G Ö R Ü Ş
30
19
65
dengesi, haliyle raporun temel amacı olan, aday veya potan-
siyel aday ülkede AB üyelik müzakereleri sürecindeki ilerle-
menin değerlendirilmesini de gölgede bırakıyor. Raporlarda
ölçülenin, değerlendirilenin ne olduğunu anlamak güçleşi-
yor. Siyasi süreç mi değerlendiriliyor, teknik müzakereler mi?
Rapor, isminin de öngördüğü üzere ilerlemeyi mi ölçüyor,
sadece eleştiri mi getiriyor? Hiç şüphesiz bu, müzakereler-
deki teknik sürecin göz ardı edilmesine, hatta unutulmasına
neden oluyor.
Bu noktada Avrupa Komisyonu’nun ilerleme raporlarını
neden yazdığını ve bu raporları kimlerin okuduğunu tekrar
hatırlamakta yarar var.
AB Genişleme Politikası’nın en temel araçlarından biri
olan İlerleme Raporları, Komisyon tarafından aday ülkeler-
deki ilerlemenin değerlendirilebilmesi için referans noktala-
rını (
points of reference
) içeren bir belge. Dolayısıyla ilerleme
raporu özünde, isminden de anlaşılacağı üzere eleştiriyi de-
ğil, mevcut durumun değerlendirilmesini ve geçmiş durum
ile mukayesesini barındırmakta. Mukayese sonucu ise ileriye
gidiş olabileceği gibi, geriye gidişi de içerebiliyor. Bu özelliği
ile ilerleme raporlarının temel hedefleri:
-
Aday veya potansiyel aday ülkeleri AB üyeliği hedefine
yakınlaştırmak
;
-
Bu ülkeleri, AB üyeliği perspektifinde
dönüştürmek
;
-
Bu ülkelerin yöneticiler ve kamuoylarına daha ileri re-
form adımları için
ilham vermek
ve
-
Bu ülkeleri AB üyeliği yolunda
cesaretlendirmek
olarak
ortaya çıkıyor.
Yakınlaştırmak, dönüştürmek, ilham vermek ve ce-
saretlendirmek amaçlarını gütmesi öngörülen ilerleme
raporları, sadece aday veya potansiyel aday ülke yöneti-
cileri için değil; tüm Avrupalı kurumlar, her iki taraftaki
kamuoyları ve hatta diğer aday ve potansiyel aday ülkeler
için aslında önemli birer kıyaslama (
benchmarking
) aracı.
2004 ve 2007 genişlemeleri ile AB’nin 5 Batı Balkan ülkesi-
ne vizesiz seyahat imkânını sağladığı vize serbestliği diya-
loğu süreçlerinde ilerleme raporları, bu temel hedeflerini
başarılı bir şekilde yerine getirmiştir. 1999 yılı itibariyle 12
ülke için hazırlanan tek tip, benzer ilerleme raporları, her
ülkedeki farklı ilerleme seviyelerini ortaya koyarak, aday
ülkeler arasında, AB üyeliği hedefine ulaşılması yolunda
gizli ve sessiz bir yarışın yaşanmasına neden olmuş; ipi
önde göğüsleyen 10 ülke 2004 yılında AB’ye katılırken,
yarışta geride kalan Bulgaristan ve Romanya 3 yıl daha
beklemek zorunda kalmıştır. Benzer şekilde Batı Balkan-
lardaki vize serbestliği diyaloğu sürecinde, ilgili kriterleri
yerine getiren 3 ülkenin vatandaşlarına Aralık 2009 tari-
hinde Schengen üyesi AB üye ülkelerine vizesiz seyahat
hakkı tanınırken, gerekli kriterleri karşılamada yetersiz
kalan Arnavutluk ve Bosna-Hersek bir yıl daha beklemek
zorunda kalmıştır. Her iki örnekte de Avrupa Komisyonu
ilerleme raporları, ülkeler arasında rekabeti artırmış, AB
dış politikasında yumuşak gücün kullanılmasına iyi bir
örnek oluşturmuştur.




