride hem de dışarıda
zorlu bir dönem bekliyor. Seçimi Obama kazansa da oy veren-
lerin yüzde 77’si Amerikan ekonomisinin geleceğinden endi-
şeli. Ekonominin büyümesi ve işsizliğin düşülmesi hiç de ko-
lay hedefler değil. Siyasal ve toplumsal kutuplaşmanın Ame-
rikan siyasetinin uzlaşmacı niteliklerine zarar vermesi, duru-
mu daha da zorlaştırabilir. Bu durumda Obama yönetiminin
şu anda olduğundan daha sert bir çizgiye kayması gerekebi-
lir. Hele deTemsilciler Meclisi’ne yine Cumhuriyetçilerin hâkim
olması, Obama’yı planladığı pek çok işi askıya almak zorun-
da bırakabilir.
Rakipleri tarafından sıklıkla “ABD’ye inanmamakla”
suçlanan Obama, 20 Ocak’ta resmen göreve başladıktan son-
ra, bir yandan ABD’nin dünya üzerindeki mevcut yerini koru-
maya, diğer yandansa Amerikan savaşlarını bitirmeye çalışa-
cak. Sonuçta Obama, ABD’nin gücünün sınırlı olduğunun, bu
nedenle de önceliklerin çok iyi hesaplanması gerektiğinin far-
kında. Bu durum “ulusal çıkar” denen muğlâk tanımlamanın
eskiye oranla çok daha dar bir alanda yapılacağının da işareti.
Başkan Obama, Irak’tan sonra Afganistan da çekilmek-
te kararlı bir tutum sergiliyor. Ancak Osama Bin Ladin öldürül-
müş olsa da, ABD’nin El Kaide ile olan mücadelesi devam edi-
yor. Obama, Afganistan’da adeta bir batağın içinde ve müt-
tefikleri ile birlikte çıkış yolları arıyor. Bu şartlar altında Ba-
rack Obama, Ortadoğu’da yeni çatışmalara müdahil olmak-
tan mümkün olduğunca kaçınacaktır. Ancak masasında hâlâ,
daha çok insansız hava araçlarına dayanarak yürüttüğü için
eleştiri konusu olan terörle mücadele yöntemleri, söz verdi-
ği halde kapatmadığı Guantanamo Üssü, bireysel silahlanma
ve küresel ısınma gibi ciddi bir takım meseleler durmaya de-
vam ediyor.
İkinci kez ABD Başkanı olarak seçilen Obama, artık bir
kez daha seçilebilme kaygısı da taşımıyor. Bu durumda ya
daha özgürce hareket etme şansına kavuşup Filistin-İsrail gibi
sorunlu meseleleri çözme yolunda ideallerine uygun adım-
lar atacak ya da iç politikada yeterince zorlukla muhatap ola-
cağından aktif bir dış politikadan kaçınacak. Bu durumda da
belki de dünya tarihinde iz bırakan bir başkan olma şansını
büyük oranda heba edecek.
1...,9,10,11,12,13,14,15,16,17,18 20,21,22,23,24,25,26,27,28,29,...68