D O S Y A
18
19
65
Parlamentosu’nda yaptığı “Bizim Avrupamız” adlı konuşma-
da, Avrupa entegrasyonunun hızının ancak Avrupalılık hissi-
nin gelişmesiyle paralel ilerleyebileceğini vurgular ve özel-
likle ulusal egemenlik ve ulusal kimliklerin korunması gere-
ğine dikkat çekerken
3
; Tony Blair Polonya Borsası’nda yaptığı
konuşmada, AB’nin küresel planda daha etkili bir güç olma
gereğine dikkat çekerek, siyasi ve ekonomik olarak güçlü
bir AB’nin bir süper devlet değil bir süper güç olması çağ-
rısında bulundu
4
.
AB’nin geleceğiyle ilgili farklı pozisyonla-
rı ortaya koyan bu konuşmaların da gösterdiği gibi federal bir
Avrupa’ya doğru gitmek konusunda bir görüş birliği yok ve bu
durum 12 yıl sonrasında, bugün de çok farklı değil.
AB Konseyi tarafından oluşturulan ve İspanya eski
Başbakanı Felipe Gonzales’in başkanlığını yaptığı grubun
hazırladığı “Avrupa 2030 Raporu” da, 8 Mayıs 2010 tarihin-
de yayımlandı
5
. Raporda, AB’nin karşı karşıya olduğu mey-
dan okumalar ele alınıyor ve AB’nin kendisini reforme etme-
si gereken alanlar belirleniyordu. Ancak raporun kurumsal
konuları ele alması istenmediği için, raporda AB’nin içyapı-
sının reformuyla ilgili öneriler yer almamıştı. Bu gibi, AB’nin
geleceğine dair raporlar, 1970’li yıllardan başlayarak sıklık-
la gündeme geliyor. Çoğunlukla da saygın eski siyasetçilere,
AB’nin reformu ya da geleceğiyle ilgili öneriler sunma göre-
vi veriliyor. Ancak, çoğu oldukça ileri giden öneri ve raporla-
rın bütünüyle uygulanma şansı olmadı. Öte yandan, tüm bu
rapor ve açıklamalarda, genellikle AB’nin daha etkin bir ak-
tör olması ve demokratikleşmesi gibi konularda benzer gö-
rüşler savunuluyor. AB’nin kurumsal gelişimine baktığımız-
da ise, aslında bu tür önerilerin yavaş ve gecikmeli de olsa er
geç uygulamaya koyulduğu görülüyor.
Bugün ise, AB’nin kay-
bedecek zamanının olmadığı ve bir şeyler yapılacaksa, somut
adımların hemen atılması gerektiği ortadadır.
Federasyon konusundaki görüş ayrılıklarına rağmen,
günümüzde AB’nin ekonomik ve parasal birlik içindeki yö-
netişim ve Üye Devletlerin mali açıdan ulusüstü kurumlar-
ca denetiminden başlayarak daha federatif bir yapıya doğru
evrimleşmesi ihtiyacı açık bir şekilde gözlemlenebilir. Yaşa-
nan kriz, bunu daha da acil bir sorun haline getirmiş durum-
da. Günümüzde, Barroso ve diğerlerinin yapmış olduğu açık-
lamalar ve çağrılar da bu aciliyete vurgu yapıyor ve varoluş-
sal bir soruna dikkat çekiyor. Gelin, bu açıklama ve çağrılarda
üzerinde durulan noktaları birlikte değerlendirelim.
AVRUPA KOMİSYONU BAŞKANI BARROSO’NUN
“BİRLİĞİN DURUMU” ADLI YILLIK
KONUŞMASINDAKİ ÖNERİLERİ
Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso,
2012 yılı Birliğin durumu konuşmasını 12 Eylül 2012 tarihin-
de yaptı
6
. Her yıl olduğu gibi bu yıl da AP’de yaptığı konuş-
mada Barroso, Avrupa için yeni bir yön ve düşünce biçiminin
gereğini vurguladı ve küreselleşen dünyada krizi alt etme
ve egemenliği korumanın tek yolu olarak birlik içinde bir
Avrupa’nın önemine dikkat çekti.
“Küreselleşme, Avrupa’da
daha fazla Birlik gerektiriyor. Daha fazla birlik, daha fazla bü-
tünleşme gerektirir. Daha fazla bütünleşme, daha fazla de-
mokrasi gerektirir”
diyerek, Avrupa’ya belirleyici bir anlaş-
ma öneren Barroso, bu anlaşmanın, küreselleşen dünyada
Avrupa’nın değerlerini, özgürlüğünü ve zenginliğini gelece-
ğe yansıtmanın bir yolu olacağını ve Avrupa’nın reform yap-
ma, Birliğin bütünlüğünü koruma ve avronun geri dönüle-
mez olduğu yönündeki kararlılığını ortaya koyacağını vurgu-
ladı.
Barroso, konuşmasında, bu anlaşmanın siyasi bir birliğe
dayalı, derin ve gerçek bir ekonomik birliğin tamamlanmasını
gerektirdiğini de belirtti.
Krizle mücadele ederken, adalet ve
eşitliğe büyük önem verilmesinin şart olduğunu vurgulayan
Barroso, tümAvrupa yanlısı güçlere seslenerek, AB’nin 2014-
2020 çok yıllı mali çerçevesinin olması gerektiği gibi güçlü
bir temele oturtulması için destek vermeye çağırdı.
Barroso, konuşmasında, bu sonbaharda Komisyon’un
ekonomik ve parasal birliği derinleştirmeye yönelik planını
açıklayacağını da bildirdi. Bir mali birlik oluşturmanın öne-
minden söz eden Komisyon Başkanı, itibarlı birTopluluk mali
kapasitesiyle birlikte tam teçhizatlı bir ekonomik yönetişim
sistemi meydana getirmenin ve Üye Devletlerin ekonomi
politikaları için daha bağlayıcı bir çerçeve oluşturmanın ge-
rektiğini vurguladı.
Siyasi ve kurumsal plandaki görüşlerini ifade eden
Barroso, Avrupa’yı ilgilendiren konuların tartışıldığı ortak bir
kamusal alanın önemine de vurgu yaptı ve bunun için AP’nin
ve Avrupa siyasi parti gruplarının güçlendirilmesi ve AP ile
3
Avrupa Çalışmaları Araştırma ve
Dokümantasyon Merkezi İnternet
Sitesi,
-/
content/6a747c46-88db-47ec-bc8c-
55c8b161f4dc/en, ErişimTarihi:
24.09.2012.
4
Avrupa Çalışmaları Araştırma ve
Dokümantasyon Merkezi İnternet
Sitesi,
/-/
content/f8c765d9-ad33-4ce3-
bfbe-7dd6d01141d7/en, Erişim
Tarihi:24.09.2012.
5
Söz konusu raporunTürkçe çevirisi
İktisadi kalkınmaVakfı tarafından
yayımlanmıştır. Bkz.“Avrupa Projesi
2030: Zorluklar ve Fırsatlar”, İktisadi
KalkınmaVakfıYayınları,Yayın No: 240,
İstanbul, Şubat 2011.
6
AB Resmi İnternet Sitesi,
commission_2010-2014/president/
news/archives/2012/09/20120912_1_
en.htm, ErişimTarihi: 24.09.2012.