İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
84
BRÜKSEL’DEN BAKINCA
Peki, Biz Ne Yapabiliriz?
İçinde olduğumuz Batı dünyasının
global savunma kalkanının bu şekilde
zayıflaması acaba bizi nasıl etkileyecek?
Bu konuyu pek tartışmıyoruz. En azın-
dan kamuoyunda tartışmıyoruz. Acaba
biz hazır mıyız? Alternatiflerimiz neler?
Rusya’dan (veya Çin’den) füze savunma
sistemleri almak (veya almaya kalkış-
mak) yeterli mi? Yeni bir modüler ya
da kapsayıcı küresel güvenlik sistemi
oluşturulursa biz onun neresinde yer
alacağız? ABD-Almanya ekseni çatırdar-
ken eksenin her iki ucuyla da gerilim
yaşamak alternatiflerimizi sınırlamaz
mı? Daha o kadar çok soru var ki!
Tabii ki yetkililer bu soruları ken-
dilerine sorup cevaplarını arıyorlardır
ama hatırlatmak isterim ki tüm dünyada
buna benzer konular sadece kapalı ka-
Öyle bir eşikteyiz
ki, bundan sonraki
değişim çevrimini
şekillendirecek unsurlar
hiç beklenmedik,
çalışmadığımız
yerlerden gelecek.
Güvenlik anlayışımız
da buna göre yeniden
yapılandırılacak.
pılar ardında konuşulmuyor, kamuoyu
tarafından da tartışılıyor, ortak akıl bu
konulara da yönlendirilmeye çalışılıyor.
En azından bundan haberimiz olsun, bir
kenara not edelim.
Ben bir güvenlik uzmanı değilim ama
global gelişmeleri yakından izleyen biri-
si olarak bu alandaki tehditlerin arttığını
yüreğimde hissediyorum ve kaygılarımı
sizlerle paylaşmak istedim. Benim ço-
cukluk ve gençlik yıllarımda nükleer
savaş korkusu içimize işlemişti. Sonra
unuttu dünya bu dehşeti. Şimdi yeniden
bu tehdidi (hatta daha da beterini) mi
hatırlayacağız? Geçen hafta internet-
te bir anket gördüm. Basit bir anketti.
Kuzey Kore ve ABD liderlerinin resim-
lerinin altında “savaş çıkarsa hangisi
kazanır” sorusu vardı. Abartmıyorum,
yüz binlerce insan şu ya da bu şıkkı işa-
retleyerek -ciddi ciddi- cevap vermişti.
Oysa tek bir cevabı var bu sorunun: Bu
savaşın kazananı olmaz, öyle bir yıkım
olur ki istisnasız hepimiz kaybederiz.
Yok mu bu koca dünyada bir sözü din-
lenen, çıkıp da şunu söyleyecek: Ey in-
sanoğlu, biz bu dünyaya sadece bilek
güreşi için gelmedik.
■
1
TheWorld in Disorder – Is the EU prepared enough? Düzenleyen:
Friedrich Ebert Stiftung




