İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
57
timi tarafından verilen güçlü desteğin
yeni yönetimde de devam edip etmeye-
ceği konusundaki soru işaretleri ortaya
çıkmaya başladı. Her iki ABD başkan
adayı da TTIP konusunda pek istekli
görünmüyor. Almanya ve Fransa’da da
gelecek yıl genel seçim yapılacak olması
ise soru işaretlerini, endişeleri ve belir-
sizliği daha da artırıyor.
TTIP’ye İtirazlar Yeni Değil,
Baştan Beri İtirazlar Vardı
TTIP konusundaki itirazlar yeni de-
ğil; başlangıçtan beri, değişik kesimler-
den eleştiri ve itirazlar geliyordu. Bazı
ülkelerde, STK’lar tarafından tetiklenen
ve desteklenen sistematik bir karşı çıkış
söz konusu. Komisyon baştan beri po-
zisyonunu ve kararlılığını muhafaza edi-
yor olsa da, üye ülke yönetimlerinin bir
kısmının ve AP’nin (seçilerek geldikleri
için) kamuoylarından (seçmenlerinden)
gelen bu itirazlara daha fazla kulak ver-
dikleri görülüyor. Onlar açısından doğal
olan da bu (ama AB için “doğru” olanın
bu olup olmadığı tartışılır).
gerçek tüm ağırlığıyla orada duruyor;
gülecek pek bir şey yok.
Biz evlilikten bahsediyoruz ama ba-
zıları “TTIP öldü mü?” diye soruyor.
Bence o kadar da değil, ama bu sorunun
soruluyor olması da pek haksız sayıl-
maz. Bu ayki yazımda, buradan hare-
ketle “TTIP cephesinde neler oluyor?”
sorusuna cevap arayacağım.
TTIP Müzakerelerinin
Tamamlanması için Öngörülen
Resmi Bir Tarih Var mıydı?
TTIP müzakerelerinin tamamlan-
ması için resmi olarak öngörülen, ta-
rafların kamuoylarına deklare edilen
bir tarih yok. Ancak kritik hususların
bu yılsonuna kadar uzlaşmayla kapatıl-
ması konusunda resmi olmayan ancak
yerleşmiş, geniş kabul görmüş bir tarih
söz konusu. Bunu “umut edilen” tarih
olarak adlandırmak daha doğru olacak.
Bu tarihin hedef alınmasındaki neden
müzakereleri Obama’nın başkanlık
dönemi içinde bitirme arzusu. Dönem
sonu yaklaştıkça TTIP’ye Obama yöne-
planlarınıza bizi de dâhil edin”. Böyle
bir durumda evlenecek çiftin tepkisi
ne olursa, TTIP taraflarının tepkisi de
aynı oldu. Hele siz bir durun, biz evimizi
düzene koyalım, sonra bakarız size yer
olacak mı orada. Yani işimiz gerçekten
zordu, halâ da zor!
Brexit
ise boşanmaya benziyor. Bu
defa çift ayrılmaya karar vermiş, yine
heyecanlılar ama bu defa mutsuzlar.
Biz yine diyeceğiz ki “ben bu ayrılıktan
zarar göreceğim, sizinle çok yakın ve
özel bir ilişkim vardı (Gümrük Birliği),
ayrılık anlaşmanızda benim durumumu
da göz önünde bulundurun”. Geçen defa
mutlu çiftin masasına oturmaya çalışı-
yorduk, bu defa kızgın çiftin masasına
oturmaya çalışacağız ama onlar kendi
işleri ile öylesine meşguller ki işimiz
gene zor, hatta belki daha zor. Neyse ki
bu defa daha tecrübeliyiz.
En ağır sorunlara bile biraz mizah
gözüyle bakınca sanki sorun hafifle-
miş gibi oluyor ama bu sadece geçici
bir duygu. Şaka bitince gerçekle karşı
karşıya kalınıyor. Bir de bakıyorsunuz




