83
AB-UKRAYNA ORTAKLIK ANLAŞMASI’NA
EŞZAMANLI ONAY
AP ve Ukrayna Parlamentosu, 16 Eylül 2014 tarihinde eşzamanlı olarak AB ile
Ukrayna arasında imzalanan Ortaklık Anlaşması’nı onayladı.
Davacıların iddialarına karşı Türkiye, savunmasın-
da, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin “İslami eğitim
amaçlı olmadığını”,“objektif ve çoğulcu biçimde hazırlandı-
ğını”, yapılan son değişiklikler ile bu dersin “belirli bir inan-
ca öncelik tanıyan bir ders olmaktan çıkarak inançlar üstü
ders” haline geldiğini ve “ailelerin çocuklarını diledikleri
dini ve felsefi inanca göre eğitmelerinin önünde bir engel
teşkil etmediğini”savundu.
AİHM dava sonunda aldığı kararda, Türkiye’de yü-
rürlükte olan eğitim sisteminin kimi inançlara yeterince
saygılı olmadığı gerekçesiyle orta eğitimde verilen Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin AİHS’nin eğitim hak-
kını düzenleyen 1 No’lu Protokolü’nün 2’nci Maddesi’ni
ihlal ettiğine hükmetti. 2007 yılında alınan
“Hasan ve
Eylem Zengin-Türkiye”
davasına atıfta bulunan AİHM, söz
konusu davada da “eğitim hakkının ihlal edildiğine” ve
ihlalin sebebinin Türkiye’deki eğitim sisteminden kaynak-
U
krayna Parlamentosu’nda oturuma katılan 355
vekilin tamamı “evet” oyu kullanırken; AP’de
ise 127 hayır oyuna ve 35 çekimser oya karşılık
534 evet oyu kullanıldı. Ortaklık Anlaşması, AB ve Ukrayna
arasında derin siyasi işbirliği ve ekonomik bütünleşmeyi
öngörüyor. Anlaşma, aynı zamanda taraflara karşılıkla
olarak birbirlerinin pazarlarına erişim imkânı ve serbest
ticaret özgürlüğü tanıyor. Bu yönleriyle, Ortaklık Anlaşması
Rusya’nın itirazlarına rağmen, Ukrayna’nın AB ile bütünleş-
mesinde önemli bir aşama kat edildiğine işaret ediyor.
AB ve Ukrayna arasında yapılacak olan ilk Ortaklık
Konsey toplantısı, 17 Kasım 2014 tarihinde gerçekleşecek.
Ortaklık Anlaşması’nın uygulanmasına yönelik olarak oluş-
turulması öngörülen mekanizma ise reformlara odaklanan
önemli düzenlemeleri kapsayacak.
Bilindiği üzere, Rusya’nın sert muhalefeti nedeniyle
29 Kasım 2013 tarihinde Doğu Ortaklığı Zirvesi’nde imza-
lanması öngörülen Ortaklık Anlaşması’nın siyasi hükümleri
21 Mart 2014 tarihinde; AB ile Ukrayna arasında Derin ve
Kapsamlı bir Serbest Ticaret Alanı (
Deep And Comprehensive
Free Trade Area-DCFTA
) oluşturulmasını öngören ekonomik
hükümler ise 27 Haziran 2014 tarihinde imzalanabilmişti.
AB, Rusya’nın siyasi ve ekonomik çekinceleri nedeniyle, 12
Eylül 2014 tarihinde, DCFTA’nın uygulanmasının 31 Aralık
2015 tarihine kadar ertelendiğini açıklamıştı.
Ortaklık Anlaşması’nın AP’de onaylamasının ardından
açıklamada bulunan AP Başkanı Martin Schulz, tarihi bir
ana tanıklık edildiğini vurguladı. Schulz, AP’nin Ortaklık
Anlaşması’nı onaylamasının, Ukrayna’nın toprak bütünlü-
ğünü ve egemenliğini desteklemeyi sürdüreceği anlamına
geldiğine işaret etti. Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poro-
şenko ise, Anlaşma’nın onaylanmasının ardından yaptığı
konuşmada, Avrupa ile bütünleşmenin ülkesi için milli bir
hedef haline geldiğini kaydetti.
Öte yandan, Ukrayna ile AB arasında Ortaklık
Anlaşması’nın onaylandığı gün, Ukrayna Parlamentosu
ülkede siyasi krizi sonlandırma yönünde önemli bir adım
attı ve ayrılıkçı grupların denetiminde bulunan bölgelere
özerklik tanıyan ve isyancılara af getiren bir yasayı onayla-
dı. 5 Eylül 2014 tarihinde imzalanan ateşkes anlaşmasının
ardından ülkenin doğusunda bulunan Donetsk ve Luhansk
bölgelerinde ayrılıkçı gruplara getirilen af, çatışmalara ka-
rışan Rus yanlısı ayrılıkçıların serbest bırakılmasını öngörü-
yor, ancak ağır nitelikteki suçlar yasanın kapsamı dışında
tutuluyor.
landığına hükmetmişti. Bu karar doğrultusunda Türkiye,
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarında bazı deği-
şiklikler yapmıştı.
“Mansur Yalçın ve Diğerleri- Türkiye”
davasında aldığı
kararda AİHM, Türkiye tarafından yapılan söz konusu de-
ğişiklikleri yetersiz buluyor ve Avrupa ülkelerinin çoğun-
luğunun öğrencilere “din derslerine girmeme veya bu ders
yerine başka bir derse girme hakkı”tanıdığını hatırlatarak,
“Türk eğitim sisteminin ailelerin inançlarına saygı konu-
sunda hâlâ Avrupa standartlarına ulaşamadığı” tespitini
yapıyor. AİHM kararında ayrıca, davacıların AİHS’nin “ay-
rımcılık yasağını” düzenleyen 14’üncü Maddesi ile “dü-
şünce, vicdan ve din özgürlüğünü” düzenleyen 9’uncu
Maddesi’nin ihlal edildiği iddialarının incelemeye gerek
olmadığına hükmetti. Kararda davacıların, maddi veya
manevi tazminat talepleri bulunmadığından, buna ilişkin
bir hüküm yer almıyor.




