E K O L O J İ P E N C E R E S İ
82
19
65
2015 Anlaşması:
Ayrıca
AB’nin 2020 yılında yürürlü-
ğe girmesi beklenen yeni uluslararası iklim anlaşmasının
müzakerelerinde aktif rol üstlenmesi, AB’ye getirilen eleş-
tirilerin yumuşatılması açısından, 2030 hedeflerinin kabul
edilmesi önemli hale gelmişti.
AB ETS REFORMLARININ GELECE
øİ
Öte yandan, paketle beraber sunulan ve doğrudan AB
EmisyonTicaret Sistemi (AB ETS) ile ilgili olan“Pazar İstikrarı
Rezervi”(
Market Stability Reserve-MSR
) ile Komisyon, 2021
yılında faaliyete geçmesini öngördüğü bir çeşit karbon pi-
yasa istikrar mekanizması kurma hedefindedir.
Neden MSR?
Bilindiği gibi AB ETS, 2005 yılında faaliyet
göstermeye başlayan ve uygulama alanı bakımından dün-
yandaki en büyük emisyon ticaret uygulamasıdır. Sistem
dahilinde belirlenen tesisler için azami emisyon izinleri
verilir ve üyeler ülkeler için belirlenen izinler yıllık olarak
Avrupa Komisyonu tarafından belirlenir. Üye ülkeler de,
ülke içindeki tesislere ücretsiz emisyon salım hakkı (
allo-
wance
) verir. Sistemin temel ilkesini oluşturan kısımda, yıl
sonunda bu izinleri aşmayan tesisler, aşan tesislere arta-
kalan emisyon miktarlarını satabilmektedir. Fiyatlandırma
ise, o yılki arz-talebe göre değişebilmektedir.
Ancak 2008 yılı kriziyle beraber, AB ETS’de arzın art-
ması, karbon fiyatlarını aşağıya çekmişti. Başka bir ifadey-
le, karbon fiyatının düşmesiyle, işletme sahipleri kotalara
uymak yerine emisyonları arttırıcı seçeneklere doğru kay-
mıştı. Avrupa karbon piyasasındaki gittikçe artan emisyon
izinleri sorunu, mevcut süreçte MSR gibi reform çalışmala-
rını beraberinde getirmiştir.
Brüksel gündemindeki reformlar, AB ETS’nin daha
işlevsel hale getirilmesi ve karbon fiyatlarının istikrarlı sey-
rine tekrar kavuşması adına geliştirilen
“yapısal reformlar”
niteliğinde olacaktır.
Öte yandan önümüzdeki süreçte, toplamda yüzde 40
azaltım hedefine ulaşılabilmesi için, AB Emisyon Ticaret
Sistemi’nin (AB ETS) kapsadığı sektörlerin kendi emis-
yonlarını 2005 yılına kıyasla yüzde 43 oranında azaltması
gerekiyor. AB ETS dışındaki sektörlerin ise emisyonlarını
2005 yılı seviyesine oranla yüzde 30 azaltması gerekiyor.
Tüm bu çabalar, AB Üye Devletleri arasında eşit oranda
paylaştırılacak.




