79
9
European Commission,“A Free
Trade between the EU and Japan”,
Memo
, 17 Haziran 2013.
10
FranzWaldenberger,“EU-Japan
relations – past, present and
future”,
http://ffj.ehess.fr/index/article/303/eu-japan-relations-
past-present-and-future.html,
Erişim tarihi: 20 Ekim 2014.
koydu. Bu kapsamda, Japonya’nın bu engellerin kaldı-
rılmasına yönelik adım atmaması halinde ve özellikle
demiryolu ve kentsel ulaşım konularında hazırlanan yol
haritalarının müzakerelerin başladığı tarihi takiben bir yıl
içerisinde Japonya tarafından hayata geçirilemediği tak-
dirde, AB tarafından Avrupa Komisyonu’nun müzakereleri
askıya alabileceği yönünde uyarıda bulunuldu.
Japonya’nın geçen yıl içinde demiryolu sektörün-
de reform gerçekleştirmesi ve AB için stratejik önem
taşıyan bazı sektörlerde tarife dışı engeller kaldırması,
Avrupa Komisyonu tarafından olumlu karşılandı. Ancak,
Avrupa Komisyonu’nun Mayıs 2014’te Ticaret Politika
Komitesi’ne bu konuyla ilgili olarak sunduğu değerlen-
dirme raporunda, özellikle “
kei cars
” olarak bilinen küçük
arabaların tanıtımında alınan önlemler, demiryolu sek-
törü için uygulanan tedarik kuralları ve menşe kuralları
olarak bilinen coğrafi işaretler alanlarında, Japonya’nın
daha fazla ilerleme kaydetmesi gerektiği açıklandı. Bu
sıkıntılara rağmen, Avrupa Komisyonu ve AB üye ülkeleri
arasında yapılan yoğun görüşmeler sonucunda, Japonya
ile STA müzakerelerine devam edilmesi yönünde karar
alındı. Ancak bu kararla birlikte, demiryolu sektörüne
ilişkin kamu alımlarında Japonya’nın yeterince ilerleme
kaydetmediği konusunda şikâyetçi olan Fransa, İspanya,
İtalya ve Almanya, AB şirketlerinin Japonya’nın demiryolu
pazarına verimli ve eşit şekilde erişip erişemediğini daha
iyi değerlendirebilmek için en az iki yıllık izleme dönem-
lerinin oluşturulmasını talep ettiler.
Avrupalı yetkililerin değerlendirmelerinde, Japonya
ile STA müzakerelerinin devam etmesi yönünde karar
alınması, AB ve Japonya arasındaki ticari ilişkilerin can-
landırılması açısından büyük önem taşıyor. Nitekim yapı-
lan etki analizlerine göre, anlaşmanın yürürlüğe girme-
siyle birlikte, AB’nin Japonya’ya yaptığı ihracatın yüzde
32,7 oranında; Japonya’nın AB’ye ihracatının ise yüzde
23,5 oranında artacağı tahmin ediliyor. Ayrıca anlaşma-
nın yürürlüğe girmesi sonucunda, AB GSYİH’sinde yüzde
0,6 ile 0,8 arasında bir artış kaydedileceği ve 400 bine
yakın yeni istihdam imkânının yaratılacağı öngörülüyor
9
.
Tüm bunlar bir yana, STA müzakerelerinin tamam-
lanması ve anlaşmanın yürürlüğe girmesi AB ve Japonya
için stratejik önem taşıyor. Şöyle ki, AB ve Güney Kore
arasındaki STA’nın yürürlüğe girmesiyle beş yıllık bir süre
içinde kademeli olarak Kore ürünlerine uygulanan tarifle-
rin kaldırılacak olması, özellikle Japonya otomobil sektörü
temsilcilerinin, AB pazarında rekabet gücünü kaybetme
endişesiyle Japon Hükümetine AB ile benzer bir anlaşma
için müzakerelere başlanması doğrultusunda baskıda bu-
lunmasına neden oluyor
10
. Japonya örneğinin de gösterdi-
ği gibi, AB’nin Güney Kore ile kapsamlı bir STA imzalamış
olmasının, Asya bölgesindeki diğer ülkelerde bir domino
etkisi yarattığı anlaşılıyor. Diğer yandan, Japonya’nın da
AB gibi ikili ve bölgesel STA odaklı bir ticaret politikası
yürütmesi, Avrupalı yetkililerin dikkatini çekmiş durum-
da. Nitekim son on yıl içinde, Japonya; Singapur, Meksika,
Malezya, Şili, Tayland, Endonezya, Brunei, ASEAN, Filipin,
İsviçre, Vietnam, Hindistan ve son olarak Peru ile birer
STA imzalamış bulunuyor. Ayrıca Japonya’nın, bir yandan
aralarında ABD’nin de bulunduğu Trans Pasifik Ortaklığı
(
Trans Pacific Partnership
) müzakerelerinde de yer alması;
diğer yandan ise Çin ve Güney Kore ile üçlü STA imkânını
değerlendiriyor olması, AB açısından Japonya ile bir STA
imzalanmasına önem kazandırıyor. Ancak, bir yandan ABD
ile Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı müzakereleri
yürüten AB; diğer yandan Trans Pasifik Ortaklığı müzake-
releri yürüten Japonya için AB-Japonya STA’nın taraflar için
ne kadar büyük öncelik taşıdığı ise tartışma konusu.
AB ve Japonya arasında yürütülen Stratejik Ortaklık
Anlaşması ve STA müzakerelerinin tamamlanması kuş-
kusuz, AB-ABD-Japonya üçgenindeki AB-Japonya ayağını
güçlendirerek, tarafların uluslararası arenadaki ekonomik
ve siyasi güçlerinin artmasına önemli katkı sağlayacaktır.




