11
rü ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde eski Türkiye Dai-
miTemsilcilisi
Bozkurt Aran
ise konferansta yaptığı konuşma-
da, son dönemde ticaretin iklim değişikliği gibi farklı alanları
kapsamaya başlamasıyla ticari ilişkilerde meydana gelen ge-
lişmelerin önemli siyasi ve ekonomik değişimlere yol açtığı-
na dikkat çekerek, dünya ticaretindeki hızlı değişim ve geliş-
meleri izlemenin tüm sektörler açısından önemine değindi.
BİRİNCİ OTURUM:
ÇOK TARAFLI TİCARET SİSTEMİNİN SORUNLARI
Konferansın “
Çok Taraflı Ticaret Sisteminin Sorunları,
DTÖ ve Bölgesel -Serbest- Ticaret Anlaşmalarından Beklentiler
”
başlıklı ilk oturumun başkanlığını İKV Başkanı
Prof. Dr. Halûk
Kabaalioğlu
yaparken, ilk oturumda söz alan DTÖ Genel Di-
rektör Yardımcısı
Harsha Singh
, çok taraflı ticaret sisteminin
krizde olup olmadığı ve bölgesel ticaret anlaşmalarının çok
taraflı ticaret sistemi için bir tehdit oluşturup oluşturmadı-
ğı konularında bilgiler aktardı. Singh, konuşmasında, çok ta-
raflı ticari müzakerelerin son zamanlarda ilerlememesi so-
nucunda, ülkelerin daha fazla ikili veya bölgesel anlaşmalara
yöneldiğini ve her ne kadar bu anlaşmaların kapsamı ticaret
ve yatırımalanları dışına genişletilse de günümüzde yaşanan
sorunlara çok taraflı çözümler getirilmesi gerektiğini belirtti.
Konuşmasında, çok taraflı ticaret sisteminde müzakerelerin
ilerlemesini zorlaştıran kaynaklara da değinen Singh, özel-
likle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin arasında önemli
algı farklılıklarının oluştuğuna dikkat çekti ve“Örneğin geliş-
miş ülkeler, gelişmekte olan ülkelerin kendi pazarlarını daha
fazla yabancılara açmalarını talep ederken, gelişmekte olan
ülkelerin daha fazla yükümlülük almak istemedikleri gözle-
niyor. DTÖ’nün baştan beri belli şartlar kapsamında bölgesel
ticaret anlaşmalarına izin verdiğini, ancak son dönemlerde
bu anlaşmaların önemli derecede artmasıyla birlikte özellik-
le uygulanan menşe kurallarında bazen karışıklığa (belirsiz-
lik) sebep olduğu belirtiliyor”dedi. Singh, ayrıca, sayısı gide-
rek artan bölgesel ve ikili ticari anlaşmaların birbiriyle uyum-
lu hale getirilmesi ve çok taraflı ticarete dönüştürülmesin-
de zorluklar yaşandığını da sözlerine ekledi ve tarife dışı en-
gellerin, özel sektör tarafından giderek daha fazla düzen-
lenmesinin büyük bir endişe unsuru teşkil etmesine ve iyi
yönetişimin önemine vurgu yaptı.
Dünya ticaretinde bölgeselleşmenin nasıl çok taraflı
hale getirilebileceğinden söz eden Ticaret ve Ekonomik Bü-
tünleşme Merkezi’nden (
Centre for Trade. and Economic In-
tegration - CTEI
)
Dr. Theresa Carpenter
ise bunun, ülkelerin
tarifelere ilişkin taahhütlerinin çok taraflı hale getirilmesi,
menşe kurallarının uyumlaştırılması, bilgi iletişim anlaş-
malarının tekrarlanmasıyla gerçekleştirilebileceğini söyle-
di. Dr. Carpenter, yatırımlar, hizmetler, rekabet politikası,
kamu alımları alanlarının ise tarifeler dışında, tercihli tari-
felere göre daha az ayrımcılık yarattığını ve günümüzde bu
tür ticaret anlaşmalarına doğru bir yönelim olduğunu ifa-
de etti. Bu ticaret anlaşmalarının, uygulamada taahhütle-
rin yerine getirilmesi için ulusal mevzuatta değişiklik ya-
pılmasını gerektirdiği ve bu yüzden “
derin anlaşmalar ola-
rak
” tanımlandığını belirten Dr. Carpenter, derin anlaşma-
ların kapsamının da kamu alımları, GATS (
The General Ag-
reement on Trade in Services-Hizmet Ticareti Genel Anlaşma-
sı
), rekabet politikası, yatırımlar ve fikri mülkiyet haklarını
da içeren çok geniş bir alana yayıldığına işaret etti. Konuş-
masında, dünyada ticaret şekillerinin değişmesi, yeni yöne-
tim şekillerine ihtiyaç doğması, küreselleşme ve bölgesel-
leşme eğilimlerinin artması gibi faktörlerin“
derin anlaşma-
lara
” olan ihtiyacı ortaya çıkardığını ifade eden Dr. Carpen-
ter, tedarik zincirlerine dayanan ticaretin gelişmesinin yeni
ticaretin yönetişimini de değiştirdiğine dikkat çekti. Dr. Car-
penter, ayrıca, ticaret, yatırım ve hizmetlerin birbiriyle bir
bağ oluşturduğunu sözlerine ekleyerek, bunun sonucun-
da büyük ölçekli çok taraflı ilişkiler TAP (AB-ABD arasında),
AB-Kanada, AB-Japonya, Japonya-Kanada ve
offshore
ülke-
ler gibi birçok bölgesel grupların ortaya çıktığını belirtti ve
bu yeni gelişmeler karşısında, DTÖ’nün yapısının geri kal-
Birinci oturumun konukları Dr. Theresa Carpenter, Dr. Manfred Elsig, Harsha Singh ve Niyazi Önen idi.