47
azaltılmasına katkı yapmayı çok önemsiyoruz. Ayrıca, sek-
töre yönelik kümelenme çalışmalarına katkıda bulunmayı
ve sektörümüzde faaliyet gösteren firmaların küresel pa-
zarlardaki rekabet gücünü artırmayı amaçlıyoruz. Firma-
ların kurumsallaşmalarına katkıda bulunmak, ihracat alt-
yapılarını güçlendirmek, var olan pazarlardaki varlıklarını
geliştirmek ve yeni dış pazarlara girmelerine olanak sağ-
lamak istiyoruz.
Ayrıca, uygun bir lokasyonda Ambalaj İhtisas Orga-
nize Sanayi Bölgesi kurmak da, Derneğimizin orta dönem
hedefleri arasındadır. Bunun da sektörün kümelenme ve
verimliliğini artırma noktasında çok önemli olduğu düşü-
nüyoruz. Konu ile ilgili çalışmalarımız devam etmektedir.
Ambalaj atıkları konusunda Dernek olarak bir çalış-
manız var mı?
Evsel atıkların bir kısmı, aslında endüstriyel anlam-
da değerlendirilebilir ürünlerdir. Bunlar arasında yer alan
ambalaj atıkları evlerde ayrıştırılırsa büyük kazançlar elde
edebiliriz. Ambalajlar geri dönüşebilir/geri kazanılabilir
malzemelerden üretilmektedir, kesinlikle çöp değildir. Oy-
saki kullanım sonrası oluşan ambalaj atıkları birçok sek-
törde ikincil hammadde olarak kullanılabilecek, maddi
değeri yüksek malzemelerdir.
Tüketici olarak çoğu zaman içtiğimiz bir meyve su-
yunun, yediğimiz bir gıdanın veya aldığımız yeni bilgisa-
yarımızın ambalajlarını evsel atıklarımızla birlikte aynı ku-
tuya atarız. Bizler ambalajın bu değerinin farkında olmaz-
sak, her gün ellerimizle ülkemizin ve dünyamızın doğal
kaynaklarını da yok etmiş oluruz. Günümüzde sınırlı sayı-
da olan düzenli depolama tesislerinin de evsel atıklarımız
ile hızla dolduğu düşünülürse, daha kalıcı bir çözüm arayı-
şı başlaması kaçınılmazdır. Ülke ekonomisine katkı ve do-
ğal kaynakların daha verimli kullanılması için tüm değer-
lenebilir atıklarda olduğu gibi ambalaj atıklarını da diğer
atıklardan ayrı olarak biriktirmeliyiz. Ambalaj atıklarına
çöp muamelesi yapmamalı ve onların yeniden hammad-
deye dönüştürülmeleri için gereğini yapmalıyız.
Biz de mümkün olduğunca tüm iletişim kanallarını
ve platformları kullanarak bu konuda bilgilendirme yap-
maya çalışıyoruz.
Dernek olarak çevreye duyarlı ambalaj konusunda
görüşünüz nedir?
Bugün ambalaj üretiminde mümkün olan en az
malzeme kullanımı konusunda çok detaylı çalışmalar ya-
pılıyor. Böylelikle mümkün olan minimum hammadde,
doğal kaynak ve enerji kullanımı ile sürdürülebilir üreti-
mi sağlıyoruz. Büyük bir üreticimiz yapmış olduğu açık-
lamada bugün de 10 yıl önce kullandığı hammadde ile
aynı miktar hammadde kullandığı halde çok daha fazla
üretim yapabildiğini ve bunun sonucunda da kaynakları-
nı verimli kullanarak karlılığını artırabildiğini beyan etti.
Yapılan ağırlık azaltma çalışmaları sonucunda 2002’de
215 gr olan cam şişe yüzde 17 oranında azalarak bugün
180 gr’a, 2002’de 22,5 gr. olan pet şişe yüzde 53 oranın-
da azalarak bugün 10,5 gr.’a düşmüştür. Alüminyum kutu
1985’de 18,6 gr. iken yüzde 32 oranında azalarak yerine
bugün 12,7 gr. olmuştur. Metal konserve kutusu, 1985’de
103,3 gr. iken yüzde 25 oranında azalarak bugün 77,5 gr
olmuştur.
Türkiye’de ambalajlanması gereken ancak bu yapıl-
mayan bir veya birden fazla ürün var mıdır? Varsa bunlar
nelerdir?
En başta ekmek, bakliyat ürünleri olmak üzere tü-
keticiye sunulan özellikle gıda ürünlerinin ambalajlanma-
sı gereklidir. Ayrıca pazarlarda satılan sebze ve meyvelerin
de tüm gıdalarda olduğu gibi gıda güvenliği-hijyen açı-
sından uygun olan ambalajlarla tüketiciye sunulması ge-
rekmektedir. Perakende ticarette ambalaj özellikle gıda ve
mümkün olduğunca günlük alınmaya çalışılan yaş sebze-
meyvede çok önemli bir sorumluluk üstlenmektedir. Bu
sorumluluk yalnız pazarlanmasını kolaylaştırmak değil
aynı zamanda da onları çürüyüp zarar görmeden tüketim
noktasına kadar ulaşmasını sağlamayı da içermektedir. Et
ve mandıra ürünlerinde de bu husus geçerlidir.
1...,37,38,39,40,41,42,43,44,45,46 48,49,50,51,52,53,54,55,56,57,...68