İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
39
ra’yı oldukça rahatsız etti. 24 Kasım
2015’te ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin
Türkiye’nin hava sahasını ihlal etti-
ği gerekçesiyle bir Rus savaş uçağını
düşürmesi, Ankara ve Moskova ara-
sında yıllardır gelişmekte olan siya-
si, ekonomik ve toplumsal ilişkiler
üzerinde yıkıcı etkilere neden oldu.
Yaklaşık yedi ay süren bu kriz dönemi
boyunca iki ülke arasındaki ilişkiler
adeta donma noktasına gelirken, Pu-
tin yönetiminin bu olaya tepki olarak
uygulamaya koyduğu geniş kapsamlı
yaptırımlar ise Türkiye’yi ekonomik
olarak oldukça zor durumda bıraktı.
Yaptırımlar özellikle turizm, inşaat ve
yaş sebze-meyve sektörlerinde ciddi
zararlara neden oldu.
Rusya ayrıca Suriye’ye yerleştirdiği
S-400 hava savunma sistemi sayesinde
bu ülkenin hava sahasını Türk savaş
uçaklarına tamamen kapattı ve bu an-
lamda Türkiye’nin IŞİD’e karşı ABD
önderliğinde kurulan uluslararası koa-
lisyona aktif destek vermesinin önüne
geçti. Moskova bir yandan da Türki-
ye’nin PKK ile yakın ilişkisi nedeniyle
terör örgütü olarak değerlendirdiği
PYD ve bu örgütün askeri kanadı olan
YPG ile siyasi ve askeri ilişkilerini dik-
kat çekici bir biçimde güçlendirmeye
başladı. Uluslararası platformlarda
ise Türk hükümetinin Suriye’de IŞİD
ve diğer terör örgütlerine destek sağ-
ladığına dair iddialar ortaya atarak
Türkiye’yi Suriye krizinin çözümü için
yeniden başlayan diplomatik süreçten
dışlamaya çalıştı.
Tüm bu gelişmelere bağlı olarak
Ankara özellikle PKK ve IŞİD’in terör
eylemlerinin hız kazandığı bir dönem-
de bu iki örgüte karşı Suriye’de sınır
ötesi askeri önlemler alabilmek için
Moskova’yla bir an önce ilişkilerini
normalleştirme ihtiyacı duydu. Nite-
kim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rus-
ya devlet başkanı Putin’e 27 Haziran
2016’da gönderdiği ve yaşanan uçak
düşürme olayıyla ilgili üzüntülerini
dile getirdiği mektupla birlikte Türki-
ye-Rusya ilişkileri de yeniden düzel-
meye başladı.
9 Ağustos 2016’da St. Peters-
burg’da Putin ve Erdoğan arasında
yapılan görüşme sonrasında ise iki
ülke arasındaki normalleşme süre-
ci belirgin bir ivme kazandı. Nitekim
Türkiye bu görüşmeden iki hafta son-
ra Rusya’nın zımni onayıyla Suriye’de
IŞİD ve YPG hedeflerine karşı Fırat
Kalkanı adı verilen bir askeri harekât
başlatmış ve sahada Özgür Suriye Or-
dusu güçleriyle birlikte ilerleyerek
stratejik olarak oldukça önemli bir
kent olan El Bab’ı kuşatmayı başardı.
Ankara ve Moskova arasında ayrıca
Suriye’ye ilişkin olarak askeri diyalog
ve istihbarat paylaşımı da hız kazandı.
Putin’in 10 Ekim’de gerçekleşen Tür-
kiye ziyaretinde ise Karadeniz’in al-
leriyle beraber hareket ederek Suri-
ye’deki muhalif grupları desteklemeyi
seçerken, Rusya ve İran ise tüm güçle-
riyle Beşşar Esad rejiminin çöküşüne
engel olmaya çalıştılar. Her ne kadar
Türk ve Rus yetkililer bu dönemde
Suriye meselesine ilişkin ortaya çıkan
derin görüş ayrılıklarının gelişmekte
olan ikili ilişkilerin önüne geçmemesi
için azami çaba gösterseler de Rus-
ya’nın 30 Eylül 2015’te Esad rejimine
destek olmak amacıyla Suriye’de hava
harekâtlarına başlamasıyla bu çabalar
sonuçsuz kaldı.
Uçak Krizi ve Sonrası
Rusya’nın hava saldırılarının Su-
riye’de IŞİD’den ziyade Türkiye ve
Batı ülkeleri tarafından desteklenen
muhalif grupları hedef alması Anka-




