İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Eylül 2019

68 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ Sonuç Ben Türkiye-AB ilişkilerinde ge- riye bakınca işte bunları görüyorum. Sürecin uzunluğu tabii ki rahatsız edici ama “60 yıl boşuna geçmiş, ge- riye bakınca sadece bir boşluk gö- rüyorum” diyecek bir durum da söz konusu değil. Evet, ortalık güllük gülistanlık değil ama hâlâ sağlam bir zemindeyiz. Kulağa kolay gelen ama aslında hüzünlü bir deneyim, şimdiki zaman- da durup geriye bakmak. Geride gör- düklerinizin de aslında şimdi kaybo- lup gitmiş bir başka şimdiki zamanda yaşandığını fark etmenin “keşke”ler eşliğindeki hüznü bu. Hele de o kay- bolup gitmiş “şimdiki anların” çoğun- da bizzat orada iseniz. Keşke geçip giden “o anlar” daha iyi kullanılsaydı. Acaba mümkün müydü diye düşünme- mek elde değil. Öte yandan ileriye bakmak geriye bakmaktan daha zor. Çünkü ileriye ba- kınca göreceğimiz sadece belirsizlik. Ne kadar sağlam bir zeminde duruyor ol- sanız da bu belirsizliği ortadan kaldıra- cak, yolumuzu belirgin kılacak olan da büyük ölçüde (çünkü başkalarının ter- cihleri de geleceği etkileyecektir) ter- cihlerimiz olacaktır. Ve unutmayalım ki o tercihler de bir “şimdiki zamanda” ya- pılacaktır: Henüz gelmemiş bir şimdiki zamanda! Bir soru hep kafanızı kurca- lar: Acaba o an gelince, bu defa “doğru” tercih yapılacak mı? Benim kanaatim ülkemizin AB konularında, gelecekte de doğru tercihleri yapacak birikiminin olduğu; umudum ise bu potansiyelin doğru kullanılması. BRÜKSEL’DEN BAKINCA “60 yıl boşuna geçmiş, geriye bakınca sadece bir boşluk görüyorum” diyecek bir durum da söz konusu değil.

RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=