25
2014 TÜRKİYE İLERLEME RAPORU
NEDEN FARKLI?
İç siyasette Türkiye’nin genel seçimler ve Cumhurbaş-
kanlığı seçimleriyle; Avrupa’nın da Parlamento, Komisyon
Başkanlığı, Konsey Başkanlığı ve Dışişleri ve Güvenlik Yüksek
Temsilcisi seçimleriyle meşgul olduğu; dış siyasette Türki-
ye’nin Suriye, İsrail ve Kuzey Irak, Avrupa’nın da Rusya –
Ukrayna krizine mesai harcadığı 2014 yılında, Komisyon’un
17’nci Türkiye İlerleme Raporu, aslında oldukça dikkat çekici
bir özelliğe sahip.
2014 Türkiye İlerleme Raporu, iki dönem üst üste, ne-
redeyse 10 yıldır Komisyon Başkanlığı yapan Barroso ve Ko-
misyon kabinesinin son Türkiye İlerleme Raporu. Haliyle bu
rapor, 2010 yılından bu yana Genişleme Komisyon Üyesi olan
Füle’nin de son Türkiye İlerleme Raporu. Daha kritik olan ise
bu rapor, yeni Komisyon Başkanı Juncker ile Avrupa Komşu-
luk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üye
olarak atadığı Avusturyalı Johannes Hahn için, önümüzdeki
beş yıl, hem referans niteliğinde, hem de yol gösterici bir
özelliğe sahip olacak. Juncker’in “
önümüzdeki 5 yıl genişleme
olmayacak
” sözleri hatırlandığında, bu raporun önemi daha
fazla artıyor.
İLERLEME RAPORU NEDİR? NASIL HAZIRLANIR?
İlerleme raporları, hiç şüphesiz başarısı yıllar geçtikçe
daha tartışmalı hale gelen AB Genişleme Politikası’nın en
kritik araçlarından bir tanesi.
Avrupa Komisyonu, her yıl düzenli olarak yayımladığı
Genişleme Paketi (
Enlargement Package
) ile AB’nin genel ge-
nişleme stratejisini değerlendirirken, genişleme kapsamında
aday ve potansiyel aday ülkelerdeki ilerlemeye ilişkin yayım-
ladığı raporlarla, bir yıl boyunca bu ülkeler tarafından üyelik
müzakerelerinde kat edilen ilerlemeyi ele alıyor. Bu çerçeve-
de ilerleme raporları, aday veya potansiyel aday ülkenin ta-
lebine bağlı olmaksızın, yılda bir kez olmak üzere, müzakere
süreci tamamlanıncaya kadar, Avrupa Komisyonu Genişleme
Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanıyor.
Üyeliğe hazırlanan aday ülkede kaydedilen gelişmelerin,
katılım öncesi stratejinin bir parçası olarak düzenli şekilde
Konsey’e ve AP’ye raporlanması amacıyla yazılan ilerleme
raporlarının hazırlık sürecinde Komisyon, çok sayıda bilgi
kaynağından yararlanıyor. Bunların içerisinde en önemlisini,
aday ülkenin üyelik için yürüttüğü hazırlıklar konusunda kay-
dedilen ilerlemeye ilişkin verdiği bilgiler oluşturuyor. Ayrıca
Ortaklık Anlaşmaları ve AB müktesebatının üstlenilebilmesi-
yapıcı ve somut katkısı, günden güne tartışmalı bir hal almaya başladı. Öyle ki mevcut raporların
yapısı itibariyle Türkiye gibi uzun yıllardır AB ile ilişkide olan bir ülkenin müzakere sürecini
değerlendirmek için yeterli olmadığını düşünmek mümkün.
İşte bu noktadan hareketle Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’ye ilişkin 17’nci ilerleme
raporunun hemen öncesinde, geçmiş 16 raporu sizler için mercek altına alıyoruz. Bu yazıda
geçen 16 yılın raporlarına bakılarak 17’nci raporu öngörmenin çok da zor olmadığı bir ortamda,
Avrupa Komisyonu’nun ilerleme raporlarını; bu raporların nasıl, neden ve kim için yazıldıklarını
ve Türkiye’nin Avrupa Komisyonu İlerleme Raporları tarihçesine bakıyoruz.




