Background Image
Previous Page  22 / 106 Next Page
Basic version Information
Show Menu
Previous Page 22 / 106 Next Page
Page Background

21

62’inci Hükümet Programı’nda AB üyeliği hedefinin güçlü bir şekilde vurgulanmasını ve sizin gibi Türkiye’nin

Brüksel’de Büyükelçi ünvanıyla Avrupa Birliği Daimi Temsilcisi görevini üstlenmiş AB konusunda en tecrübeli

isimlerinden bir Milletvekilinin Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci olarak görevlendirilmesini, Türkiye’nin

AB üyelik sürecine verilen önemin bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda görevi devraldığınız

andan itibaren katılım sürecine yeni bir ivme kazandırma hedefiyle yoğun bir çalışma temposu içerisine girdiğinizi

görüyoruz. Türkiye-AB katılım sürecindeki mevcut tabloyu değiştirmek için önümüzdeki dönemde ne tür

çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

Ö

ncelikle nazik temenni ve düşünceleriniz için

teşekkür ederim. Cumhurbaşkanımız Sayın

Recep Tayyip Erdoğan’ın 2014 yılını AB yılı ilan

etmesi ve 62’nci Hükümet Programı’nda Türkiye’nin AB

üyeliğinin stratejik bir hedef olarak kuvvetle vurgulanması

Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir ivme kazandırmıştır.

Sizlerin de bildiği gibi hâlihazırda Türkiye-AB katılım

müzakerelerinde 33 teknik fasıldan 14 tanesi müzakerele-

re açılmış, bunlardan bir tanesi geçici olarak kapatılmıştır.

Geriye kalan 19 fasıldan 17’si AB Konseyi veya bazı Üye

Devletlerin siyasi nitelikli, tek taraflı engellemeleri nede-

niyle bloke edilmiş durumdadır.

Ancak Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecini sadece açılıp

kapanan fasıllar ve bunların sayısı üzerinden değerlen-

dirmek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Bizim için fasıl-

lardan ziyade bunların açıldığı Hükümetlerarası Katılım

Konferansları önemlidir. Zira bu Konferanslarda AB’nin

Türkiye ile müzakereleri devam ettirme siyasi iradesi oy-

birliği ile teyit edilmektedir. Fasıllar açılsın veya açılmasın,

Türkiye’nin reform süreci, AB katılım sürecinin özünü oluş-

turmaktadır.

AB sürecine ve bu süreçte yaşanan değişim ve dönü-

şüme inanan Hükümetimiz AB üyeliği konusunda kararlı

ve istikrarlı politikasını sürdürmektedir. Bu çerçevede 15

Eylül 2014 tarihinde Bakanlar Kurulu’na sunduğumuz yeni

“Avrupa Birliği Stratejisi” Hükümet Programımızın hedef-

leri çerçevesinde ortaya konan güçlü iradenin en önemli

göstergesidir. 25 Eylül 2014 tarihinde yayımlanan Başba-

kanlık Genelgesi’nde de ifade edildiği üzere önümüzdeki

dönemde AB ile ilgili çalışmalar yeni Stratejimiz temelinde

yürütülecektir.

2010 yılında ilk “Avrupa Birliği Stratejisi” belgesi Avru-

pa Birliği Genel Sekreteri görevini yürüttüğünüz dönemde

hazırlanmıştı. 4 yıl sonra neden yeni bir Avrupa Birliği Stra-

tejisine ihtiyaç duyuldu?

Türkiye tarihinde ilk defa halkımızın doğrudan oyla-

rıyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip

Erdoğan’ın 12’nci Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından

Türkiye’de yeni bir dönem başlamıştır. “Yeni Türkiye” adını