Table of Contents Table of Contents
Previous Page  33 / 76 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 33 / 76 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

31

gibi ülkeler üzerinde önemli bir baskı

oluştururken, milyonlarca mülteciye

ev sahipliği yapan Türkiye ile işbirli-

ğini AB açısından kaçınılmaz hale ge-

tirdi. Bu işbirliğinin Türkiye açısından

da kabul edilebilir olmasını sağlamak

için, ilişkilerin diğer alanlarında da

ilerleme sağlayacak adımlar atıldı.

Türkiye ile AB arasında düzenli zirve

toplantıları yapılması, Türkiye’nin AB

üyelik müzakerelerinde yeni fasılların

açılması, vize serbestliğinin Haziran

2016 itibarıyla başlatılması (Ekim

2016 olan hedef tarih hazirana çe-

kildi), Gümrük Birliği’nin güncellen-

mesi için müzakerelerin başlatılması,

enerji, politika, ekonomi alanlarında

üst düzey diyalog mekanizmaları gibi

girişimlerle ilişkilerin geliştirilme-

si ve yoğunlaştırılması hedeflendi.

Bunun yanında mülteci konusunda

işbirliğinin geliştirilmesi, Türkiye-AB

Geri Kabul Anlaşması’nın haziran

itibarıyla uygulanması, Türkiye’deki

Suriyeli mülteciler için AB’nin 3+3

milyar avro tahsis etmesi ve Türkiye

ile Yunanistan arasındaki Geri Kabul

Anlaşması kapsamında Türkiye’ye

iade edilecek her bir Suriyeli için Tür-

kiye’deki bir Suriyelinin AB ülkelerine

yerleştirilmesi kararı alındı. 18 Mart

AB-Türkiye Uzlaşısı’nın nisan ayında

uygulamaya koyulması ile Ege üze-

rindeki göçmen kaçakçılığına önemli

bir sekte vurulmuş oldu ve geçişlerin

sayısı Ocak-Şubat 2016’da 115.000

düzeyinden, haziran-temmuz döne-

minde 3.300 kişiye kadar düştü. Ege

adalarına geçmeye çalışırken boğu-

larak ölenlerin sayısı da yılın ilk üç

ayındaki 366 kişiden, mayıs-temmuz

döneminde 7 kişiye indi.

Türkiye’den Yunanistan’a geçişlerin

kontrol altına alınmasına karşın, uzla-

şının diğer unsurlarında beklenen ivme

sağlanamadı. Türkiye’de kamuoyunun

da heyecanla beklediği vize serbestliği,

nisan ayında yapılan reformlara karşın,

72 kriterden 7’sinin karşılanmaması

nedeniyle henüz gerçekleşemedi. Özel-

likle Terörle Mücadele Kanunu’nun

AB standartları uyarınca revize edil-

mesi ve terör tanımının daraltılması

hususunda Türkiye direnç gösterdi

ve terör tehlikesinin artış eğiliminde

olduğu bir dönemde, terör tanımının

revize edilmesinin söz konusu olma-

dığı belirtildi. Bu konuda en azından

2017’de olumlu bir sonuç alınmasına

yönelik görüşmeler iki tarafın yetkili

makamları arasında devam ediyor. Vize

serbestliğinden olumlu sonuç alınması,

ilişkilerin genel durumu ve karşılıklı

güven ve diyaloğun tesisi açısından da

önemli bir rol oynayacak.

Müzakere Süreci ve

AB Kriterleri

Mülteci konusundaki işbirliği sü-

recinin canlandırdığı Türkiye-AB mü-

zakerelerinde, Aralık 2015 ve Haziran

2016’da iki yeni fasıl –ekonomik ve

parasal politika ve mali ve bütçesel

hükümler- açıldı. Ancak siyasi blokajlar

devam etti ve Kıbrıs konusunda çözüm

sağlanamaması bloke edilen fasılların

açılamamasına ve hiçbir faslın geçici

olarak kapatılamamasına yol açtı. Yani

müzakere sürecinde tıkanıklık aşıla-

madı. Türkiye’de özellikle 15 Temmuz

darbe girişimi sonrasında terörle mü-

cadelenin öncelik haline gelmesi, hak

ve özgürlükler alanında gerilemeye yol

açtı ve AB ile müzakerelerin devamı ko-

nusunda soru işaretlerinin doğmasına

sebep oldu. Avusturya Dışişleri Bakanı

Sebastian Kurz daha ağustos ayında

müzakerelerin askıya alınması öneri-

sini seslendirmeye başlamıştı. Siyasi

ortamdaki belirsizlik ve güvenlik orta-

mının kötüleşmesi de Türkiye’nin AB

sürecine sekte vuran gelişmeler oldu.

Türkiye’de 15 Temmuz darbe giri-

şimi ile karşı karşıya kalan hükümete,

AB’nin yeterli desteği göstermemesi,

hükümet çevrelerinde AB’nin imajı,

Türkiye açısından anlamı ve değeri

hususunda soru işaretlerine neden

oldu. Darbe girişimi sonrasında ola-

ğanüstü hal ilan edilmesi ve kamu

görevlerinden yüz binlerce kişinin

uzaklaştırılması, tutuklamalar, medya

kuruluşlarının kapatılması, şirketlere

ve belediyelere kayyum atanması gibi

önlemlere AB’nin temkinli yaklaşma-

sı, Türkiye’de hukukun üstünlüğü ve

özgürlükler alanındaki geriye gidişin

eleştirilmesi, Türkiye-AB ilişkilerinde

zor bir dönemi beraberinde getirdi.

Türkiye’nin karşı karşıya olduğu zor-

luklar, AB tarafından yeterince anlaşı-

lamadı ve hükümetçe alınan önlemler

yeterli desteği bulamadı.

9 Kasım 2016’da yayımlanan Tür-

kiye İlerleme Raporu, Türkiye’de hu-

kukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü,