5
bulgulara yer veren bir belge de açıklandı. 10 Eylül’de
German Marshall Fund
tarafından yayımlanan Transatlantik Eğilimler 2014 araştırması, Türkiye’de AB
üyeliğini “
iyi bir şey
” olarak nitelendirenlerin oranının bir önceki yıla kıyasla 8
puan artarak yüzde 53’e yükseldiğini ortaya koymakta. AB üyeliğine yönelik
desteğin 2006 yılından bu yana ilk kez yüzde 50’nin üzerine çıkması ise
olumlu bir gelişme.
Türkiye’nin yoğun iç siyaseti gibi Avrupa’da da siyaset, yaz tatilinin
bitmesiyle birlikte yoğun bir döneme adım attı. Yine aralarında Türkiye’nin de
bulunduğu aday ve potansiyel aday ülkeler için önemli bir gelişme, Avrupa
Komisyonu’nun 26 Eylül tarihinde, 2014-2020 mali dönemi Katılım Öncesi
Mali Yardım Aracı-IPA II kapsamında 11 milyar avro ayırdığını açıklamasıydı.
AB’nin, 4,45 milyar avro ile aslan payını Türkiye’deki reformları desteklemek
için tahsis etmesi ise, Türkiye’nin üyeliğinin AB için önemini bir kez daha
ortaya koydu.
Eylül ayında, AB’nin yeni üst yönetimini oluşturan isimlerin belirlenmesi,
Avrupa’nın en önemli gündem maddelerinden biriydi. 30 Ağustos’ta AB
Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy ve AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası
Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’ın görev sürelerinin dolmasının ardından
yerlerine geçecek isimleri belirlemek için ikinci kez bir araya gelen AB
liderleri, Polonya Başbakanı Donald Tusk’u Van Rompuy’un; İtalya Dışişleri
Bakanı Federica Mogherini’yi ise Ashton’ın halefi olarak belirledi. AB’ye
2004 yılında üye olan Polonya’dan bir ismin AB Konseyi Başkanı olarak
belirlenmesiyle, bir yandan yeni Üye Devletlerin üst düzey görevlerden
birinin kendilerine verilmesi yönündeki talepleri karşılanırken; diğer yandan
da AB’de eski ve yeni Üye Devletler arasında olası bir ayrışmanın önüne
geçilmiş oldu. AB’nin bu kilit görevlerine Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen
ülkelerden iki ismin getirilmesini ise, Türkiye için olumlu bir gelişme olarak
değerlendirmek mümkün.
Brüksel’de ve AB başkentlerinde ise, Avrupa Komisyonu Başkanı
seçilen Jean-Claude Juncker başkanlığında göreve gelmesi öngörülen yeni
Komisyon’daki kilit politika başlıklarının üye ülkelerin adayları arasındaki
dağılımının nasıl olacağı merak uyandırdı. Birçok senaryo çalışmasına ve
spekülasyona konu olan yeni Komisyon’un organizasyon şeması, Juncker’in
10 Eylül’de gerçekleştirdiği basın toplantısıyla netlik kazandı. Önümüzdeki
süreçte, Juncker Komisyonu’ndaki isimlerin 29 Eylül-7 Ekim tarihlerinde
AP’de sorumlu oldukları dosyalarla ilgili çalışmalar yürüten komitelerde
gerçekleşecek oturumlarda başarı göstermeleri büyük önem taşıyor.
Yeni Komisyon’un görev şemasında önemli değişikliklere imza atan
Juncker, Türkiye’yi yakından ilgilendiren genişleme dosyasını, mevcut
Komisyon’da Bölgesel Politikadan Sorumlu Üye olarak görev yapan merkez
sağ görüşlü Avusturyalı siyasetçi Johannes Hahn’ın sorumluluğuna verdi.
Bu dosyanın Komisyon’un yeni organizasyon şemasında “Avrupa Komşuluk




