İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
13
AB’nin Geleceği, Popülizmin Yükselişi ve
Brexit
Başlıklı Panel Gerçekleşti
İ
KV ile İstanbul Bilgi Üniversitesi
AB Enstitüsü işbirliğiyle 21 Haziran
2017 tarihinde İstanbul Bilgi Üni-
versitesi santralistanbul Kampüsü’nde
AB’nin Geleceği, Popülizmin Yükselişi ve
Brexit başlıklı bir panel oturumu gerçek-
leştirildi. Toplantının açış konuşmaları
İKV Genel Sekreteri Doç. Dr. ÇiğdemNas
ve İstanbul Bilgi Üniversitesi AB Enstitü-
sü Müdürü Prof. Dr. Yeşim Atamer tara-
fından gerçekleştirildi. Etkinliğin panel
bölümünde İstanbul Bilgi Üniversitesi
Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim
Üyesi ve Göç Merkezi Müdürü Doç. Dr.
Pınar Uyan Semerci’nin moderasyonun-
da Prof. Dr. Ayhan Kaya, Prof. Dr. Hakan
Yılmaz ve Doç. Dr. Çiğdem Nas, AB si-
yasetindeki en güncel ve kritik olguları
masaya yatırdı.
Panel oturumunda sözü ilk alan Prof.
Dr. Hakan Yılmaz oldu ve AB tasarısının
nasıl okunması gerektiğine ilişkin önem-
li değerlendirmeler paylaştı. Popülizmin
AB tarihinde süregelen, ana akımlardan
biri olduğu vurgusuyla konuşmasına
başlayan Prof. Dr. Yılmaz, bu akımın kı-
tada 20’nci yüzyılın başından bu yana
hakimolduğunu ve Avrupa’nın aşırı sağa
yabancı olmadığını ifade etti. Aşırı sağın
AB’de yeniden ortaya çıkmasının, AB
tasarısında doğan problemlerden kay-
naklandığı şeklinde değerlendiren Prof.
Dr. Yılmaz, Nazizim öncesi dönemde
1929-30’lu yıllarda ortaya çıkan eko-
nomik kriz atmosferi ile AB’de 2008-
2009’da ortaya çıkan ekonomik kriz-
lerdeki benzerlikleri paylaştı. Prof. Dr.
Yılmaz, güncel perspektifte ise popülizm
olgusunun güçlenmesine sebep olan te-
mel dayanaklardan biri olarak ise Prof.
Dr. küreselleşme korkusunu gösterdi.
Doğan korkuların ise geçmiş dönemler-
deki korkulardan büyük farklara sahip
olmadığı, bu korkuların form değiştir-
diği görüşünün öne çıktığını kaydeden
Prof. Dr. Yılmaz, korku duyulan ve AB’nin
yetersiz kaldığı öne sürülen kolluk ve
sosyal güvenlik alanlarında da AB vatan-
daşlarının ulus devlete başvurduğunu
öne sürdü. Prof. Dr. Yılmaz bu dönemden
çıkışın ise Birliği daha “devletsi” hale
getirmekle, AB’nin işlevini artırmakla
mümkün olacağının altını çizdi.
Prof. Dr. Ayhan Kaya konuşmasına,
Horizon 2020 programı çerçevesinde
yönetmekte olduğu Avrupa’da Popü-
lizm: Karşılaştırmalı Bir Çalışma baş-
lıklı çalışmanın bulgularını paylaşarak
başladı. Prof. Dr. Kaya daha kapsayıcı
bir AB alanını nasıl oluşturabilecekleri
sorusuyla çalışmaya başladıklarını ve bu
kapsamda popülizmin ortaya çıkmasın-
daki temel noktaları aradıklarını ifade
etti ve “Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda,
Yunanistan ve Türkiye’de gerçekleştirilen
çalışmanın önemli bir sonucu olarak, po-
pülizmin bütün mevcut akımlara eklem-
lenebildiği öne çıkıyor” dedi. Öte yandan
popülizmin kavramsal yapısına ilişkin
olarak Prof. Dr. Kaya ortak bir tanım bu-
lunmadığını ifade etti ve üç yaklaşımla
tanımlanabileceğinin altını çizdi: “Küre-
selleşme karşıtı yaklaşım, elitizm karşıtı
yaklaşım ve söylencelere olan ilgi”. Son
olarak Prof. Dr. Kaya, Avrupa genelinde
popülist liderlerin karakteristik özellik-
lerine ve karşıtlık yaratma güdülerine
değindi. Doç. Dr. Çiğdem Nas popülizm ve
AB’nin içerisinde bulunduğu buhranları
uluslararası ilişkilerdeki sistem teorile-
riyle değerlendirdi. Bu çerçevede Doç.
Dr. Nas, AB sisteminin meşruiyetini “sis-
temin çalışmasını sağlayan girdiler, siste-
min çıktıları, sürecin meşruiyeti” olmak
üzere üç etkenle açıkladı. Doç. Dr. Nas
sistemin girdileri değerlendirirken bun-
ları siyasi temsil, siyasi katılım ve kimlik
olarak ayırdı. Nitekim Doç. Dr. Nas, gir-
dileri değerlendirirken örnek olarak göç
ve güvenlik politikalarındaki sorunların
girdilerdeki meşruiyeti olumsuz etkile-
diğini belirtti. Doç. Dr. Nas bu durumun
Avrupa şüpheciliğini artırdığını, Avrupa
kimliğini zedelediğini değerlendirdi ve
“Dolayısıyla süreç, yani AB vatandaşların
süreçlere katılımı ve şeffaflık da olumsuz
etkilenmiş oldu; entegrasyonun halka
yeterince yansımadığı bir durumsalla
karşı karşıya kalındı” dedi.
Nihayetinde Doç. Dr. Nas, AB’nin içe-
risinde bulunduğu sorunlardan çıkış
için tek çare olarak vatandaşlara daha
yakın bir AB’nin yaratılmasını gösterdi.
Bunun yapılması için ise büyük altüst
olmaların gerekli olduğunu belirtti. Pa-
nel oturumunun ardından izleyicilerin
de katılımıyla soru-cevap ve tartışma
oturumuna geçildi.
■




