B R Ü K S E L ’ D E N B A K I N C A
88
19
65
Büyümedeki ilave artış genelde, ticaret serbestleşmesi
ile tetiklenen sermaye ve yatırım patlamasının yanı sıra,
fikirlerin dolaşımı ile tetiklenen inovasyon patlamasına da
bağlanıyor. Yine de şu soruyu sormamak mümkün değil:
“
Neden bazı ülkeler üyelikten daha fazla yararlanırken ba-
zıları daha az yararlanıyor?”
.
Ben bu sorunun cevabının
bizim için özellikle önemli olduğunu düşünüyorum. Üyelik
için yapılan hazırlıklar, yapısal reformlar, kurumsal kali-
te, finansal gelişmişlik düzeyi, ticari entegrasyon, siyasi
entegrasyon, global entegrasyon (yatırım, finansman,
bankacılık, enerji gibi alanlardaki ulusal ağlara nüfuz
etme düzeyi), o an gündemde ön sıralarda olan AB poli-
tikasının (Tek Para, Tek Pazar, Bölgesel Politika, her ne ise)
üye olacak ülkenin ihtiyaçları ile uyumlu olması, global
gelişmeler... Bunların hepsi ülkenin üyelikten yararlanma
seviyesini etkileyen faktörler. Keşke bu konuda ülkemizin
durumunu tespit etmemize yarayacak ciddi bilimsel çalış-
malar yapılsa... Üniversitelerimizde doktora tezi konusu
arayan öğrencilerimize duyurmuş olalım.
Aslında yazıyı sadece ekonomik konulara hasredip
burada durmam gerekiyordu ama siz bu satırları okurken
çalışmaya başlamış olacak yeni Avrupa Komisyonu ile
ilgili bir kaç söz etmekten kendimi alıkoyamadım. Daha
doğrusu birkaç önemli eksikliğine dikkat çekmekten. Bi-
rincisi, neden Komsiyon’da kadın ve erkek üye sayısı eşit
değil, hadi olmadı neden kadın üyelerin sayısı bir önceki
Komisyon’dan daha fazla değil anlayamadım. İkincisi de
şu: Halen 28 AB ülkesinde milyonlarca farklı etnik köken-
den, dinden insan yaşıyor. Acaba neden koca Komisyon’da
onları temsil edecek bir kişi bile yok? Bunlar, yarattığı tüm
umutlara rağmen benim gözümde yeni Komisyon’u temsil
açısından“eksikli”kılıyor.




