17
öneme sahip yasal düzenlemelerin, yargının tarafsızlığını
tehlikeye soktuğuna; bu bağlamda milletvekili dokunul-
mazlıklarına ilişkin yaşanan gelişmelerin de endişe verici
olduğuna, yolsuzlukla mücadele konusunda yeterince adım
atılmadığına dikkat çekiliyor. Eleştiriler yöneltiliyor. Bunlar
sizce haksız eleştiriler mi
?
Cevap:
Şu anda AB tarafından açılmayan 23’üncü ve
24’üncü fasıllar, tam da bu alandaki eksikliklerin gide-
rilmesine yönelik konuları içeriyor. Yani AB bu konularda
eleştiri yöneltiyor ama yol göstermiyor, eksiklerin gideril-
mesine ilişkin bu müzakere başlıklarını açmaktan imtina
ediyor. Hukuk sistemimizde, yargı sistemimizde ciddi
anlamda defolar olduğunu biliyoruz. Adil yargılama konu-
sunda eksiklikler var.
Türkiye, bu alanlarda çok sayıda reform gerçekleştir-
mişti; ama bir anda olağanüstü bir durumla karşılaştı. Hu-
kuk sistemimizi, yargı sistemimizi deformasyona uğratan
bir yapıyla karşılaştık ve bu yapıyla mücadele etmek için
bazı kararlar alındı. Olağanüstü bir durum oluştu ve ola-
ğanüstü adımlar atılması gerekti.
Elbette ki ne olursa olsun bu alanlarda reformlar, iyi-
leştirmeler yapmaktan vazgeçemeyiz. Ancak bu eksiklikler
AB tarafının da katkısıyla hızla aşılabilir.
Soru: Türkiye bloke edilmiş; yani AB tarafından açılma-
mış bazı başlıkları kapsayan konularda kendi kendine reform-
lar yaptı ve ABmüktesebatına uyumu sağladı. Yani blokaj, bazı
alanlarda Türkiye’yi ilerleme kaydetmekten alıkoyamadı. Öyle
ki bu başlıklar müzakerelere açılır açılmaz kapatılabilecek du-
rumda. Demek ki ilerleme sağlamak için blokajın kaldırılması
gerekmiyor. Neden tüm başlıklarda bunu yapamıyoruz?
Cevap:
Türkiye olarak bizim bazı konularda desteğe
ihtiyacımız oluyor. Tarihsel ve kültürel nedenlerle bazı
alanlarda reform yapmak için bir itici güce ihtiyaç duya-
biliyoruz. Buna rağmen biz çevremizdeki ülkelere nazaran
AB standartlarında bir topluma en yakın ülkeyiz. Bazen
ortak paydada buluşmakta zorlanabiliyoruz. Örneğin yeni
Anayasa çalışmaları uzun süredir Meclis’te devam ediyor
ama bir türlü uzlaşma sağlanıp da demokratikleşmemize,
ilerlememize çok katkı sağlayabilecek önemli bir adım
atılamıyor.
Soru: Yani bazı konularda bir çıpa gerekiyor.
Cevap:
Evet, bazı konularda hızlı ilerleme için, reform
için maalesef bir çıpaya ihtiyaç var Türkiye’de. AB yapıcı bir
yaklaşım benimserse bu görevi üstlenebilir.
Soru: Sizinle üç ay önce gerçekleştirdiğimiz röportajda
İtalya’nın dönem başkanlığından umutluydunuz. Bu süreci
değerlendirirken, içinde bulunduğumuz İtalya’nın dönem
başkanlığı sürecinde yeni fasılların müzakereye açılması
konusunda umudunuzu koruyor musunuz?
Cevap:
Tabii ki bu konudaki ümidimizi koruyoruz.
Biliyorsunuz yeni müzakere başlıkları genellikle, dönem
başkanlıklarının sonuna doğru açılıyor. Yani önümüzdeki
birkaç ay içinde, İtalya’nın dönem başkanlığının bitmesi-
ne yakın bazı başlıklarda müzakereler başlayabilir.
Soru: Hangi başlıkların açılması muhtemel?
Cevap:
Özellikle 19 no.lu başlığın açılmasını bekliyo-
ruz. Az önce konuştuğumuz 23 ve 24 no.lu başlıkların da
açılabileceğini düşünüyoruz. Buna ilaveten de 15 no.lu
başlığın açılması gerektiğine inanıyoruz. Enerji konusun-
daki bu başlığın da açılması için Türkiye ciddi adımlar attı.
Azerbaycan’dan Avrupa’ya Türkiye üzerinden doğalgaz
taşınmasını amaçlayan TANAP Projesi, Türkiye’nin Avru-
pa’nın enerji tedarikinde nasıl bir rol oynayabileceğinin
göstergesi. Bu projede ihale aşamasına geçildi. Boru
ihaleleri yapıldı. Yani proje hızla ilerliyor. Avrupa’nın gaz
tedarikinde önemli rol oynayan Ukrayna’nın içine girdi-
ği sıkıntıları da göz önünde bulundurursanız, Türkiye ile
müzakerelerde 15 no.lu başlığın açılması artık gerekli hale
gelmiştir diyebiliriz.
Bazı konularda hızlı ilerleme
için maalesef bir çıpaya ihtiyaç var.




