Previous Page  33 / 84 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 33 / 84 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

31

tercihi CDU/CSU (yüzde 30) olurken ikin-

ci tercihi yüzde 17 ile AfD. AfD’yi en az

destekleyenler ise 18-24 yaş arası gençler

ve 70 yaş üzeri seçmen.

Almanya Seçimlerinin

Sonuçları AB’yi ve Türkiye ile

Olan İlişkileri Etkileyecek

24 Eylül akşamı ortaya çıkan tablo

Almanya’nın önümüzdeki dönemde yine

bir koalisyonla idare edileceğini gösteri-

yor. Bu noktada üç seçenekten bahset-

mek mümkün. İlki mevcut “büyük koa-

lisyon”un devamı. Yani CDU/CSU ile SPD

koalisyonu. Merkel seçim sonrası yaptığı

konuşmada Sosyal Demokratlar ile koa-

lisyon kurmaya yeşil ışık yakmış olsa da

savaş sonrası dönemin en düşük oyunu

alan SPD’nin lideri Martin Schulz bu sefer

muhalefette kalarak yaralarını sarmayı ve

partiyi toparlamayı tercih edeceğini be-

lirtti. Diğer seçenek ise “Jamaika” denilen

Hristiyan Demokratlar, Hür Demokratlar

ve Yeşiller koalisyonu. Bununla ilgili de

çeşitli sıkıntılar mevcut. Hâlihazırda ken-

di kardeş partisi CSU’nun lideri ve Bavye-

ra eyaleti Başbakanı olan Horst Seehofer

2018’de yapılacak eyalet seçimleri son-

rasında da bu görevini devam ettirmek

istiyor. Seçimlerden üçüncü parti olarak

çıkan AfD’ye daha fazla oy kaptırmamak

için tutumunu sertleştirmesi bekleni-

yor. Öte yandan diğer koalisyon ortakları

arasında bir denge kurmak da çok kolay

gözükmüyor. Son seçenek olarak da erken

seçime gidilmesi telaffuz ediliyor. Ancak

böylesi bir hamlenin radikal sağı daha da

güçlendirebileceği düşünüldüğünde kim-

se bu seçeneği değerlendirmek istemiyor.

Fransa seçimlerinde AB yanlısı Mac-

ron’un galibiyetinden sonra AB’nin ge-

leceğinin tartışıldığı bir dönemde ye-

niden güçlü Almanya-Fransa ekseninin

oluşturulabileceği konuşuluyordu. Ancak

Almanya seçimleri ardından Merkel’in

sönük zaferi ve Macron’un görüşlerini

büyük ölçüde paylaşan Sosyal Demok-

ratların artık iktidarda olmayacağından

hareketle, AB’nin geleceği konusunda

endişe bulutları çok da hızlı dağılmaya-

cak diyebiliriz.

Fransa Cumhurbaşkanı 26 Eylül 2017

tarihinde AB’nin geleceğine dair yaptığı

konuşmada “küreselleşmenin yaşandığı

bir dönemde Avrupa’yı kendi içinden

güçlendirmek ve stratejik olarak yeni bir

dış rota belirlemek istediğini” söylemiş-

ti. Macron AB’nin bütçe planlamasında

reforma gidilmesi için Berlin’den destek

isterken Avro Alanı için özel bir bütçe

hazırlanmasını ve ayrı bir maliye bakanı

atanmasını önermişti. Ancak Macron’un

bu önerisine, potansiyel koalisyon ortağı

Hür Demokratların sıcak bakmadığı ve

eleştirdiği biliniyor.

Gerginlik Öncesine

Dönüş Hızlı Olmayacak

Seçim öncesinde tarihinin en gergin

dönemlerinden birini yaşayan Türkiye-Al-

manya ilişkileri açısından bakıldığında

ise Almanya’da hangi koalisyon iktidara

gelirse gelsin gerginlik öncesi günlere

dönüşün çok hızlı olmayacağı da bir ger-

çek. Eylül ayında yapılan bir araştırma

Almanların yüzde 84’ünün Türkiye’nin

AB üyeliğine karşı olduğunu ve yüzde 88’i

ise Almanya’nın Türkiye’ye karşı daha sert

kararlar alması gerektiğini düşünüyor.

Alman kamuoyunda belki de hiç olmadı-

ğı kadar güçlü Türkiye karşıtı rüzgârlar

eserken Alman siyasetçilerin daha ılımlı

bir Türkiye politikası benimsemesini bek-

lemek gerçekçi olmayacaktır.

Buna rağmen elbette arzu edilen her

iki tarafın da ilişkileri daha fazla germe-

yen mutedil bir dil kullanması. Ancak

Merkel’in

Bundestag

’da üçüncü parti ko-

numundaki AfD baskısı nedeniyle kısa va-

dede seçim öncesi belirtilen yeni Türkiye

politikasından geri adım atmayacağı ön-

görülebilir. Ayrıca pek çok uzman seçim

sonuçlarını radikal partiler lehine etki-

leyen mülteci politikasında önümüzdeki

dönemde sertleşme olmasını bekliyor.

Bu durumda akıllara iki soru geliyor. İlki

Türkiye ile mülteci uzlaşının geleceği,

ikincisi Almanya’da yaşayan 3 milyona

yakın Türkiye kökenli kişilerin bu durum-

dan nasıl etkileneceği. Seçim öncesinde

AfD’li Gauland’ın Türk kökenli Federal

Uyum Bakanı Özoğuz için ırkçı ifadeler

kullandığını bu noktada hatırlamak ge-

rekiyor. Dolayısıyla uyum ve entegrasyon

konusunda bugüne kadar elde edilen

kazanımların yitirilmemesi hem Alman-

ya’da yaşan Türkiye kökenli vatandaşlar

açısından da Türkiye-Almanya ilişkileri

açısından da son derece önemli.

Seçim öncesi Türkiye ile AB ilişkile-

rinin yeniden masaya yatırılacağı sözü

veren Merkel için önümüzdeki dönemde

Liderler Zirvesinde konuyu gündeme ta-

şıması halinde müzakerelerin askıya alın-

ması hususunda AB ülkeleri arasında bir

konsensüs bulunmadığı 7 Eylül 2017’de

Tallinn’de gerçekleşen AB Dışişleri Ba-

kanları Toplantısında ortaya çıkmıştı.

Ancak bu yılın sonuna kadar Gümrük

Birliği’nin modernizasyonu müzakerele-

rinin başlamasını da artık beklememek

gerekiyor. Ünlü bir Alman atasözü “en iyi

fikirler sonradan gelir” der. Temennimiz

2017’nin bundan sonraki döneminde

hem Türkiye-Almanya hem de Türki-

ye-AB ilişkileri için seçim sürecindekin-

den daha iyi fikirlerin gelmesi.