23
Stratejimizin ilk boyutu olan siyasi reformlar sadece
müzakerelerin açılması açısından değil, müzakerelerin
seyri açısından da belirleyicidir. Türkiye’nin tekrar canlı
bir şekilde reform sürecine girmesi, Türkiye’nin demokrasi
ve insan hakları alanında attığı adımların daha da ileriye
götürülmesini sağlayacaktır. Bu nedenle önümüzdeki
dönemde Reform İzleme Grubu toplantılarını daha siste-
matik hale getirerek önceliklerimizi net bir biçimde ortaya
koymayı planlıyoruz.
Stratejimizin ikinci boyutunu oluşturan “katılım sü-
recinde yaşanan sosyo-ekonomik dönüşüm” önümüzdeki
dönemde AB müktesebatına uyum konusunda yapacağı-
mız çalışmaları içermektedir. Bu nedenle AB mükteseba-
tına uyum amacıyla yapılacak çalışmalara yön vermek ve
siyasi blokajlı olsun olmasın tüm fasıllardaki çalışmalara
ivme kazandırmak amacıyla Bakanlığımız koordinasyo-
nunda, tüm Bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının
katılım ve katkılarıyla “AB’ye Katılım İçin Ulusal Eylem
Planı” hazırlanmaktadır. Kasım ayında yayımlanacak olan
Ulusal Eylem Planı iki aşamada hayata geçirilecektir. Birin-
ci aşama 2015’e kadar olan dönemi ikinci aşama ise 2015-
2019 dönemini kapsayacaktır.
Stratejimizin üçüncü boyutunu ise yine Ekim ayı içinde
kamuoyuyla paylaşacağımız yeni “Avrupa Birliği İletişim
Stratejisi”(ABİS) oluşturmaktadır. ABİS, Avrupa Birliği Stra-
tejisi’nin ilk iki boyutunu destekleyerek hayata geçirilen
siyasi ve sosyo-ekonomik reformların toplum tarafından
içselleştirilmesine ve AB kamuoyunda Türkiye algısının
sağlıklı bir şekilde oluşturulmasına katkı sağlayacaktır.
ABİS kapsamında yürütmeyi planladığınız çalışmalar
nelerdir? Bu çalışmalar Türkiye ve AB kamuoyunda karşılıklı
algıları nasıl etkileyecektir?
İlk olarak 2010 yılında uygulanmaya başlayan ABİS
kapsamında şimdiye kadar birçok başarılı çalışmaya imza
atılmıştır. Ancak son yıllar içerisinde AB ve Türkiye’de yaşa-
nan gelişmeler iletişim stratejimizi yeniden yapılandırma
gerekliliğini doğurmuştur.
İletişim Stratejimizin yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere
iki boyutu bulunmaktadır. Yurtiçi iletişim boyutu kapsa-
mında temel hedefimiz, Türkiye’de AB’ye yönelik kamuoyu
desteğini artırmak ve AB’nin bir çağdaşlaşma ve demok-
ratikleşme projesi olduğunu halkımıza anlatmak olacaktır.
Her zaman altını çizdiğimiz gibi AB meselesi devletin değil
toplumun, sivil toplumun meselesidir.
Yurtdışı iletişim boyutu çerçevesinde ise ülkemizin
üyeliğinin AB’ye yapacağı somut katkıları AB kamuoyuna
etkin bir şekilde aktarabilmeyi ve ülkemizdeki reform ça-
lışmaları hakkında AB kamuoyunu etkileyen karar alıcıları
düzenli biçimde bilgilendirmeyi amaçlıyoruz. Burada altı-
nı çizmek istediğim en önemli husus İletişim Stratejisi’nin
yurtdışı boyutunun algı odaklı bir yaklaşımla tasarlanmış
olmasıdır.
Son bir yıl içinde AB kamuoyunda ülkemiz hakkında
olumsuz bir algı belirmiş, olgu ile algının örtüşmediği bir
resim ortaya çıkmıştır. Bu nedenle önümüzdeki dönemde
en önemli önceliğimiz, Türkiye’nin algı operasyonlarıyla
zarar gören imajını yeniden hak ettiği düzeye getirmektir.
Ülkemize ilişkin olgu ile algının örtüşmesini sağlayacak
ve AB sürecindeki kararlığımız ve özgüvenimizi ön plana
çıkaracak yurtdışı iletişim boyutu, karşılıklı güven ve sami-
miyet tesis edilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Az önce de ifade ettiğim gibi Stratejinin hayata geçi-
rilmesinde, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının katkıları ve
koordinasyonu kilit önem taşımaktadır. Bu nedenle ABİS
çalışmalarımız kapsamında katılım sürecinin her aşama-
sında toplumun tüm kesimleriyle etkili bir iletişim içinde
olunacak ve yerel yönetimler, meslek kuruluşları, sivil
toplum kuruluşları, kalkınma ajansları ve üniversiteler ile
istişarede bulunulacaktır.




