İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
82
AVRUPAL I TÜRKLER
olumlu şekilde etkiliyor; çünkü bu
sayede okulda ne olup bittiğini daha
iyi takip edebiliyor. Daha net kural-
lar koyulabiliyor ki; bunun çocuklar
ve özellikle erkek çocuklar için çok
önemli olduğunu düşünüyorum. Çün-
kü burada erkek çocuklarla ilgili farklı
sorunlar yaşanıyor.
Genellikle evdeki kültürel rahat-
lıkla dışarıda verilen sorumluluklar
ve beklentiler arasında oluşan zıt-
lıklar da sorunları artırıyor. Örneğin,
anne çocuklara kötü anlamda değil
iyi anlamda, ister istemez her konuda
yardım etmeye çalışıyor. Ancak erkek
çocuklarımıza anneler nedense faz-
la şart koşmuyorlar. Onlara sürekli
yemek hazırlanıp veriliyor, bu çocuk-
lar mutfak ve ev işlerinde pek etkin
olmuyorlar. Ebeveynlerin onlardan
beklentilerinin az olması da onların
bu davranış biçimini pekiştirmesine
yol açıyor. Öte yandan okul ortamında
kız ve erkek çocuklara, cinsiyet farkı
gözetilmeksizin eşit şartlar sunuluyor.
Bu durumla karşı karşıya gelindiğinde
de birtakım temel nedenlerden ötü-
rü genç erkek çocuklarımız sorunlar
yaşıyor. İşte burda annenin rolü çok
büyük. Bunu röportajlarımda annele-
re ve babalara söylüyorum. Eğer kızı-
nızın ileride iyi ve başarılı bir erkekle
evlenmesini istiyorsanız, kendi erkek
çocuğunuzu iyi eğitin ki gelecekte
hem sizlere hem de başkasının kızına
faydalı olabilsin. Durumu bu şekilde
izah ettiğinizde insanlarımız olumlu
tepkiler veriyor.
Bu anlamda da gerek Türk kökenli
annelerle gerekse Fas ve Filistin kö-
kenli annelerle bunları konuştuğumda
bizi anlıyorlar ve bize hak veriyorlar.
Sorunlar maalesef yalnızca Türk ço-
cuklarında değil, diğer yabancı kökenli
“Azınlığa mensup bir
birey olarak, yalnızca
Danimarka’nın değil,
Avrupa’nın da gidişatını
olumlu bulmuyorum.”




