53
dış ilişkiler siyaseti izleyen ve tarafsız olan ülke, Avrupa’ya
yakın bir siyaset izlemeye başlarken, Ekim 1990 tarihinde
dönemin İsveç Hükümeti, ülkenin Avrupa Topluluğu’na katı-
lımı yönünde başvuru yapması gerektiği konusunda kararını
açıklamıştı. Dönemin Başbakanı Ingvar Carlsson da İsveç’in
resmi başvurusunu Avrupa Komisyonu’na iletmiş ve Şubat
1993 tarihinde resmi müzakerelere başlanmıştı.
İsveç’in üyeliği, mevcut ekonomik ve siyasi durumu
nedeniyle görece daha hızlı gerçekleşti. Zaten 1992 yılında
Lizbon ve Edinburg’da yapılan Zirve’lerde, üye ülkeler sonra-
ki genişleme dalgaları için yeşil ışık yakmış, önemli kurumsal
reformlara ihtiyaç duyulmadığını açıklamışlardı. Bir yıl bo-
yunca süren teknik müzakereler, 1994 yazında Corfu’da ger-
çekleştirilen AB Zirvesi ile sona erdi ve İsveç’in AB üyeliği-
ne yeşil ışık yakıldı. Sonraki süreçte, 13 Kasım 1994 tarihin-
de, İsveç halkı ülkenin üyeliği için sandık başına gitti ve hal-
kın yüzde 83’ünün katıldığı referandumda yüzde 52,3 “evet”
oyuna karşı, yüzde 46,8“hayır”oyu çıktı. Bu sonuçla İsveç, AB
üyesi olmaya bir adım daha yaklaşırken, son aşamada İsveç
Parlamentosu
Riksdag
, 15 Aralık 1994 tarihinde resmi olarak
İsveç’in AB üyeliğini onayladı.
İsveç’in üyeliğinin görece daha hızlı ve sorunsuz bir şe-
kilde sonuçlandırılmasının en önemli nedeni, ülkenin 1992
yılında Avrupa Ekonomik Alanı’na katılmak üzere yapmış
olduğu müzakere ve çalışmaların üyelik için olumlu zemin
oluşturmasından kaynaklanıyordu. Söz konusu müzakereler,
zaten İsveç iç pazarını AB üyeliği için hazır hale getirdiği gibi
özellikle tarım ve bölgesel politika alanında yapılan düzen-
lemelerle İsveç’in resmi müzakere süreci hızlı bir şekilde so-
nuçlandırılabildi.
Ancak bilindiği üzere İsveç, Avrupa Ekonomik ve Pa-
rasal Birliği’ne üye değil. 1998, 2000 ve 2002 yıllarında ya-
pılan değerlendirmelerde İsveç, Avro Alanı’na katılmak için
standart olarak belirlenen 4 kriterden 3’ünü karşılıyor ol-
masına rağmen, kura dayalı istikrar politikalarına katıla-
madığı görüldü. Çünkü İsveç para birimi Avrupa Döviz Kuru
Mekanizması’na (
European Exchange Rate Mechanism, ERM
II
) dâhil değil ve bu durum, İsveç’in Avro Alanı’na katılama-
ması, yani avroya geçememesinin temel nedenlerinden bi-
ridir. İsveç’i Avro Alanı’na katılmaktan uzak tutan bir diğer
etken ise 2003 yılında yapılan referandumdur. Mart 2003
tarihinde ülkenin Avro Alanı’na katılmasına yönelik İsveç
Parlamentosu’nda yapılan tartışmalarda Parlamento, kararı
halkın vermesi yönünde görüş birliğine varmıştı. Bu çerçe-
vede 14 Eylül 2003 tarihinde yapılan referandumda ise hal-
kın yüzde 56’sı oylamaya“hayır”diyerek, ülkenin resmi para
birimi olan Kronu kullanmaya devam etme kararı aldı.
Her ne kadar İsveç, Avro Alanı’na katılım konusunda
isteksiz bir tutum sergiliyor olsa da, ülkenin Avrupa çapında
karar alma mekanizmalarında ağırlığı hissediliyor. 2001 ve
2009 yıllarında AB Dönem Başkanlığı yapan İsveç, özellikle
2009 yılındaki DönemBaşkanlığı süresince, ekonomik krizin
aşılması, işsizlik, küresel iklim değişikliği, demokrasi ve in-
san haklarının dünya çapında geliştirilmesi için sınırlar ötesi
iş birliği, uluslararası terörle mücadele, göçmen sorunu gibi
konuları gündemine almıştı. Genel olarak bakıldığında İs-
veç hükümeti ve İsveç halkı AB’ye yakın bir tutum sergiliyor
ve AB politikalarının ilerletilmesi konusunda istekli ve yapıcı
bir yol izliyor. İsveç halkının AB’ye bakışının, tarih içerisinde
değişime uğradığını da söylemek mümkün: 1970’li yıllarda
İsveç halkının sadece üçte biri AB taraftarıyken, 1990’lı yıl-
larda bu rakam yüzde 60’lara kadar çıkmış durumda
5
.
TÜRKİYE-İSVEÇ İLİŞKİLERİ
Türkiye ile İsveç arasındaki ilişkiler, karşılıklı iş birliği
çerçevesinde son derece olumlu bir şekilde ilerliyor. İki ülke
5
Eurobarometre Anketi – İsveç,
opinion/index_en.htm, Erişim
Tarihi: 17 Eylül 2012.
1...,43,44,45,46,47,48,49,50,51,52 54,55,56,57,58,59,60,61,62,63,...68