İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
59
kadar tasarruf sağlanacağının belirtil-
mesi dikkat çekiyor. Bu AB’deki her ha-
nenin enerji faturalarında yıllık 500 avro
tasarruf edebileceği anlamına geliyor.
Yenilenebilir Enerjide
Küresel Liderlik
Komisyonun Kış Paketi ile öncelik-
lerinden biri olarak tanımladığı yeni-
lenebilir enerjide küresel lider olmak
için Yenilenebilir Enerji Yönergesi’ni
gözden geçirmekle kalmıyor, elektrik
piyasalarının dizaynı ve yönetimiyle
ilgili çerçeveyi ortaya koyan bir düzen-
leme önerisi de getiriyor. Peki yenile-
nebilir enerjide küresel liderlik neden
önemli? Aslında küresel enerji piyasasında
önemli bir dönüşümgerçekleşiyor. Ulusla-
rarası Enerji Ajansı bir güç kaynağı olarak
ilk defa 2015 yılında yenilenebilir enerji-
nin kömürü geçtiğini açıkladı. AB’nin bu
alandaki yüzde 27 hedefi doğrultusunda
çalışmalarına devam etmesi halinde 2030
yılında elektriğinin yarısını yenilenebi-
lir kaynaklardan karşılayabilecek. 2050
yılında ise tamamen karbondan arınmış
elektrik üretimi mümkün olacak. AB’de
yenilenebilir enerjiye atfedilen önem
sadece 2030 yılına kadar emisyonları
yüzde 40 oranında azaltma hedefinden
değil ekonomik gerekçelerden de kay-
naklanıyor. Şöyle ki bugün Avrupa’da bir
milyondan fazla kişi yenilenebilir ener-
ji sektöründe istihdam ediliyor. Sadece
rüzgâr enerjisi sektöründe 2005 yılından
2013’e kadar istihdam 5 kat arttı.
Yenilenebilir enerji alanındaki bir
diğer gelişme de 2009-2015 döneminde
güneş enerjisi teknolojisinin yüzde 80,
rüzgâr enerjisi teknolojisinin ise yüzde
30-40 oranında ucuzlaması oldu. Bu
durum tüketicilerin kendi enerjilerini
üretmesini teşvik ediyor. Baştan itibaren
Komisyon, Enerji Birliği’nin odağında
tüketicinin olduğunu söylüyor. AB sınır-
ları içerisindeki tüm tüketiciler kendi
tüketimleri için elektriklerini üretme,
depolama, paylaşma ve piyasaya satma
hakkına sahipler. Nitekim Kış Paketi ile
tüketiciler için şu değişiklikler gelecek:
− Faturalandırma, tedarikçi değiştir-
me, taşınırken yeni bir kontrat yap-
ma gibi günlük işler dijital tüketici
bilgilerinin yönetiminin iyileştiril-
mesiyle daha kolay ve hızlı hale ge-
lecek;
− Sertifikalı çevrimiçi fiyat kıyaslama
araçları ile tüketiciler piyasadaki en
elverişli fiyat teklifleriyle ilgili güve-
nilir ve temiz bilgiye erişebilecekler;
− Tedarikçi değiştirme ücretlerine
getirilecek sınırlama ile tüketiciler
daha kolay tedarikçi değiştirebile-
cekler;
− Tüketiciler ya da tüketici toplulukları
kendi elektriklerini üretebilecek, de-
polayabilecek ve satabilecekler.
Avrupa Komisyonu’nun İklimEylemi
ve Enerjiden Sorumlu Üyesi Miguel Ari-
as Cañete “Tüm Avrupalılar için Temiz
Enerji Paketi” ile ilgili yaptığı açıklama-
da Avrupa’nın temiz enerji devriminin
kıyısında olduğunu söylemişti. Yaklaşık
bin sayfalık paket açıklandığında des-
tekleyenler kadar eleştirenler de oldu.
Bazıları bu kadar fazla düzenlemenin bir
arada açıklanmasının önemli hedeflere
odaklanmayı zorlaştıracağını söylerken,
bazı çevre örgütleri de özellikle enerji
verimliliği ve biyoyakıt konusundaki he-
defleri yetersiz buluyor. Özellikle ener-
ji verimliliğindeki yüzde 30 hedefinin
önümüzdeki dönemde AP’deki tartış-
malarda sıkça gündeme gelmesi öngö-
rülüyor. Elbette tüm AB düzenlemeleri
için geçerli olan Brexit meselesi burada
da kendini gösteriyor. Her ne kadar Bri-
tanya Hükümeti sözcüsü Britanya’nın
güvenilir, düşük maliyetli ve temiz enerji
sistemlerinin hayata geçirilmesi konu-
sunda kararlı olduğunu söylese de bu,
akıllardaki soruya yanıt teşkil etmiyor.
2019 yılına kadar, bu paket altındaki
düzenlemeler Britanya tarafından iç
hukukuna aktaracak mı? Öyle görünü-
yor ki Komisyon sahaya yeni bir meşin
yuvarlak bırakmış durumda, golleri ise
önümüzdeki dönemde izleyeceğiz.
■
Öncelik Enerji Verimliliğinde
Pakette enerji verimliliğini iyileştir-
mek için genel bir çerçeve ortaya koyu-
luyor, binaların enerji verimliliğini ve
ürünlerin enerji verimliliğini iyileştir-
mek ve tüketicileri bilgilendirmek, akıllı
binalar için akıllı finansman önerisiyle
enerji verimliliğinin finansmanı konu-
larında düzenlemeler ortaya koyuluyor.
Belki de tüm paketin en dikkat çekici
düzenlemelerinden biri, enerji verim-
liliğiyle ilgili olarak 2030 yılına kadar
yüzde 30 hedefinin benimsenmesi. Tüm
üye ülkelerin bağlayıcı olacak yüzde 30
hedefine ulaşılabilmesi için daha faz-
la çaba sarf etmeleri ve Entegre Ulusal
Enerji ve İklim Planlarını buna göre şe-
killendirmeleri gerekecek. Bu noktada
yüzde 30 enerji verimliliği hedefinin reel
ekonomiye ek 70milyar avro katkı getir-
mesi ve 400 bin yeni istihdam yaratması
bekleniyor. Veriler, enerji verimliliğine
yatırım yapmanın doğalgaz ve petrole
yapılan yatırıma kıyasla yüzde 2,5 ila 4
daha fazla istihdam yarattığını gösteri-
yor. Bu çerçevede AB’nin, büyüme ve is-
tihdam hedefleri doğrultusunda olumlu
bir adım attığı görülüyor.
Binalarda enerji verimliliği, Komis-
yonun bir taşla birden fazla kuş vurabi-
leceği alan olarak ortaya çıkıyor. Hâliha-
zırda Avrupa’daki enerjinin yüzde 40’ı
binalarda tüketiliyor. AB’deki mevcut
binaların üçte ikisi enerji performans
standartları henüz ortada yokken inşa
edilmiş durumda ve genel renovasyon
oranı yılda yüzde 1’de kalıyor. Dolayısıy-
la binaların enerji verimliliğinin artırıl-
ması sadece AB’nin karbondan arınma
hedeflerine ulaşmasına önemli bir katkı
sağlamakla kalmayacak, renovasyonlar
aracılığıyla inşaat sektöründe canlanma
ve istihdam yaratacak. Komisyon tah-
minlerine göre renovasyon pazarı 2030
yılına kadar sadece KOBİ’lere 80-120
milyar avro ek kazanç sağlayacak.
Paket kapsamında yer alan ekodi-
zayn ve enerji etiketlemesinde yapı-
lacak iyileştirmeler neticesinde 2020
yılında İtalya’nın yıllık enerji tüketimi




