İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
29
turdu. Uluslararası kurumların gerile-
yişi ve büyük güçlerin uzlaşamaması
Suriye savaşında şiddet ve insani traje-
dinin boyutlarını her geçen gün artırdı.
Savaş, çevre ülkeleri ve Avrupa’yı da
özellikle mülteci sorunu ve terör ihracı
üzerinden etkiledi.
IŞİD’in Suriye ve Irak’ta yayılması,
ABD, AB ve Türkiye’nin Özgür Suriye
Ordusu’nu desteklemeleri ve bunun
karşısında Rusya, Çin ve İran’ın destek-
lediği Beşar Esad yönetimi arasındaki
karşıtlık, Suriye’de savaşın gidişatı-
nı da belirledi. Yılın sonunda ise Esad
güçlerinin Halep’in kontrolünü büyük
ölçüde ele geçirdiğini gördük. Bunun
yanında, Türkiye’nin YPG’ye verilen
destek konusundaki rahatsızlığı, Rusya
ile arasındaki yakınlaşma ve El Bab’da
kazanılan mevzi Türkiye’nin Suriye
stratejisinde radikal bir değişime ze-
min hazırladı. Obama döneminin bit-
mekte olduğu bugünlerde Türkiye’nin
genelde Batı ve özelde ABD ile ilişkile-
rinde gerginlik giderek daha fazla his-
sedilir hale gelirken, Trump yönetimi-
nin izleyeceği politikalar ve Türkiye’ye
yaklaşımı merak konusu oldu. Her şart
altında, Türkiye’nin dış politikasının
denge siyaseti üzerinde geliştiği ve si-
yasi, askeri ve ekonomik anlamda Batı
ile ilişkilerin konjonktürel değişimlerin
ötesinde temel bir stratejik tercih oldu-
ğu gerçeği geçerliğini koruyor.
Türkiye’nin Güneydoğu sınırlarını
çevreleyen bölgedeki çatışma ve istik-
rarsızlığın doğurduğu büyük ölçekli
göç akınları 2016’da devam ederken,
AB ile en yakın işbirliği alanlarından
birini oluşturdu. Suriye’de 2011’den
beri devam eden savaş, yaklaşık 11mil-
yon Suriyelinin evlerini terk etmesine
neden oldu. Bunların 5 milyona yakını
Türkiye başta olmak üzere, Lübnan, Ür-
dün, Mısır ve Irak gibi komşu ülkelere
sığınırken, 7milyona yakını Suriye için-
de yer değiştirdi. 1 milyon Suriyeli, AB
ülkelerine sığınmacı olarak ulaşırken,
300.000 başvuru ile Almanya ve 100
bin başvuru ile İsveç en fazla mülteci
kabul eden AB üyeleri oldu.
Mülteci Konusunda İşbirliği ve
Vize Serbestliği Süreci
Suriye’deki savaşın devam etmesi
radikal örgütlerin büyümesi için de
uygun bir ortam oluşturdu ve IŞİD gibi




