D O S Y A
16
19
65
ZORLU BİR SEÇİM SÜRECİ
17 ay süren uzun seçim süreci Obama için hiç de kolay
geçmedi: Anketler Obama ve Romney’nin başa baş bir mü-
cadele içinde olduğunu gösteriyordu. Başlangıçta oldukça
farklı siyasi görüşler ortaya koyan adaylar, seçim yaklaştık-
ça oy kaybetme korkusuyla, özellikle de dış politikada birbi-
rinden çok de uzağa düşmeyen açıklamalar yapar hale gel-
di. Bu durumun başlıca nedenlerinden biri, ABD siyasetin-
de etkin bir rol oynayan lobilerdi. Göreve ilk geldiği yıllar-
da, dünya üzerinde, özellikle de Ortadoğu’da yarattığı“umut
rüzgârları”ile İsrail-Filistin çatışması gibi temel bazı mesele-
lerde yapıcı katkılar sağlaması beklenen Obama, Yahudi lo-
bisini tamamen karşısına almamak adına bu konuda olduk-
ça dikkatli davrandı. Hatta çoğu zaman geri planda kalmaya
özen gösterdi. Ancak İsrail’in İran’a karşı daha sert bir siyaset
izleme önerisine de direndi. Irak’taki Amerikan askerlerini
çektikten sonra, dikkatini bir an önce Afganistan’dan çıkma-
ya odaklayan Obama, “Genişletilmiş Orta Doğu”nun onlarca
problemi ile uğraşmak yerine, bundan sonra Pasifik bölgesi-
ne doğru kayacaklarının sinyallerini verdi. Romney ile karşı-
laştırıldığında, daha barışçıl ve uzlaşmacı görünen Obama,
selefi George W. Bush’un bıraktığı negatif izleri silmek için
dışarıda büyük çaba harcasa da, aslında en çok iç politika-
da zorlandı.
Obama, her şeyden önce, son dört yıldır ciddi bir eko-
nomik kriz ile boğuşmaktaydı. Rakibi Romney, seçim kam-
panyası boyunca, sıklıkla “siyasette başarılı olmanın anah-
tarının kendisi gibi başarılı bir iş adamı olmaktan geçti-
ğini” öne sürdü ve “Ilımlı bir Cumhuriyetçiden”, “haşin bir
muhafazakâra” dönüşen Romney, Obama’nın ekonomik
hamlelerini yerden yere vurdu. Cumhuriyetçiler, popülist bir
söyleme sahip Çay Partisi hareketinden de aldıkları destekle,
vergi karşıtı ve büyük şirketlerin çıkarlarını gündemde tut-
maya çalışan bir politika izledi: Hatta “sosyalist” olmakla it-
ham edilen Obama, zenginlerden aldığı vergilerle fakirleri fi-
nanse etmekle suçlandı. Buna karşın Obama, 2009’da yürür-
lüğe soktuğu “Amerikan İyileştirme ve Yeniden Yatırım Yasa-
sı” ile yüzde 40’lara dayanan işsizlik ve yüzde 37 civarındaki
fiyat artışı sorunlarına çözüm bulmayı; ayrıca altyapıya yö-
nelik yatırımları artırmayı hedefledi ve Amerikan halkının en
temel sorunlarından biri olan sağlık sisteminde kapsamlı bir
reform programı gerçekleştirdi. Obama’nın hedefi, sağlık si-
gortası olmayan 50milyon Amerikalıyı devlet güvencesi altı-
na almaktı. Dahası Obama, ilk başkanlık süresi boyunca, ka-
dınlar, eşcinseller, engelliler ve azınlıkları içine alan, toplu-
mun dezavantajlı kesimlerine hitap eden yasal düzenleme-
lere gitti.
Obama’nın“halkçı”olarak nitelenen tümbu eylemleri,
başta Siyahlar ve Latinler olmak üzere, geniş kitlelerin deste-
ğini almasına neden oldu. Bu durum, geleneksel WASP (Be-
yaz, Anglo-Sakson ve Protestan) kimlik yapısını hızla kaybe-
den ABD’nin geleceğini belirlemede, azınlıkların etkisinin ne
denli arttığını bir kez daha gösterdi: Seçim sonuçlarına bakı-
lacak olunursa, Obama’nın oylarının yüzde 45’i azınlıklardan
gelmekteydi. Siyahların yüzde 90’ı, Latinlerinse yüzde 70’i
Obama’ya oy vermişti. Orta ve alt gelir düzeyindeki Amerika-
lılar, tercihlerini ağırlıklı olarak Obama’dan yana kullanırken,
Romney, zenginleri kolladığına dair yargılardan kurtulama-
mıştı. İki aday arasında gerçekleşen geleneksel münazara-
ların sadece ilkinde Romney öne geçmeyi başarırken, seçim
günü yaklaştıkça Obama daha çok avantaj elde etti ve zaferi
garantiledi. Romney’nin seçim başarısızlığı ise Cumhuriyet-
çilere yönelik daha eleştirel bir yaklaşımı da beraberinde ge-
tirdi: Fazla beyaz, fazla yaşlı, fazla erkek egemen ve fazla ge-
Obama, ilk başkanlık süresi boyunca Amerikan halkının en temel sorunlarından biri olan sağlık sistemine
eğildi ve kapsamlı bir reform programı gerçekleştirdi. Obama’nın hedefi, sağlık sigortası olmayan 50
milyon Amerikalıyı devlet güvencesi altına almaktı. Dahası Obama, yine ilk başkanlık süresi boyunca,
kadınlar, eşcinseller, engelliler ve azınlıkları içine alan, toplumun dezavantajlı kesimlerine hitap eden
yasal düzenlemelere gitti.
Dr. Helin Sarı Ertem
YıldızTeknik Üniversitesi Siyaset Bilimi
ve Uluslararası İlişkiler Bölümü