İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
99
hangi bir yardımda bulunmuyorlar.
Türkiye ile AB arasında görüşülen ey-
lem planına gelince, konunun sadece
para ile ilgili olmadığının altını çizmek
isterim. İsveç Parlamentosu’nun İnsan
Hakları Komisyonu bu konuyu görüş-
mek üzere Ankara’da bir görüşme ta-
lep etmişti, ancak bu görüşme henüz
gerçekleşemedi. Bilindiği üzere, Tür-
kiye’de hlihazırda 2 milyonu aşkın
mülteci bulunuyor ve bu mülteciler
yardım bekliyor. Bunların çoğunun
Türkiye’de kalmak istemediğini ve
Avrupa’ya geçmek istediğini televiz-
yonda her gün görüyoruz ve bu geçiş
sürecinde maalesef büyük dramlar
yaşanıyor. Türkiye’ye daha fazla yar-
dım edilmesi gerektiği bir gerçek. Bazı
sorunların giderilmesi gerekiyor. Bu
bağlamda, Türkiye yalnız bırakılma-
malı ve bu çerçevede AB’nin yardım
etmesi elbette önemli. Kalıcı çözümün
sadece para yardımı ile sağlanacağını
düşünmüyorum. Kalıcı çözüme ancak
söz konusu mültecilerin bir yere yer-
leştirilmesiyle ulaşılacak.
A r a l ı k a y ı n d a P a r i s ’ t e
g e r ç ek l e ş e c ek BM İ k l im
Z i r v e s i ö n c e s i n d e ,
İsveç’in girişimlerini nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Bu alanda bazı ülkeler çok önemli
çabalar gösterirken diğerlerinin ise ko-
nuyumaalesef fazla dikkate almadığını
görüyoruz. Bu noktada, Türkiye’nin
hakikaten örnek bir ülke olduğunu
vurgulamak isterim. Çevreye ilişkin
çalışmaların sadece sözde değil, özde
olduğunu görebiliriz. İsveç’te bu alan-
da çok farklı girişimler var. Örneğin,
İsveç’in bazı bölgelerinde ağaç kesimi
yasak, evlerde geri dönüşüm için ayrı
bölmeleri olan çöp kutuları bulunu-
yor. Eğitim alanında ise çocuklara,
çevremizin ve havanın temizliği ko-
nusunda benzer uygulamaların öne-
mi anlatılıyor; yani yeşili korumaya
yönelik bir hareket bulunuyor. Bu du-
rum, ulaşım alanı için de geçerli, çevre
dostu birtakım araçların kullanımı
teşvik ediliyor. Bu duruma örnek ola-
rak, elektrikli arabalar son dönemde
ciddi anlamda geliştiriliyor.
■




