17
heyle bakıyor. Diğer yandan, AB’yi kuran Maastricht Antlaş-
ması sonrasında ortaya çıkan ve giderek artan “Avrupa şüp-
heciliği” akımı, gerek kamuoyu gerekse siyasi elitler düze-
yinde etkili oluyor ve AB projesi giderek daha çok sorgula-
nır hale geliyor.
AB giderek daha fazla politikaya müdahil oldukça ve
Üye Devlet vatandaşlarının tabi oldukları kurallar, çalışma
şartları, rekabet koşulları, kısaca yaşamlarını etkileyen karar-
lar giderek artan bir şekilde AB düzeyinde alındıkça, AB, siya-
setin hedefi ve ilgi alanı haline geldi.
Bu durumAB’nin giderek
daha fazla sorgulanmasına ve eleştirilmesine, zaman zaman
da bir günah keçisi olarak ulusal siyasetçiler tarafından kul-
lanılmasına yol açtı. Bunun yanı sıra, AB’de görülen demok-
rasi açığı, yani halka doğrudan hesap veren bir AB hüküme-
tinin olmayışı; demokratik temsil açısından önem taşıyan bir
AB kurumu olan AP’nin yetkilerinin kısıtlı olması; fiili olarak
yürütme işlevini yerine getiren Avrupa Komisyonu’nun doğ-
rudan seçimlerle iş başına gelmemesi giderek daha büyük
bir sorun haline geldi ve AB ile ilgili eleştirilerin odağında yer
aldı. Bu gelişmeler ise AB’de tedrici değil, daha kapsamlı bir
reform ihtiyacını daha belirgin hale getirdi.
AB’yi nihai hedefine taşıyacak reformların yapılmasıy-
la ilgili öneriler yeni değil. 2000’li yılların başında da AB’nin
geleceği tartışma konusu olmuş, 2001 yılında Laeken’de dü-
zenlenen Zirvede AB liderleri, reforma konu olacak başlıkları
belirlemişlerdi. AB’nin tarihinde bir dönüm noktasında olan
Laeken Deklarasyonu’nda, Birlik ve Üye Devletler arasında-
ki yetki paylaşımının daha net ve açık bir biçimde yapılma-
sı, AB’nin yasal araçlarının sadeleştirilmesi, daha demokra-
tik ve daha şeffaf ve etkili olması AB’nin reform sürecine şe-
kil verecek hedefler olarak belirlenmiş ve bu hedeflere yöne-
lik yeni bir antlaşmameydana getirmek için hükümetler ara-
sı konferansın toplanmasından önce Avrupa’nın geleceğine
dair bir konvansiyon oluşturulması kararı alınmıştı
1
.
Konvansiyon çalışmalarına başlamadan, AB’nin bel-
li başlı ülkelerinin liderleri ve siyasetçileri, çalışmalara ışık
tutacak şekilde görüşlerini kamuoyuna açıkladılar. Bunla-
rın arasında en çok ses getireni, dönemin Federal Alman-
ya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer’in 12 Mayıs 2000 tarihin-
de Berlin Humboldt Üniversitesi’nde yaptığı ve bir“ulus dev-
letler federasyonu”nun önünü açacak bir çerçeve antlaşma
imzalanması çağrısında bulunduğu konuşmadır
2
. “Konfe-
derasyondan Federasyona: Avrupa Bütünleşmesinin Sonu
Üzerine” başlıklı bu konuşma gündemi belirlemiş ve çe-
şitli tartışmalara neden olmuştu. Fischer’e bir cevap nite-
liğinde, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve İngilte-
re Başbakanı Tony Blair de kendi görüşlerini ortaya koydu-
lar: Jacques Chirac, 27 Haziran 2000 tarihinde Federal Alman
Jacques Chirac
Joschka Fischer
1
“Laeken Declaration on the
Future of the European Union”,
AB Resmi İnternet Sitesi, http://
european-convention.eu.int/
pdf/lknen.pdf, ErişimTarihi:
24.09.2012.
2
“Documents - Germany and
Europe: European Federation”,
German History in Documents
and Images İnternet Sitesi,
.
ghi-dc.org/sub_document.
cfm?document_id=3745, Erişim
Tarihi: 24.09.2012.
1...,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16 18,19,20,21,22,23,24,25,26,27,...68