Previous Page  25 / 88 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 25 / 88 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

23

aynı zamanda bir aday ülke” olduğuna

dikkat çekti ve katılım müzakerelerinin

önündeki siyasi engellerin kaldırılması

çağrısında bulundu. AB Bakanı Çelik’in

Türkiye’nin üyelik perspektifi üzerinde

önemle durması ve Türkiye’nin AB kar-

şısındaki konumunu bir ortak ülke ya da

komşu ülke statüsüne indirgemek isteyen

yaklaşıma direnmesi Türkiye’nin bu ko-

nudaki kararlılığını ortaya koymuş oldu.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, dış politi-

kada işbirliği alanlarını vurgularken, Ka-

tar krizi, Mescid-i Aksa sorunu, Libya ve

Suriye’deki durum gibi Türkiye ve AB’nin

birlikte çalışabileceği alanlara dikkat çek-

ti. Bunun yanında hukukun üstünlüğü ve

demokrasi konusundaki eleştirilere yanıt

veren Çavuşoğlu, Türkiye’nin sosyal bir

hukuk devleti olduğunu, OHAL kararının

Fransa’daki durumla benzer olduğunu

ve Türkiye’de demokrasi veya hukukun

üstünlüğünün olmadığının söyleneme-

yeceğini belirtti.

Komisyon Üyesi Hahn ise, Türkiye’de

demokratik hak ve özgürlüklerde yaşa-

nan sorunlara değindikten sonra mülteci

uzlaşısındaki gelişmelere değindi. Hahn,

Türkiye’nin Suriyeli mültecilere yönelik

yaklaşımını takdirle karşıladıklarını be-

lirtti ve AB’nin mültecilere yönelik olarak

ayırdığı 3 milyar avronun 2,9 milyarının

tahsis edildiğini, 48 proje için 1,6 milyar

avroluk sözleşme imzalandığını ve 826

milyon avronun dağıtıldığını bildirdi.

Hahn, vize serbestliğine ilişkin olarak,

kalan kriterlerin yerine getirilmesi şartını

yineledi ve topu Türkiye’ye attı.

Temel görüş ayrılıklarına rağmen,

iki tarafın da ılımlı bir dil kullandığını ve

birlikte çalışmayı arzu eden bir yaklaşım

sergilediğini söylemek mümkün. Mog-

herini’nin şu sözleri yapıcı bir yaklaşım

sergilediğinin deliliydi:

“Birçok meslekta-

şımız daha çok kırmızı çizgilere odaklanı-

yor, bense ortak olarak sahip olduklarımı-

za odaklanmayı tercih ediyorum. Bugünkü

diyaloğun bir açıdan faydalı olduğunu

düşünüyorum: üzerinde birlikte çalışabi-

leceğimiz ortak öncelikler belirledik ve bu

hafife alınmamalı.”

Türkiye-AB Karma

İstişare Toplantısı

Üçüncü ve son olarak 18-19 Temmuz

tarihlerinde Brüksel’de yapılan 36. Kar-

ma İstişare Komitesi (KİK) toplantısına

değinelim. Bu toplantı da son derecede

önemliydi. Çünkü siyasetçilerin ve hükü-

met temsilcilerinin dışında, sivil toplumu

oluşturan temel aktörlerin, ekonomik

ve sosyal ortakların bir araya geldiği bir

platformdu. Son günlerde Türk ve AB

yetkililerinin bir araya geldiği birçok di-

ğer toplantıda olduğu gibi, bu toplantıda

da 15 Temmuz sonrası hassasiyetler, de-

mokrasi, hak ve özgürlükler ve hukukun

üstünlüğüne dair eleştiri ve hatırlatmalar

ile AB ve Türkiye ilişkilerinin geleceği

konuları gündemi meşgul etti.

Toplantı, AB Bakanı ve Başmüzakereci

Ömer Çelik’in katılım ve açış konuşmasıy-

la başladı. Ardından Türkiye’nin AB Nez-

dindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk

Kaymakçı, KİK Eş Başkanı TOBB Başkanı

Rifat Hisarcıklıoğlu ve diğer Eş Başkan

Annie van Wezel açış konuşmalarını ger-

çekleştirdiler. Toplantıyı yöneten Hollan-

dalı Eş Başkan van Wezel’in 15 Temmuz

şehitleri için 1 dakikalık saygı duruşu çağ-

rısında bulunması Türkiye tarafınca son

derecede memnuniyetle karşılandı.

KİK Türkiye kanadında TOBB Başka-

nı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yanında,

TOBB ile birlikte KİK üyeleri olan Türk-İş,

TESK, Memur-Sen, Hak-İş, TZOB, TİSK

ve Türkiye Kamu-Sen Başkanları da top-

lantıya katıldı. İki gün boyunca Türkiye

ve AB ilişkileri, ekonominin gidişatı, vize

serbestliği ve mülteci işbirliği ve Güm-

rük Birliği’nin güncellenmesi gibi güncel

konularda sunumlar yapıldı ve karşılıklı

görüş alışverişinde bulunuldu.

KİK toplantısına katılan İKV Başkanı

Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye ve AB arasın-

daki Gümrük Birliği’nin güncellenmesi

konusunda bir sunum gerçekleştirdi.

Sunumda, Türkiye ve AB arasındaki eko-

nomik ve ticari ilişkileri rakamlarla orta-

ya koyan Zeytinoğlu, Gümrük Birliği’nin

güncellenme sürecinden beklentileri ve

güncellenmenin olası etkilerini açıkladı.

KİK toplantısı sonunda Türkiye ve

AB tarafının üzerinde uzlaştığı bir or-

tak bildiri açıklandı. İki taraf son ana

kadar bildiri üzerinde çalıştılar ve iki

tarafça da kabul edilebilir bir bildiri or-

taya koydular. Türkiye ve AB ilişkilerinin

içinden geçtiği bu zor dönemde ortak bir

bildiriyi çıkarabilmek önemli bir başa-

rıydı. Sivil toplumun işçi, işveren ve di-

ğer kesimlerinden temsilcileri bir araya

getiren KİK, Türkiye ve AB ilişkilerinin

geleceğine dair umutları da tazelemiş

oldu. Almanya ya da diğer Üye Devletler-

le yaşanan krizler, AB ile aramızda esen

soğuk rüzgârlar ve AB karşıtı söylemleri

geride bırakarak, AB rotasına geri dön-

mek için gereken enerji ve istek, sivil

toplumda mevcut.