İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Aralık 2018
86 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ adımlar” ve “ilişkilere üyeliğin ötesinde/ dışında bir çerçeve çizilmesi” sütunları üzerine inşa ederken, Türkiye “AB tarafı- nın dar, tek taraflı ve çifte standartlı yak- laşımına” dikkat çekiyor ve “üyeliğe, ha- len üye olan birçok ülkeden daha hazır olduğu” ve “kapıyı bir türlü açmayanın AB tarafı olduğu” görüşleri ile karşılık veriyordu. Bu defa da benzer gelişmeler yaşanıyor ama ortam ve atmosfer farklı. Bir yandan dünyada tüm dengeler değişiyor; güç merkezleri, iş birliği mo- delleri, ittifaklar, ticaret yolları, enerji akış tabloları farklılaşıyor. Bu duruma uyum sağlamak üzere AB’nin önemli atı- lımlar yapması lazım ve bunu da ancak dışa açılarak (genişleyerek) gerçekleşti- rebilir ama bunu yapmaya iç dengeleri izin vermiyor. Çünkü düzen partileri de- diğimiz siyasi hareketler inişte, içe ka- panmayı savunan popülist, aşırı akımlar yükselişte. Gelecek yıl yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde düzen (sta- tüko) partilerinin ilk kez yüzde 50’nin altına düşme olasılığı hayli yüksek. İç- teki bu gerilim AB’nin doğru adımı atmasını engelliyor ve daha da kötüsü AB’ye cazibesini kaybettiriyor. Bu ara- da Türkiye açısından da bir çekim gücü olma özelliği zayıflıyor. Benzer bir iç dinamik de Türkiye’de yaşanıyor: AB’nin cazibesinin azalması, Türkiye’nin geleceği için başka alterna- tiflerin daha uygun olduğunu savunan siyasete güç veriyor. AB’yi bir “toplum- sal değişim projesi” olarak gören uzun vadede “AB gibi olmayı” tercih eden si- yasetin dayanakları azalıyor, zayıflıyor. BRÜKSEL’DEN BAKINCA Karşılıklı bağımlılığın giderek arttığı dünyamızda bir ülke tarafından alınan kararlar sadece o ülkenin topraklarını ve vatandaşlarını değil başka ülkelerin vatandaşlarını da etkilemektedir.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=