İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
42
DOSYA
ilişkilerini geliştirmeye çalışmasının
daha yakın tarihli örnekleri de bulunu-
yor. Örneğin Ankara’nın Irak krizi ne-
deniyle ABD ile ciddi sorunlar yaşadığı
ve Kıbrıs’ın tam üye olarak kabul edil-
mesi nedeniyle AB ile ilişkilerinde yeni
gerginliklerin ortaya çıktığı 2003-2006
döneminde Türkiye-Rusya ilişkilerinin
de hızlı bir gelişme kaydettiğine dikkat
çekmek gerekir.
Ankara ve Moskova arasındaki
ilişkilerin yeniden güçlü bir ivme ka-
zandığı 2009-2010 döneminde ise
Türkiye’nin İsrail’le ilişkiler ve İran’ın
nükleer programı gibi konularda ABD
ile ters düştüğü ve AB üyelik müzake-
relerinde sorunlar yaşadığı görülüyor.
Türk dış politikasında eksen kayması
iddiaları özellikle bu ikinci dönemde
Eksen Kayması Tartışması
Son dönemde Türkiye-Rusya iliş-
kilerinde yaşanan gelişmelere rağ-
men bu durumun Ankara açısından
stratejik bir eksen kaymasına işaret
ettiğini söylemek için henüz erken.
Öncelikle Rusya’nın Türk dış politi-
kasında her zaman Batı’ya karşı bir
denge unsuru olarak kullanıldığının
unutulmaması gerekir. Kurtuluş Savaşı
döneminde Ankara ve Moskova ara-
sında tesis edilen yakın ilişkiler veya
Türkiye’nin 1960’larda ABD’nin Kıb-
rıs konusundaki tavrına tepki olarak
SSCB ile siyasi ve ekonomik bağlarını
güçlendirmeye çalışması bu açıdan
önemli örneklerdir.
Batı ile ilişkilerde sıkıntıların art-
tığı dönemlerde Türkiye’nin Rusya’yla
Rusya ve Çin ile
ekonomik ilişkilerde
Türkiye aleyhine
giderek artan bir dış
ticaret açığı sorunu
öne çıkıyor.




