İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Aralık 2022

41 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ sınırları ile Batı Balkan ülkelerinin sınırları arasında konuşlandırılmış durumda. Avrupa Komisyonunun İçişlerinden Sorumlu Üyesi Ylva Johansson’a göre, eylem planı Frontex yetkililerinin iki Batı Balkan ülkesinin arasına da konuşlandırılmasına imkân sağlayacak. Komisyonun üzerinde önemle durduğu hususlardan biri de, Kosova dışında tümü AB ile vize serbestliğinden yararlanan Batı Balkan ülkelerinin, üçüncü ülkelere yönelik vize politikalarını AB vize rejimi ile uyumlu hâle getirmeleri. Bu noktada, eleştiriler 20’ye yakın üçüncü ülke ile vize muafiyeti anlaşması bulunan Sırbistan üzerinde yoğunlaşıyor. Ekim ayında, Avrupa Komisyonunun İçişlerinden Sorumlu Üyesi Johansson, Belgrad’ın vize politikasını AB ile uyumlu hâle getirmemesi durumunda, Birliğin Sırbistan vatandaşları için vize serbestliğini askıya alabileceğinin sinyallerini vermişti. AB’den gelen baskı üzerine yıl sonuna kadar AB vize politikasına uyum sağlama taahhüdünde bulunan Belgrad, Burundi ve Tunus ile imzaladığı vize muafiyeti anlaşmalarını askıya aldı. Kosova’da AB Üyelik Başvurusu Sinyali Tiran Zirvesi’nde, Temmuz 2018’denberi vatandaşları içinAB’den vize serbestliği elde etmeyi bekleyen potansiyel aday ülke statüsündeki Kosova’dan önemli bir açıklama geldi. Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, ülkesinin yıl sonuna kadar AB üyeliği için başvuruda bulunacağını açıkladı. 2008 yılında bağımsızlığını ilan eden Kosova, hâlihazırda AB ile ilişkilerini Nisan 2016’da yürürlüğe giren İstikrar ve Ortaklık Anlaşması temelinde yü - rütüyor. İspanya, Slovakya, Romanya, Yunanistan ve GKRY’nin, Kosova’nın bağımsızlığını tanımaması ise AB’nin ortak bir tutum belirlemesini zorlaş - tıran bir etken olarak varlığını sürdü - rüyor. 2030 yılında AB’ye katılmayı uman Priştine, beş AB üyesi tarafın - dan tanınmamanın ilk etapta bir en - gel teşkil etmeyeceği görüşünde. Bilindiği üzere, hem Kosova’nın hem de Sırbistan’ın AB ile bütünleş - me sürecinin akıbeti, AB arabulucu - luğunda yürütülen Belgrad-Priştine diyaloğu kapsamında, ilişkilerin sür - dürülebilir şekilde normalleştirilme - sine yönelik hukuken bağlayıcı bir anlaşmaya varılmasına bağlı. Diyalog kapsamında bugüne kadar varılan anlaşmaların uygulama sicili ise so - runlu seyrediyor. Geçen ay Kosova hükümetinin, Sırp makamları tara - fından verilen araç plakalarını top - latması, etnik Sırpların çoğunlukta yaşadığı Kosova’nın kuzeyinde tansi - yonun yükselmesine yol açmış; plaka gerilimi, AB’nin arabuluculuk çaba - larıyla çözüme kavuşturulabilmişti. Araç plakaları konusunun çözülme - sinin sağladığı ivmeyle, Tiran Zirvesi marjında olumlu bir gelişme yaşandı ve bir yıldan az sürede ilişkilerin nor - malleştirilmesine yönelik anlaşmaya varılabilmesi hedefiyle hazırlanan uzlaşı metni her iki tarafa sunuldu. Zirvenin Ardından Bosna- Hersek’e Adaylık Statüsü Ukrayna-Rusya savaşının şekillendirdiği yeni jeopolitik ortam, AB’yi bir dönem en başarılı dış politika aracı olan genişlemeyi yeniden keşfetmeye zorlarken, AB’nin Batı Balkanların üyelik perspektifine bağlılığına yönelik soru işaretlerine Tiran Zirvesi’nde kabul ettiği sonuç bildirgesiyle son noktayı koyduğu görülüyor. Tiran Zirvesi’nde, son yıllarda gerçekleşen zirvelere kıyasla genişlemenin geleceğine dair net ve iyimser mesajlar verildiği dikkat çekiyor. Öte yandan verilen bu olumlu mesajlar, her biri AB ile bütünleşme sürecinin farklı aşamalarında olan Batı Balkan ülkelerinin önünde uzun ve zorlu bir sürecin olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Tiran Zirvesi’nin ardından, dik - katler 15-16 Aralık tarihlerinde ger - çekleşecek AB Liderler Zirvesi’ne çevrilmiş durumda. 13 Aralık’ta, zir - veye hazırlık niteliğinde toplanan AB Genel İşler Konseyi, Komisyonun tavsiyesi doğrultusunda hareket ede - rek Bosna-Hersek’e aday ülke statüsü verilmesine yeşil ışık yaktı. Kararın, AB liderleri tarafından onaylandıktan sonra resmiyet kazanması bekleniyor. AB liderlerinin Bosna-Hersek’e aday ülke statüsü verilmesini onaylama - ları, genişlemede yakalanan yeni iv - meyi teyit eden güçlü bir sinyal teşkil edecek. Bu adım aynı zamanda, AB’nin haziran ayında Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’ın üyelik başvurularına ilişkin aldığı kararlarla genişlemenin odağının bu ülkelere kaydığı ve Batı Balkan ülkelerinin genişleme süre - cinde geri plana düştüğü yönündeki algıyı da düzeltmeyi amaçlıyor. Çoğu analistin sembolik bir adım olarak ni - telendirdiği bu kararın, ülkenin siyasi elitini de AB reform gündemi konu - sunda harekete geçmeye teşvik ede - ceği düşünülüyor. Aday ülke statüsünün, Bosna- Hersek’in hemen müzakerelere başlayacağı anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor. Ülkenin katılım müzakerelerine başlayabilmesi için Komisyonun 29 Mayıs 2019 tarihli görüşünde ( avis ) ortaya koyduğu; demokrasi, temel haklar, hukukun üstünlüğü ve kamu yönetimi reformu alanlarındaki 14 kilit öncelikte tatmin edici bir sicil oluşturması gerekecek. Bosna-Hersek’in aday ülke ilan edilmesinin ardından ise Kosova’nın, Tiran Zirvesi’nde duyurulduğu gibi önümüzdeki günlerde AB üyelik başvurusunda bulunması bekleniyor. Genişleme sürecinde yaşanan jeopolitik ivmenin hızlandırdığı tüm bu gelişmeler, 2022 yılının Batı Balkanların AB ile bütünleşme süreci açısından umut verici bir ortamda sona ereceğine işaret ediyor.

RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=