Table of Contents Table of Contents
Previous Page  99 / 108 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 99 / 108 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

97

duğunu, aralarında okula giden ve

meslek edinenlerin olduğunu söy-

lemek mümkün. Diğer bir kısım ise

maalesef halen toplumun tamamen

dışında. İsveççeyi bırakın, İngilizce-

yi dahi doğru dürüst öğrenememiş

durumdalar. Öyle ki, Türkiye’ye dö-

neceklerini sıkça dile getirmekteler;

ancak, gerçekte dönmüyorlar. Bu in-

sanlarımız, adeta iki kültür arasın-

da sıkışmış haldeler. Ne tam olarak

İsveçli, ne de tam olarak Türkiyeliler.

Maalesef, bu insanların çok büyük

bir kısmının bu durumda olduğunu

belirtmem gerekiyor. Çocuklarının

okuması yönünde bir istekleri bulun-

muyor, onların Türkiye’de gitmesini

istediklerini belirtiyorlar; ancak bu

çocukların burada da okula gitmesi

gerekiyor. Buna rağmen, başarı hikŸ-

yeleri de elbette yok değil. Son 4 ila

5 yıldır, bazı insanlar adapte olama-

mış kesime örnek oldular. Türklerin

de bir yerlere gelebildiğini, meslek

edinebildiğini, iş yapabildiğini veya

milletvekili olabildiğini gösterdiler.

Bu başarı hikŸyeleri sayesinde, top-

luma uyum sağlayamayan kesim de

artık okumaya başladı, “Biz de oku-

yalım ve öğrenelim” diye düşünmeye

başladılar. Bunun oldukça olumlu bir

gidişat olduğunu düşünüyorum. Tüm

bunlara ek olarak, bildiğiniz üzere

İsveç’te bakanlık mertebesine yüksel-

miş Türkiye kökenliler de bulunuyor;

örneğin Enerji Bakanı İbrahimBaylan

ile Konut ve Şehircilik Bakanı Meh-

met Kaplan.

İ sve ç ’ i n , Türk iye ’ n i n AB

üyeliğine yönelik yaklaşımı

hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’nin katılımmüzakere-

leri çerçevesindeki çabalarını

nasıl yorumluyorsunuz?

İsveç’in devlet politikası, hangi hü-

kümetin iktidarda olduğu fark etmek-

sizin, Türkiye’nin AB üyeliğini destek-

lemekten yana oldu. Sosyal Demokrat

Parti olarak bizlerin de Türkiye’nin

AB üyeliğini her zaman desteklediği-

mizi hatırlatmak isterim. 2014 genel

seçimlerinde parlamentoya yeni gi-

ren bir parti hariç, tüm partiler Tür-

kiye’nin AB üyeliğine olumlu bakıyor.

Ancak, Türkiye’nin de bu alanda bazı

beklentileri karşılaması gerekiyor.

Şahsen, 2005 yılından beri Türkiye