Previous Page  27 / 88 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 27 / 88 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

25

AB vatandaşlarının nasıl etki altına alı-

nabileceğine ilişkin de değerli ipuçları

sunabilir.

AP Türkiye Raporu’nun

Satır Araları

6 Temmuz tarihinde yayımlanan AP

Türkiye Raporu’nun içeriğinde yer alan

eleştiri ve değerlendirmelere bakıldı-

ğında aslında çok da yeni bir söylemle

karşı karşıya olunmadığını; hatta bazı

paragrafların, geçtiğimiz yıl kabul edilen

2015 Türkiye Raporu ile aynı olduğunu

belirtmek gerekir. Aslında son yıllar-

da AB kurumları tarafından Türkiye’ye

ilişkin yayımlanan değerlendirme ve

ilerleme raporlarının büyük bölümünde

benzer, yapıcı olmayan dil öne çıkıyor.

Burada belki vize serbestliği diyaloğu-

nun işleyişine dair yayımlanan yıllık

değerlendirmeleri ayrı tutmak gerekir.

Türkiye ile AB kurumlarının o dönemki

işbirlikleri, kazanılan reform ivmesi ve

konjonktürün etkisiyle vize serbestli-

ği raporlarında daha yalın, iyimser ve

yapıcı bir dil kullanıldığı göze çarpıyor.

Bütün sıradanlığına rağmen Türkiye

Raporu’nun AP Genel Kurulu’nda kabul

edildiği saniye bütün ana akım medya

kuruluşlarının internet sitelerine “son

dakika” haberi olarak düşmesinin asıl

sebebi, AP’nin çok büyük bir çoğunluk

oyuyla, üyelik müzakerelerini askıya

almayı tavsiye etmesiydi.

İlgili raporda, müzakereleri askıya

alma vurgusu iki ayrı çerçevede yapılıyor.

İlk olarak, AP’nin Kasım 2016’da aldığı

aynı nitelikteki müzakereleri durdur-

ma kararı hatırlatılıyor. İkinci olarak ise

Anayasa reform paketinin değiştirilme-

den uygulanması halinde müzakerele-

rin gecikmeden askıya alınması çağrısı

yapılıyor. Bu ikinci durum yeni bir yak-

laşım olarak karşımıza çıkıyor. Malta’da

gerçekleşen son AB Dışişleri Bakanları

Gayriresmî Toplantısı’nda (

Gymnich

) Üye

Devlet ve Komisyon yetkilileri, Anayasa

referandumu sonuçlarını onaylayan bir

tutum sergilerken AP üyeleri, Venedik

Komisyonunun tavsiye ve eleştirilerini

AB’nin üç temel kurumundan biri olan

AP’yi tamamen yok saymak doğru bir

yaklaşım gibi görünmüyor. Nihayetinde

AB karar mekanizmasında Türkiye’yi

de doğrudan etkileyen pek çok konuda

AP’nin onayı gerekiyor. Örneğin, Türk

vatandaşlarının vizesiz Avrupa hayalinin

gerçekleşebilmesi için, vize serbestliği

kararının verilebilmesinde AP’nin onayı,

Konseyin de nitelikli çoğunluklu oyu. Do-

layısıyla Türkiye-AB ilişkilerinde “yakan

top” mahiyetine bürünen son Türkiye

Raporu’nun satır aralarını doğru okumak,

sadece raporun içeriğini anlamak için

değil, AP’nin yaklaşımının nasıl değişti-

rilebileceğine ve daha geniş perspektifte

AP Raporu’nun geniş bir fotoğrafını

çekmeden önce net bir şekilde belirtilme-

lidir ki; AP’nin verdiği tavsiye niteliğinde-

ki karar, kesinlikle Türkiye’nin AB üyelik

müzakerelerinin askıya alındığı anlamına

gelmiyor. Bu rapor, bir bakıma AP’nin

Konsey ve Komisyona ilettiği tavsiye-

lerdir ve müzakerelerin askıya alınması

gibi ulusal egemenliğe ilişkin bir karar,

AB hukukunun şu anki yapısında sadece

28 AB üyesi ülkenin devlet ve hükümet

başkanları tarafından nitelikli çoğun-

lukla alınabilir. Güncel konjonktürde de

Avusturya dışında böyle gerçek dışı bir

gelişmeyi destekleyen herhangi bir AB

üye ülkesi bulunmuyor. Diğer yandan ise