İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
96
BRÜKSEL’DEN BAKINCA
tarafından, insanlar için çalışmak üzere
oluşturulmuş, içinde de insanlar çalışıyor
ama Tüzel Dünya’da yazılanları okursa-
nız içinde insana dair neredeyse hiç bir
şey bulamıyorsunuz. Sadece Türkiye’de
değil, AB’de böyle. Bu da konuyu sizlerle
paylaşmak istediğim ilk yeni yıl kararı-
ma getiriyor: Gelecek yıl, uzmanlık ko-
numuzda edindiğim bilgileri daha açık,
günlük hayatın canlı örneklerini daha
fazla kullanarak, içine daha fazla insan
katarak, insan konuşmasının ritmine
uydurarak aktarmaya gayret edeceğim.
Dergimizde yazan tüm arkadaşlarımıza
da aynısını yapmalarını tavsiye edece-
ğim. Yeni yılın, ülkemize ve tüm insanlığa
sorunların daha az, iyiliklerin daha fazla
olduğu günler getirmesi dileğiyle.
■
yorum diye çıktığınız yolda kendinizi
kurum “gibi”” yazıyor durumunda bula-
biliyorsunuz; kurumun sadece amaçları-
nı ve çizgisini değil, kendine has dilini de
benimsemiş olduğunuzu görüyorsunuz.
Bu dil de sokaktaki adama yabancı ge-
lebiliyor.
Ben bu açıdan şanslı bir insanım.
Kişisel görüş ve inançlarım ile örtüşen
bir kurumda çalışıyorum. Düşüncele-
rimi dile getirmemin önünde kendime
uyguladığım kısıtlamaların dışında bir
engelle karşılaşmıyorum. Yine de sahip
olduğumuz bilgiyi okuyanlarımıza aktar-
ma alanında daha iyisini yapabiliriz diye
düşünüyorum.
İzninizle ben bu kurumlar dünyası-
na “Tüzel Dünya” diyeyim (Sanal Dün-
ya’dan özendim). Tüzel Dünya, insanlar
Türkiye’nin AB’ye katılım
müzakerelerinin ilerlemesinin
somut göstergesi fasılların
açılması (ve daha da önemlisi
kapanabilmesi). Eğer Kıbrıs’ta
bir çözüme ulaşılmazsa bu
alanda gerçek adımlar atılması
mümkün değil.




