G Ö R Ü Ş Ö Z E L
22
19
65
verdiğimiz bu süreçte, AB üyeliğinin stratejik bir hedef
olarak yeniden vurgulanması ve bu konuda gereken her
türlü adımın atılması yönünde kuvvetli bir irade sergilen-
mesi son derece önemlidir. Türkiye’nin küresel konumu,
insan odaklı politikalarıyla geniş coğrafyalara taşıdığı öz-
güven ve Yeni Türkiye anlayışımız, AB’ye üyelik sürecimizi
her zamankinden daha stratejik kılmaktadır.
Benzer biçimde AB için de 2014 yılında yeni bir
dönem başlamıştır. Mayıs ayında gerçekleştirilen AP
seçimlerinin ardından tamamen yeni bir çehreye kavu-
şan AB’de üst yapı değişmiş ve yeni dengeler oluşmuş-
tur. Bu çerçevede, Avrupa Komisyonu Başkanlığına
eski Lüksemburg Başbakanı Jean Claude Juncker, AB
Konseyi Başkanlığına eski Polonya Başbakanı Donald
Tusk ve AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Tem-
silciliği görevine İtalya Dışişleri Bakanı Federica Mog-
herini getirilmiştir.
Dolayısıyla siyasi iklimin hem Türkiye hem de AB’de
önemli ölçüde değiştiği bu günlerde değişime ayak uydu-
racak yeni bir yol haritası hazırlanması elzem hale gelmiştir.
Avrupa Birliği Stratejisi’nin önümüzdeki dönemde Tür-
kiye’nin AB sürecini yönlendiren bir rehber işlevi göreceğini
söylemek sanırız yanlış olmayacaktır. Bu Stratejinin temel
unsurları nelerdir ve Stratejinin kâğıt üzerinde kalmaması
için ne gibi adımlar atılacaktır?
“Avrupa Birliği Stratejisi” siyasi reform süreci, katı-
lım sürecinde sosyo-ekonomik dönüşüm ve AB İletişim
Stratejisi olmak üzere üç sacayağı üzerinde yükselecektir.
Yeni Strateji ile reform sürecine hız katarak her alanda AB
standartlarına ulaşmayı, müzakere başlıklarında atılacak
öncelikli adımları belirlemeyi ve Türkiye-AB potansiyelini
gözler önüne serecek güçlü bir iletişimi öne çıkarmayı he-
defliyoruz.




